BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu adamın köyde işi ne?

Bu adamın köyde işi ne?

"O gece, köyden bir delikanlı ile jandarmaya haber gönderdik. Aradan üç saat mi dört saat mi ne geçti. Bir de baktık, köyün yamacında iki jandarma geliyor? Koşmaktan kan-ter içinde kalmışlar..."



Kars'ta bir köyde geçen hatıraya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kimsenin olmadığı bir öğle vaktinde köyde bir eve gelen şüpheli yabancıyı evin gelini bir bahane ile odalardan birine alıp, kapıyı da üzerinden kilitlemiştir... "Meçhul adamı misafir odasında hapsedip kendimi dışarı attım ama kadın başıma ne yapacağıma nereye gideceğime karar veremiyordum. Adam içerde feryad edip kapıya güm güm vuruyor, açmam için zorlayıp duruyordu. Cevap vermeden bir müddet bekledim kapı önünde. Bu arada unutmadan söyleyeyim evin penceresi oldukça yüksek. Yani tavana yakın kısımda. Köyümüzdeki evler hep öyle olmasa da odamızın penceresi böyleydi. Adamın içerden çıkamayacağına iyice kanaat getirdikten sonra, muhtara gitmeyi düşündüm. Muhtar köyde olmalıydı. Koşa koşa vardım kapısına. Beni heyecanlı görünce o da heyecanlandı: -Ne var gelin ne bu telaşın? Yaşadıklarımı bir bir anlattım. Muhtar, önce düşünemeden kendini sokağa attı. Durumu birkaç köylüye de haber verdi. Köylüler bir araya gelince bizim eve yürüdük. Fakat onlar içerideki adamın kuvvetini, boyunu posunu bilmiyorlar. Eğer adamın dışarı çıkmasına müsaade etsek, hepimizi çil yavrusu gibi dağıtıp kaçar gider. Ben böyle düşünürken içerdeki adamın feryadına acıyan köylüler bana dediler ki: -Gelin, bu adamı salıverelim gitsin. Belki garibin tekidir. Adam bu konuşmaları duyunca, içerden garip olduğuna dair binbir türlü yemin ediyordu. Fakat ben inanır mıyım? Gelinliğimi bırakıp seslendim: -Hayır muhtar emmi hayır! Bu adam cacus gibi birisi. Asla kapıyı açmanıza izin veremem! Ben size, bu adama değil bana yardım edesiniz diye haber verdim. Eğer başka bir diyeceğiniz yoksa, gidebilirsiniz. Düşüncemde kararlı olduğuma inanan muhtar ve köylüler, "Sen bilirsin!" deyip gittiler. Vakit ikindiye yakındı. Bizimkiler tarladan kimbilir ne zaman geleceklerdi? Ya adam kaba kuvvetle kurtulmayı başarırsa ne yapardım? Bu korkudan evin önünde de duramıyordum. Velhasıl, akşamı nasıl ettiğimi bir ben bilirim bir de Allah. Akşam ezanları okunurken, bizimkiler uzaktan göründü. Hemen koştum onlara. Hem ağlıyor hem anlatıyordum yaşadıklarımı. Beyim önce şoke oldu ama tez toparladı kendini. Bu defa muhtara onlar haber verdiler. Muhtar ve köylüler hâlâ "Bırakalım gitsin" diyorlardı. Beyimi kenara çekip fısıldadım kulağına: -Sakın muhtara kanıp da adamı bırakayım deme! Bu adam eğer casus falan olmasaydı içerde kaldığı için bu kadar inleyip sızlamazdı. Beyim sözüm üzerine muhtara döndü: -Hayır muhtar emmi. Bu ev benim evimse içerdeki adamı salmam! Siz yardım etmezseniz, ben gidip jandarmaya haber vereceğim. O gece, köyden bir delikanlı ile jandarmaya haber gönderdik. Aradan üç saat mi dört saat mi ne geçti. Bir de baktık, köyün yamacında iki jandarma geliyor? Koşmaktan kan-ter içinde kalmışlar. Ardında bir manga jandarma daha var. Onlar da aynı derecede nefes nefese. Eve ilk ulaşan iki jandarma heyecanla sordu: -Hani nerde o cacus? Kapıyı gösterdik. Adam içerde inliyordu ama eskisi gibi kuvvetli değil . Jandarmalar diğerlerinin gelmesini beklediler. Meğer içerdeki adamın kuvvetini onlar da biliyorlarmış. Derken az sonra bir manga asker daha geldi. Evin çevresini kuşattılar. Silahlarını kapıya doğrultup seslendiler içeriye "Dışarıda bir manga silahlı asker var! Sakın kaçmaya kalkışma, vurulursun!" Bunun üzerine adamı iki jandarma çıkartıp ellerini kelepçelediler. Alıp götürdüler." Tahmin ettiğiniz gibi o adam casusmuş. Jandarmaların elinden kaçmış. Hatta devrin başbakanı, ninemi tebrik etmek üzere Ankara'ya çağırmış ama dedem gerek görmeyip göndermemiş. Ninem her zaman anlatırdı. Bu adamın orada ne işi vardı? Hangi kirli emeller için o topraklarda dolaşıyordu?!.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT