BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Deli

Deli

Böyle giderse çok kimse, "Allah'ım aklım sana emanet" demek zorunda kalabilir. "Deli olmak hiçten değil." Deli laflarının bu kadar öne çıktığı ne vakit olmuştur acaba? Deliliğin böylesine öne çıktığı zamanlar, tekin değil.



Böyle giderse çok kimse, "Allah'ım aklım sana emanet" demek zorunda kalabilir. "Deli olmak hiçten değil." Deli laflarının bu kadar öne çıktığı ne vakit olmuştur acaba? Deliliğin böylesine öne çıktığı zamanlar, tekin değil. "Gel de delirme" bir deyim, "deli olma" da öyle. "Deli olma" "hayır!" demenin hoş bir şekli. "Deli, hadi sen de!" büyük annelerin torunlarına tatlı çıkışlarıdır. "Deli deli tepeli kulakları küpeli" ise küçüklerin bir haşarı tekerlemesi. Delidumrul, delikanlı, deliyürek, deli göz mevzuyla alakalı sıfatlar. "Sen adamı deli edersin!" Azarlama şeklidir. Aynı hitapla sitem de edilir. Kişi, maksadının delisi olmadan velisi olamaz" sözüyse altın bir nasihat. Karikatürcülerin bir deli tiplemesi vardır. Kafasında huni, boynunda saat olan hırpani kılıklı bir adam. Onlar öyle görsünler. Bakırköy Akıl Hastanesi'nin önündeyse Rodin'in 'Düşünen Adam' heykeli var. Muhakkak olan şu ki deli denilen düşünmüş bir insandır. Düşünmüş fakat duracağı yeri bilmeyerek sınırı aşmış yolcu. O meçhulün ve esrarlının cambazıdır. Elindeki şifrelerle kapıları zorlayan bir kader aykırısı. Deli Dumrul, gerçekten deli miydi yoksa hikmet sahibi biri mi? Eğer bizim bildiğimiz akıllılardan olsaydı "geçenden bir akça, geçmeyenden iki akça" muammasını ortaya atmaz, bu tekerleme de tebessümlerle birlikte asırlar boyu söylenmezdi. Türkiye'de iki tane akıl hastanesi var. Biri İstanbul'da biri Elazığ'da. Eskiden "tımarhane" denirmiş...ancak; kelimeyi biz kötü biliyoruz. Aslı "timarhane". Bugünkü gibi aynı mânâya geliyor, hastayı iyileştirmeye dönük faaliyetin adı. "Artık deli doktoru" kabalığı da terk edildi. "Ruh ve sinir hastalıkları mütehassısı". Hastanelerde nice akıllılar, dışarda da nice deliler vardır kim bilir. Bir gün Bakırköy Akıl Hastanesi boşalmış. Başhekimi de Dr. Mazhar Osman merhum. Herkes telaşta iken o kurnazca bir yolla hastalarını toplamış. Çıkmış sokağa başlamış tren sesi çıkartıp ahenkli adımlarla koşmaya. Biraz sonra ardına biri takılmış. Sonra bir diğeri, sonra bir diğeri.. Derken kuyruk uzamış. Göz kararı ile kaçakları topladığını anlayınca lokomotif, acı çığlıklar çıkartarak bahçe kapısından içeri dalmış birbirine tutunmuş vagonlar da onu takip etmişler. Son vagonun girmesi ile kapılar kapatılmış. "Sayın" demiş Mazhar Osman. Bir bakmışlar ki hasta mevcudundan fazla gelen var... Akıl, nimetlerin en üstünü. Ona sahip olmayan her bakımdan mazur ve hiçbir sebeple mükellef değil. Akıl hastaları, sadece hastane bahçesinde dolaşırken en aklı başında laflarla konuşurken, birden kendini Napolyon olarak takdim edip ardından bir sigara isteyenler değil. Niceleri aramızda. Hele şu ortamda onların gerçek halleri ile ortaya çıkma ihtimali çok yüksek. Bu sebeple, her zamandan ziyade bugün kavga-dövüşten uzak durmak gerekir. Sinirler gerilmiş yay gibi. Nerden çıktı bu deli literatürü... Bir numaralı madde deli dana... İngiltere, Türkiye'ye deli dana mikrobu bulaşmış kan yollamış. Fransa, Ermeni iyiliğini yaparken O, boş duracak değildi. Şaşmaya da gerek yok. Bizde hiç olmazsa sadece insanlar "deli" oluyor. Onlarda danalar, inekler, öküzler bile atlatmakta. Eski asırlarda Avrupalılar, içlerinden kötü ruhlar çıksın diye akıl hastalarını diri diri yakarken atalarımız, onları, bimarhanelerde, timarhanelerde eski sıhhatlerine kavuşturmak için sabırla çalışıyorlardı. Bütün mesele sabırda. Sabır, aklın frenidir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT