İran ile P5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşma, İran ekonomisini kalkındırırken, bölgedeki güç dengelerinde köklü değişimlere yol açabilir.
ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya ve Çin'i kapsayan P5+1 ülkeleri ile İran arasında yaklaşık 2 yıldır süren nükleer müzakerelerin anlaşmayla sonuçlanması, tüm dünyada büyük yankı uyandırdı.
İsrail ve Suudi Arabistan hariç birçok ülke, tarihi anlaşmayı memnuniyetle karşılarken, bu önemli gelişmenin, İran ekonomisi ile bölgedeki güç dengelerini nasıl etkileyeceği merak konusu haline geldi.
AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Atlantik Konseyi Kıdemli Uzmanı ve Georgetown Üniversitesi Öğretim Üyesi Jean Seznec, İran'ın küresel arenaya yeniden girmesini sağlayacak anlaşmanın, bölge ülkeleri arasındaki hassas ilişkileri yeniden şekillendirebileceğine işaret etti.
- "Yeni bir döneme girilecek"
İran'ın batıyla ilişkilerinin yanı sıra Arap ülkeleri ve Rusya'yla olan münasebetlerinde de yeni bir döneme girileceğini belirten Seznec, "Arap ülkeleri, İran dünyaya yeniden açılırken, geride kalmak istemeyecekler ve İran'ı bir şeytan olarak görmeyi bırakıp, onunla müzakere etmek zorunda kalacaklar" dedi.
Seznec, bu dönemde, özellikle Suudi Arabistan'ın önemli rol oynayacağını vurgularken, bölgedeki iki önemli ülkenin, yıllardır süren anlaşmazlıkları bir kenara bırakarak, başta DEAŞ olmak üzere, Yemen, Suriye ve Irak'taki çeşitli sorunları çözmek için iş birliği yapabileceklerini savundu.
- "Bölge ekonomisi için büyük artı"
Suudi Arabistan ve İran'ın ekonomik ilişkilerinin de güçlenebileceği öngörüsünde bulunan Seznec, şunları kaydetti:
"İran'ın ekonomisini düzeltmek için doğalgaz ve petrolünü satması lazım, ancak bunun için sermayeye ihtiyacı var. Ayrıca, kimyasal ürünlerin üretimini de geliştirmeleri ve yaygınlaştırmaları gerekiyor. Suudiler, İran'a bu konularda yardımcı olabilir. Yani, iş birliğiyle elde edilebilecek çok başarı var ve bunların hızla gerçekleşebileceğini düşünüyorum. Anlaşma, bölgenin atmosferini hızla değiştirerek, düşen petrol fiyatlarına rağmen kalkınmasını sağlayabilir."
Seznec, bununla birlikte İran'ın küresel piyasalara açılmasının da bölge için büyük bir artı olduğunu ve ülkeye köprü konumundaki Türkiye ile Dubai'ye kayda değer katkı sağlayacağını dile getirdi.
- "Rusya'nın etkisi zayıflayacak"
Diğer taraftan, Rusya ve İran arasındaki ekonomik bağların anlaşmayla birlikte zayıflayacağını savunan Seznec, "Rusya, İran pazarındaki payını korumaya çalışacak. Bu konuda, şimdiye kadar önemli ölçüde başarı sağlamalarının nedeni, İran'ın başka kimseyle iş yapamamasıydı. Şimdi, Çin, İran pazarını kazanmak için olağanüstü çaba sarf edecek ve İranlılar buna sıcak bakıyor" diye konuştu.
Jean Seznec, aynı zamanda Rusya'nın özellikle enerji alanındaki payını teknolojik açıdan üstünlükleri nedeniyle batılı şirketlere kaptıracağını belirtirken, "Rusya enerji alanında batılı ülkelerle yarışamaz. Bu, Rusya'nın İran'daki gücünün kayda değer derecede azalacağı anlamına geliyor" değerlendirmesini yaptı.
- "İran ekonomisine milyonlarca dolar girecek"
Anlaşmanın kısa dönemli ekonomik etkilerinin ticari yaptırımların hafifletilmesiyle görülmeye başlanacağını ifade eden Seznec, "İlk olarak İran'ın dondurulmuş döviz rezervlerinin serbest bırakılacağını ve ülkeden petrol satın alan, fakat parasını yaptırımlar nedeniyle transfer edemeyen şirketlerin, ödemelerini yapabileceğini düşünüyorum. Anlaşma, İran ekonomisine kısa vadede milyonlarca doların girmesini sağlayacak" dedi.
İran'ın büyük oranda petrol ve doğalgaz satışından kazandığı, ancak erişemediği döviz rezervlerinin yaklaşık 100 milyar dolara yakın olduğu belirtiliyor.
Seznec, bu gelişmenin yıl sonundan önce gerçekleşeceği tahmininde bulunurken, uluslararası para transferlerinin serbest bırakılmasının birçok İranlının hayatını kolaylaştıracağını dile getirdi.
- "Petrol fiyatlarını fazla etkilemez"
İran'ın petrol satışının yaptırımların kalkmasının ardından nispeten artacağını düşündüğünü dile getiren Seznec, "İran, yaptırımlardan hemen sonra biraz daha fazla petrol satabilir, çünkü sadece biraz daha fazla petrol üretebilir. Gerçek şu ki üretim kapasiteleri, uzun süredir devam eden yaptırımlardan büyük zarar gördü, petrol sahaları çok kötü durumda ve yenilenmesi gerekiyor. Bu muhtemelen 2-3 yıl alacaktır" görüşünü paylaştı.
Seznec, bu noktada, İran'ın kısa vadede günlük petrol üretimini 600-700 varil kadar artırabileceğini ve bunun petrol fiyatlarına etkisinin sınırlı olacağını anlattı.
- "Türkiye için iyi haber"
Yabancı şirketlerin ülkedeki enerji sektörüne yatırımlarının da birkaç yıl sonra başlayacağını belirten Seznec, İran'ın önceliği petrol sahaları yerine doğalgaz tesislerine verebileceğini öngördüğünü ifade etti.
Jean Seznec, bu seçimin Türkiye'nin avantajına olacağını kaydederken, sözlerini "Türkiye, İran'dan daha fazla doğalgaz alabilecek ve Rusya'ya olan bağımlılığını azaltacak. Bu, Türkiye için iyi haber" diyerek tamamladı.