Mescid-i Aksa'nın eski Müdürü Nacih Bekirat konuya dair, "İsrail'in, attığı adımlarla Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı tamamen kontrol altına almayı hedeflediğini" belirtti.
- "Kudüs'ün yüzde 60'ı fakir"
Bekirat, İsrail'in söz konusu hedefini aşamalı olarak gerçekleştirdiğini aktararak, "İsrail hükümeti Aksa'yı kontrol altına alma hedefini gerçekleştirmek için Kudüs'te fakirliği yaygınlaştırma yoluna gitti ve Kudüslüler arasında bu oran yüzde 60'ı geçti" dedi.
İsrail'in, Kudüs'te ev inşa etme işlemlerini de zorlaştırdığını ifade eden Bekirat, şunları kaydetti:
"İsrail yönetimi, ev inşa etme prosedürlerini zorlaştırarak buradaki Filistinlileri Batı Şeria'daki bölgelere göç etmeye zorladı. Aynı zamanda eğitim ve sağlık kuruluşlarını da desteklemedi ve bu da söz konusu kurumların zayıflayarak Kudüs halkının ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmesine neden oldu."
Bekirat, İsrail'in bu çabalarının yanı sıra Mescid-i Aksa saldırılarına zemin hazırlamak için Kudüs'teki Arap bölgelerini sürekli kapattığını ve gözaltı operasyonları yaptığını, işgale karşı gelenlerin evlerini de ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıkmakla tehdit ettiğini dile getirdi.
- "Aksa'nın yönelik ihlallerin yangını Filistin'le sınırlı kalmaz"
Filistin Yasama Meclisi Milletvekili Ahmed Attun da İsrail'in, Arap ülkelerinde yaşanan çatışmalar sebebiyle Arap dünyası ve Filistin'in zayıf noktalarının farkında olduğunu, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun tüm adımlarını bu teori üzerine kurduğunu ifade etti.
Attun, "Ortadoğu'da sükuneti sağlamaya çalışanların şunu iyi bilmesi gerekir. İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlalleri geniş çaplı yangın çıkmasına neden olacaktır ve bu yangın Filistin'le sınırlı kalmayacaktır. Sonuçlarını Allah'tan başka kimse bilemez" değerlendirmesinde bulundu.
Batı Şeria'daki Hamas yöneticilerinden Fazii Savafita da yaptığı yazılı açıklamada, Mescid-i Aksa'ya saldırılar ve Filistinlilere yönelik cinayetlerin halk ayaklanmasını gerektirdiğini savundu.
- Kudüs halkına gösteri çağrısı
Resmi ve halk düzeyinde zayıf tavır sergilemenin hiçbir hakkı geri getirmeyeceğini ve düşmanı caydırmayacağını ifade eden Savafita, Filistin halkından suskunluğunu bozma, işgalcilerin projelerine karşı gelme, mümkün olan her türlü yollarla saldırılarına karşı koymalarını isterken, İslam ümmeti ve Araplara da Kudüs davasının halkların vicdanında yerini koruması için sürekli gösteri yapmaları çağrısında bulundu.
Fetih Hareketi liderlerinden Enver Bedr de Arap ülkelerinden Kudüs'ü desteklemek ve bölünmesini engellemek için gerçek tutum sergilemelerini istedi. Kudüslülerin tek başına zafer elde etmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Bedr, Arap ve Müslümanların, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarına karşı uygun tutum sergilemeleri gerektiğini vurguladı.
Yahudiler için yılbaşı olarak kabul edilen "Roş Aşana" tatili nedeniyle yaklaşık 50 Yahudi yerleşimci Tarım Bakanı Uri Ariel eşliğinde 13 Eylül'de Mescid-i Aksa'ya girmiş, yerleşimcilerin Aksa'ya alınmasını protesto eden ve içeri girmek isteyen Filistinlilere askerler ses bombası, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiyle müdahale etmişti. Müdahale sırasında aralarında kadınların da bulunduğu çok sayıda kişi yaralanmıştı.
İsrail askerlerinin geçen hafta postallarıyla Aksa'nın içerisine girmesi ve caminin çatısına çıkmasından bu yana gerginlik devam ediyor.