ABD Başkanı Barack Obama’nın tarihi Arjantin ziyaretinin ilk gününü Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri yönetimine destek verme, ikinci gününün ise geçmişin yaralarını sarma üzerine kurguladığı görüldü.

Obama 1997 yılından bu yana Arjantin’e başkanlık düzeyinde ilk resmi ziyareti düzenleyen ABD lideri olurken, ziyaretin Macri’nin ofisindeki 100. gününü henüz doldurmuşken gerçekleşmesi dikkati çekti.

Ziyaretinden bir hafta önce verdiği bir röportajda Eski Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez Kirchner’i ''Amerikan karşıtı olmak''la itham eden Obama, Macri’nin iki ülke arasındaki yeni dönemin farkında olduğunu belirtmişti.

Yıllardır iki ülke arasında var olan gerilim ve ABD’nin Arjantin’de son yaşanan darbe sürecindeki rolünü resmi olarak açıklamaması nedeniyle, Obama’nın ziyareti insan hakları örgütleri tarafından pek de hoş karşılanmadı.

Ziyaretin ilk gününde Obama'dan Macri’ye destek
Tarihi ziyaretin ilk günü olan 23 Mart’ta Macri, Obama’yı Devlet Başkanlığı Sarayı Casa Rosada’da kabul etti.

Görüşmeden sonra ortak basın toplantısı düzenleyen Macri ve Obama, iki ülke arasındaki yeni dönem ve işbirliği mesajını öne çıkarırken arşivler meselesinde ise temkinli açıklamalarda bulundu.

Washington’un Arjantin’le yakın çalışmaya hazır olduğunu söyleyen Obama, “Arjantin ve ABD güçlü küresel partnerler olabilir.” ifadesini kullandı.

Obama geçmişin yaralarını sarmak istedi
Obama’nın Arjantin ziyareti boyunca gündemdeki en önemli konu şüphesiz, ABD Başkanı’nın ülkede 1976-1983 yılları arasında yaşanan askeri dikta dönemi hakkında ABD’nin rolüne dair yapacağı açıklamalardı.

Obama Buenos Aires temasları sırasında özellikle askeri cunta döneminde binlerce muhalifin öldürüldüğü ya da işkence gördüğü en büyük gözaltı merkezi Deniz Kuvvetleri Teknik Okulu’ndan (ESMA) uzak durdu.

Ancak Obama’nın Macri ile birlikte ziyaret ettiği 1997 yılında inşa edilen Devlet Terörizmi Kurbanları Anıtı’nda (Parque de la Memoria) 20 bin kurbanın adı ve yaşı yer alırken, boş bırakılan 10 bin tabela, henüz tanımlanamamış kurbanları temsil ediyordu.

ABD Başkanı, törende yaptığı konuşmada “Savunduğumuz ideallere ulaşamadığımızda demokrasiler bunu kabul etme cesaretine sahip olmalıdır. Burada yaşanan vakada insan haklarına dair ne düşündüğümüzü açıkça söyleme konusunda çok yavaştık.” ifadelerini kullandı.

Obama ABD'nin o dönemki politikasını eleştirerek, “Bu karanlık günlerin ilk zamanlarında ABD’nin politikalarında bir uyuşmazlık söz konusuydu. ABD, burada yaşananlar hakkında değerlendirme yaparken kendi politikaları ve geçmişini de gözden geçirmeli.” diye konuştu.

Obama askeri cunta döneminde yaşanan karanlık döneme dair ABD’nin rolü konusunda açık bir şekilde özür dilemedi ancak öldürülen ve kaybolan kurbanlara saygılarını sundu.

Mayıs Meydanı’ndaki anmada Obama’ya tepki vardı
Obama ziyaretinin ikinci gününde ailesiyle dinlenmek üzere ülkenin güneyindeki turistik Bariloche şehrine geçtiği saatlerde Buenos Aires’teki Mayıs Meydanı’nda toplanan on binlerce kişi, hem cunta dönemi kurbanları için adalet çağrısında bulundu hem de Obama’nın ziyaretini protesto etti.

Meydanda kurulan platformda on binlere seslenen Carlotto, ABD’ye “Kendi ülkenizde, başka ülkelerde ve Guantanamo’da insan haklarını ihlal etmeyi durdurun.” diye seslendi.

Carlotto, sabah Devlet Terörizmi Kurbanları Anıtı’nda düzenlenen törene Obama ile birlikte katılmamalarına atıf yaparak “Bu felaketi hatırlarken Obama’nın yanında olacağımız bir zaman değil." ifadelerini kullandı.

Obama'nın zamanlaması 
Araştırmacı Gazeteci Guadalupe Reboredo, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Obama’nın zamanlamasına dikkati çekti.

Reboredo, Latin Amerika’da popülist hükümetlerin düşüşe geçtiği bir siyasal dönüşüm sürecinde Obama’nın sağ siyasetin yükselişinden avantaj sağlamaya çalıştığını söyledi.

Ayrıca Obama’nın bu ziyaretleri sonrasında Latin Amerika ülkelerinin Rusya ve Çin’le ilişkilerini hangi düzeyde keseceğini bekleyip görmek gerektiğini kaydetti.