ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma ve Amerikan Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma kararına dünyadan tepki yağdı. 

“GEÇ KALINMIŞ BİR KARAR”

ABD Başkanı Donald Trump, dün kameraların karşısına geçerek, “Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımanın zamanı gelmiştir” dedi. Bunun çok önceden verilmesi gereken bir karar olduğunu öne süren Trump, “Eski başkanlar buna cesaret edemedi. Ben vaadimi gerçekleştiriyorum. Dışişleri Bakanlığı’na elçiliğimizin Kudüs’e taşınması talimatını veriyorum. ABD Ortadoğu’daki barış sürecine derinden bağlıdır, iki devletli bir çözümü destekleyecektir” diye konuştu.

TÜRKİYE VE FİLİSTİN AYAKTA

Trump’ın kararına en sert tepki Türkiye’den geldi. TBMM Genel Kurulunda, AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin hazırladığı ortak bildiri okundu. Bildiride, “Bu kabul edilemez gelişmeler karşısında Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan 80 milyonun her bir ferdinin, BM kararları hilafına, Kudüs’ün tarihi statüsünü değiştirme yönündeki maceracı girişimlerin kesin ve tartışmasız bir şekilde reddetme iradesini TBMM olarak dünya kamuoyuna ifade ve ilan ederiz” denildi. Dışişleri Bakanlığı ise “ABD yönetimini bu yanlış kararı gözden geçirmeye ve hesapsızca adımlardan kaçınmaya çağırıyoruz” açıklaması yaptı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu kararı kınadığını belirtti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Bu barış kararı değil, bölgeyi ateşe atma kararıdır” derken, Kültür Bakanı Numan Kurtulmuş da, “Karar Orta Doğu’yu tekrar ateşe atma girişimidir” ifadesini kullandı.

Bölgede şiddetin yeniden başlayacağını açıklayan Filistin’in İngiltere temsilcisi Manuel Hasan ise, “Trump, Orta Doğu’da kutsal şehirlerini İsrail hegemonyasında görmek istemeyen 1.5 milyar Müslümana ve milyonlarca Hristiyana savaş ilan ediyor” ifadelerini kullandı. Hamas da, Filistinlilere cuma gününü “öfke cuması” ilan ederek, “Kudüs’e destek” için toplanma çağrısında bulundu. Dünya Müslüman Alimler Birliği’nden ise “Bu, Müslümanlara bir saldırı. İslam ülkeleri ABD’ye baskı uygulamalı” çağrısı geldi. 

PAPA DA KARŞI ÇIKTI

Çin, İngiltere, Avrupa Birliği, Fransa, İsveç, Suudi Arabistan, Fas, Irak, Suriye, Tunus, Katar gibi ülkeler açık bir şekilde ABD’nin karşısında pozisyon aldı. Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov, “Böyle bir adım bölgeyi daha karmaşık hâle getirir” derken İran’ın dini lideri Hamaney “Karar becerisizlik ve başarısızlığın bir işareti” sözleriyle Trump’ı eleştirdi. Trump’a Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus da “Kudüs’ün mevcut hâline saygı duyulsun” ifadesini kullandı. Mısır Ortodoks Kilisesi “Bölge ve dünya istikrarı olumsuz etkilenecek” uyarısında bulundu. 

ABD kendi vatandaşlarına Kudüs’ün eski şehir bölgesine gitmeme ikazı yaptı. 

Yarım asırdır işgal altında

* 50 yıl önce Doğu Kudüs’ü işgal eden İsrail, bitmeyen bir kavganın da fitilini ateşlemiş oldu. Doğu Kudüs’ü, bugün Filistin-İsrail meselesinin çözümünün önünde duran en büyük engellerden biri olarak duruyor.

* 1947 yılında BM’nin taksim planına göre Kudüs özel bir statüye tabi tutuldu ve uluslararası toplumun kontrolüne verilmesi öngörüldü.

* 1948 yılında kurulan İsrail, Kudüs’ün batısını ele geçirdi.

* 1967 yılında (5 Haziran) İsrail Doğu Kudüs’ü işgal etti.

* 1980 yılında İsrail, Kudüs’ü ‘birleşik ilan’ ederek ilhak ettiğini duyurdu. BM, bu kadarı geçersiz sayan 478 sayılı bir karar aldı.

* 2017 yılında ABD de dahil uluslararası toplum, Doğu Kudüs’ü işgal altında saydı. Bugün itibariyle İsrail’i tanıyan bütün ülkelerin büyükelçileri Tel Aviv’de bulunuyor.

GÖZ GÖRE GÖRE ZULÜM

- Doğu Kudüs’te 200 binin üzerinde Yahudi yerleşimci yaşıyor. 
- İsrail, dünyanın tepki göstermesine rağmen yeni konut inşa etmeye devam ediyor.
- İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerine bugüne kadar 20 milyar dolar harcadığı tahmin ediliyor.
- Doğu Kudüs’te yaşayan 420 binin üzerindeki Filistinlinin hiçbir ülke vatandaşlığı bulunmuyor.
- 2003’te inşa edilen Ayrım Duvarı’yla nüfusun dörtte üçünün yaşadığı Doğu Kudüs’ün bazı mahallelerinin şehrin geri kalanı ile irtibatı kesildi.
- İsrail, 1967’den bu yana 14 bin Filistinlinin ikamet iznini iptal ederek Doğu Kudüs dışına sürdü.