Uluslararası finans kuruluşlarının uzmanları, Yunanistan'da erken seçim sonuçlarının siyasi istikrarsızlıkla sonuçlanması durumunda, ülkenin uzun görüşmeler sonucunda anlaşmaya vardığı kurtarma paketini etkileyebileceğini düşünüyor. 


Yunanistan'da 25 Ocak'ta gerçekleştirilen erken genel seçimde Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA) birinci parti olmuştu. Yaklaşık 5 yıldır devam eden ekonomik krizin en önemli siyasi sonuçlarından biri olarak ortaya çıkan SYRIZA, kurtarma programları karşılığında uygulanan sert kemer sıkma politikalarını haksız bir dayatma olarak değerlendirmiş ve bunu her fırsatta dile getirmişti. 


SYRIZA'nın lideri Aleksis Çipras, seçim öncesinde kendi onayının bulunmadığı hiçbir anlaşmayı tanımayacağını ifade etmiş, Yunanistan'ın milyarlarca dolarlık kurtarma paketi karşılığında kabul ettiği kemer sıkma politikalarına son vereceğini açıklamıştı.


Ancak, Çipras resmi kreditörlerle şubat ayının ortalarında başlayan ve temmuz ayında sonuçlanan görüşmelerde istediği sonucu alamadı ve Avrupalı ortaklarının kurtarma paketi karşılığında sunduğu şartları kabul etmek zorunda kaldı. 


Sürecin sonuna gelindiğinde ise Çipras, SYRIZA hükümetinin yaklaşık altı aylık icraatlarının Yunan halkının onayına sunulması için erken seçime gidilmesi kararı aldığını açıkladı.


Söz konusu gelişmenin, ekonomi ve finans piyasalarına yansıması ve ülkenin aldığı mali yardımların seçim sonuçlarından ne düzeyde etkileneceği merak konusu oldu.


AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını cevaplayan DekaBank Başekonomisti Ulrich Kater, gelişen piyasalarda baş gösteren kriz ortamında Yunanistan konusunda herhangi bir endişe görülmediğini söyledi.


Kater, Avro Bölgesi'nde piyasa katılımcıları için temel siyasi zeminin, temmuz ayındaki Avrupa zirvesinde hükümetler arasında sağlanan anlaşma olduğunu ifade etti.


Yunanistan'da oluşacak siyasi belirsizliğin sorun çıkarabileceğine işaret eden Kater, "Yunanistan için kurtarma programı ve ECB'nin desteği, erken seçim sonuçlarının Yunanistan'da ağırlıklı olarak istikrarsızlığa işaret etmesi durumunda tehlikeye düşecek" dedi.


'Çipras'ın erken seçim kararı sürpriz değil'
ABN AMRO Makro ve Finansal Piyasalar Araştırma Müdürü Nick Kounis ise konuya ilişkin açıklamasında Çipras'ın erken seçim kararının sürpriz olmadığını belirtti.


SYRIZA önderliğindeki hükümetin, yalnızca çoğunluğunu değil gerekli asgari düzeydeki işlevsel azınlığını da kaybettiğini dile getiren Kounis, "Buna ek olarak, Çipras, ekonomideki kötü haberleri ve sert önlemleri göz önünde bulundurduğumuzda, hükümetinin bir kaç ay içinde daha az popüler olacağını bilmesi gerekiyor" ifadesini kullandı.


Kounis, ülkedeki erken seçimin kurtarma paketine muhtemel etkisine ilişkin, şunları kaydetti:
"Bu aşamada düşüncemiz, erken seçimin kurtarma programını muhtemelen etkilemeyeceği yönünde. İkinci büyük parti Yeni Demokrasi Partisi (ND) ve Potami ve Pasok gibi küçük partiler de kurtarma programını destekliyor. SYRIZA'dan yeni bir parti çıkarmak için ayrılan "Sol Platform" grubu da muhtemelen gerçek bir rekabet sağlamayacak.


Bu yüzden şuan en olası sonuç, yeni SYRIZA ya da SYRIZA önderliğinde kurulacak bir hükümettir,ancak, Pasok ya da Potami ile koalisyon yapacak kadar yeterli milletvekili çıkarılamayabilir ve tek seçenek müzakere için zor olan Yeni Demokrasi partisi olabilir. Bu durumda, istikrarsızlığa yol açabilecek bir tür azınlık hükumeti gündeme gelebilir."


'ECB, Yunan devlet tahvili satın alımını erteleyebilir'
Politik risklerin dışında, ülke ekonomisindeki derin durgunluğun ve borç sürdürülebilirliğindeki güven ortamı eksikliğinin kurtarma programının uygulanması konusunda büyük riskler oluşturduğuna dikkati çeken Kounis, ayrıca bu risklerin ECB'nin Yunan devlet tahvili satın alımını ertelemesine yol açabileceğini de sözlerine ekledi.