Dünyanın kapalı alandaki ilk 'Bursa Blok Mermer Fuarı'nda tonlarca ağırlığındaki mermer kütlelerini görücüye çıkaran Erol Yüce, açıklamalarda bulundu. Bursa'nın Orhaneli ilçesinde sadece bir mermer havzasında 105 milyar dolarlık rezerv olduğunu ifade eden Yüce, "İstanbul Teknik Üniversitesi'nin 8 ay boyunca yaptığı çalışma sonunda 900 yıllık mermer rezervi raporu hazırlandı.

Türkiye'nin en fakir kırsal kesimi Bursa'nın Orhaneli ilçesi görünüyor. Ama maden rezervi açısından en zengin ilçelerinden biridir. Bugün vücudumuzu Türkiye haritasına benzetirsek, bizim madenleri işleme kapasitemiz insan vücudunda bir parmağın tırnağı kadar. Bu mermerin hepsini çıkarmamızın sebebi, madenciliğin kolay bir sektör olmaması.

Madencilik aile şirketi olmaktan çıkmaya başladı. Biz cari açığımızı kapatacaksak madencilik bakanlığımızın olması lazım" dedi.

"KAPATILAN HER MERMER OCAĞI TÜRKİYE'YE 100 MİLYON DOLAR ZARAR VERİYOR"
Kapatılan mermer ocaklarının Türkiye ekonomisine verdiği zararların büyük olduğuna dikkat çeken Yüce, "Türkiye genelinde özellikle mahkeme kararı ile kapatılan maden ocaklarının Türkiye ekonomisini yüzde 20 ile 30 arasında zarara uğratıyor. Bir ocak kapandığı zaman Türkiye ekonomisi 10 milyon dolar ile 100 milyon dolar arasında kayba uğruyor.

Tabii buna sadece döviz götürecek sektör olarak bakmamak lazım. Madenci turizme de katkı sağlıyor. Sadece döviz değil, mermer ocakları binlerce kişiye iş imkanı sağlıyor. Mermer sektörünün 2,5 milyar dolar ihracatı var. Maden 4,5 milyar dolar. Bizim 2023 hedeflerinde 15 milyar dolar maden ihracatımız olacak. Bunun için altyapımızı iyi yapmamız lazım" dedi.

Maden ocaklarında kalifiye eleman sıkıntısı yaşadıklarını ifade eden Yüce, özellikle üniversitelerde mermerle ilgili bölümler açılması gerektiğini söyledi. Yüce, "5 yıl sonra dünyadan operatör ithalatı yapabiliriz.

Bugün Çin ayağını gazdan çekti, ama frene basmadı. Yarın gaza basarsa bizim yurt dışından operatör getirmemiz lazım. Bunun için okullarımızı inşa etmemiz lazım. Üniversitelerle ciddi bir marka olmamız lazım. Aile şirketlerini kurumsal duruma getirmemiz lazım" diye konuştu.

"ÇEVREYİ KİRLETMEDİĞİMİZİ ANLATAMADIK"
Maden ocaklarının çevreyi kirletmediğini savunan Yüce, "Türkiye'deki madenciler adına konuşuyorum. Biz çevrecilere ve diğer kurumlara kendimizi iyi anlatamadık. Kendimizi iyi anlatmamız lazım. Eksik bilgi varsa kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Orada gerçek yer altı kaynaklarını yeryüzüne çıkarıp dünya markası olmamız lazım.

Mermer, ormanlarda işlediğimiz yerin milyonda biri. Mermerin doğayı kirlettiğini söyleyenler bize haksızlık yapıyorlar.

Üniversitelerle çalışarak doğru bilgileri vatandaşa sunmamız lazım. Bizim yer altı kaynağımız maden. Son 5 yılda Türkiye'de çevreye duyarlı bir maden işletmeciliği ortaya çıktı.

Ancak bu yeterli değil. Kendimize çeki düzen vermemiz lazım. Mermer ocaklarının da belli bir modası var. Bazen desenli mermere talep çok olur. Bazı yıllar sarı mermere, bazı yıllar değişik renklere talep olur.

Mermer modasında tutulmayan bir renk olursa açılan maden ocağında birkaç yıllık ara verilir. Buradan birkaç yıl mermer çıkarılmaz. 650 ayrı renk var. Bu renklerin hepsi aynı yılda aynı anda moda olmuyor. O orada madenin bittiği anlamına gelmez. Ancak vatandaş zannediyor ki biz orayı terk edip gittik ve o şekilde bıraktık. Halbuki hakikat öyle değil" diye konuştu.