Maliye Bakanı Naci Ağbal, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerine 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı’nın sunumunu yaptı. Konuşmasına dünya ekonomisindeki gelişmelerden bahsederek başlayan Ağbal, kriz öncesi küresel ekonominin yüzde 5.1 büyüdüğünü hatırlatarak, 2013-2015 yılları arasında ortalama yüzde 3.5 büyüdüğünü söyledi. Ağbal, "2015 yılında da kriz sonrası dönemdeki en düşük büyüme kaydedilmiştir. 2014 yılında yüzde 3.4 büyüyen küresel ekonominin, 2015 yılında yavaşlayarak yüzde 3.1 büyümesi beklenmektedir. 2016 yılında ise küresel ekonominin yüzde 3.4 büyüyeceği öngörülmektedir. Gelişmiş ülkelerde büyüme ivme kazanmakla birlikte kriz öncesi seviyelerini yakalayamamıştır. 2003-2007 döneminde yüzde 2.8 büyüyen gelişmiş ülkeler 2011-2015, 2015 büyüme tahmini de dahil ortalama yüzde 1.6 büyümüştür. ABD ekonomisi büyüme açısından gelişmiş ekonomilerden pozitif yönde ayrışmıştır. FED’in kriz sonrası Ekim 2014 dönemine kadar uyumlarını miktarsal genişleme, büyümeyi ve işgücü piyasasını canlandırmıştır. IMF 2014 yılında yüzde 2.4 büyüyen ABD ekonomisinin 2015’te 2.5, 2016’da ise yüzde 2.6 büyüyeceğini öngörmektedir" ifadelerini kullandı.
"Gelecek dönemde küresel ekonomiyi etkileyebilecek önemli riskleri şu şekilde sıralayabiliriz: FED’in para politikası, Çin’deki büyümesinin yavaşlaması, jeopolitik gerginliklerin devam etmesi, Avro bölgesinde yavaş toparlanma, gelişmekte olan ülkelerde düşük büyüme, emtia ihracatçısı ülkelerde talebin daralması ve aşırı borçlanmanın küresel büyümenin Çin’de engel teşkil etmesi" diyen Ağbal Türkiye ekonomisi hakkında bilgi vererek, Türkiye’nin büyümesinin istikrarlı biçimde devam ettiğini belirtti. Ağbal, "2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre yüzde 4, mevsimsellikten arındırılmış bit önceki verilere göre yüzde 1.3 büyümüştür. 2015 yılının ilk dokuz ayında büyümenin 4.1 puanının iç talepten, bunun 2.9 puanı özel tüketimden, 0.5 puanı kamu harcamalarından, 0.8 puanımızda harcamalardan kaynaklanırsın net ihracat 0.7’lik negatif katkı ile büyümeyi aşağı çekmiştir. Başka sanayi olmak üzere satın alma yöneticileri endeksi, kapasite kullanım oranı ve güven endeksleri gibi son çeyreğe ilişkin göstergeler de büyümenin hızlanarak artacağına işaret etmektedir. Bu çerçevede 2015 yılı için büyüme tahminimizi Orta Vadeli Program’da yüzde 4 olarak öngörüyoruz. Bu oran gelişmekte olan ülkeler için öngörülen yüzde 4 ile aynı düzeyde, gelişmekte olan Avrupa için öngörülen yüzde 3.7’nin, Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkeler için öngörülen yüzde 1.7’nin ve Latin Amerika için öngörülen yüzde eksi 0.3’ün üzerindedir" dedi.
Enflasyonun 2015 yılında tahminlerin üzerinde yüzde 8.8 olarak gerçekleştiğini kaydeden Ağbal, "Buna gıda fiyatlarının yüzde 11’lere varan artış, TL’nin değer kaybı ve hizmet fiyatlarındaki katılıklar etkili olmuştur. Enflasyon sepetinin yüzde 25’ini oluşturan gıda fiyatları yıllık enflasyona 2.64 puan katkı yapmıştır. Enerji, gıda, alkollü ve alkolsüz içecekler, tütün ürünleri ve altın hariç çekirdek enflasyonun 2015 yılının ikinci yarısında tüketici fiyat enflasyonun üzerinde seyretmiş ve yıl sonunda yüzde 9.5 olarak gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu.
İşgücü piyasasına ilişkin olarak Ağbal şunları kaydetti: "Küresel ekonomide özellikle gelişmiş ülkelerde işgücü piyasasında sorunlar devam ederken, Türkiye’de kriz yılı olan 2009 yılında dahi azalmamıştır. 2007 yılında 20.2 milyon kişi olan istihdamımızın 2015 yılında 26,7 milyon kişiye yükselmesini bekliyoruz. Avro bölgesi hala kriz öncesi seviyeyi yakalayamamışken Türkiye’de istihdam 2007 yılına göre yüzde 33 oranında artmıştır. Bunun yanısıra son yıllarda işgücüne katılım oranları da artmaktadır. 2015 yılı Ekim ayında işgücüne katılım oranı yüzde 51.6 alarak gerçekleşmiştir. İşgücüne katılım oranlarındaki artışta kadınların işgücüne katılım da önemli bir rol oynamıştır. Yeni serinin tutulmaya başlandığı 2005 yılından bu yana kadınların işgücüne katılımı 8.5 puan yükselmiştir. 2014 yılında yüzde 9,9 olan işsizlik oranı 2015 yılı Ekim ayında yüzde 10,5 olarak gerçekleşmiştir. 2015 ve 2016 yıllarında işsizlik oranı 10,2’ye düşeceğini tahmin ediyoruz."
 “2016 YILINDA BÜTÇE AÇIĞININ GSYH'YE ORANININ YÜZDE 1.3, FAİZ DIŞI FAZLANIN İSE YÜZDE 1.2 OLMASINI HEDEFLİYORUZ" 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi verilerini açıklayarak, “Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüklüğü 2 trilyon 207 milyar lira, reel GSYH büyüme oranı yüzde 4.5, deflatör yüzde 7.6, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) yıl sonu yüzde 7.5, ihracat 155.5 milyar dolar; ithalat 210.7 milyar dolar” dedi.
Maliye Bakanı Ağbal, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Genel Bütçe ile ilgili olarak milletvekillerine sunum yaptı. Ağbal, Türkiye’nin 2002 yılında dış borcunun gayri safi milli hasılaya brüt oranının yüzde 56.2 olduğunu belirterek, “2005 yılında yüzde 35,5’e gerilemiş ancak küresel kriz sonrası dönemde tekrar artarak 2015 yılı üçüncü çeyreği itibariyle yüzde 54.7’ye yükselmiştir. Kamu sektörünün dış borcu, mali dengelerin iyileşmesi nedeniyle 2002 yılındaki yüzde 28’lik seviyesinden 2015 yılı üçüncü çeyreği itibariyle yüzde 15.5’e gerilemiştir” ifadelerini kullandı.
Ağbal, şunları kaydetti: “2015 yılında Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri 506 milyar lira, faiz hariç bütçe giderleri 453 milyar lira, Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri 483,4 milyar lira, genel bütçe vergi gelirleri 407,5 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Buna göre, 2015 yılında Merkezi Yönetim Bütçe Açığı 22,6 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. 2016-2018 dönemi Orta Vadeli Programda 2015 yılsonu bütçe açığı tahmini 24,5 milyar lira idi. 2015 yılında ilişkin bu sonuç bütçe açığının yıl sonu gerçekleşme tahminine göre 2 milyar lira düşük gerçekleştiğini göstermektedir.”
2016 bütçesi hakkında bilgi veren Ağbal, “2016-2018 döneminde maliye politikamız, ekonomik istikrarın desteklenmesine, büyüme potansiyelinin yukarı çekilmesine, yurtiçi tasarrufların arttırılarak cari açığın kontrol altına tutulmasına ve fiyat istikrarına yardımcı olacak şekilde uygulanacaktır. 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçesini hazırlarken baz aldığımız makroekonomik veriler şu şekildedir: Gayri Safi Yurtiçi Hasıla(GSYH) büyüklüğü 2 trilyon 207 milyar lira, reel GSYH büyüme oranı yüzde 4.5, deflatör yüzde 7.6, TÜFE yıl sonu yüzde 7.5, ihracat 155.5 milyar dolar; ithalat 210.7 milyar dolar. 2016 yılı bütçemizde, bütçe giderleri 570.5 milyar lira, faiz hariç bütçe giderleri 514.5 milyar lira, bütçe gelirleri 540.8 milyar lira, vergi gelirleri 459.2 milyar lira, bütçe açığı 29.7 milyar lira, faiz dışı fazla 26.3 milyar lira olarak öngörülmüştür. Buna göre 2016 yılında bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 1.3, faiz dışı fazlanın ise yüzde 1.2 olmasını hedefliyoruz" dedi.