Açıkladıkları rekor kâr, aktif büyüklükleri ve mega projelere verdikleri finansman desteği ile öne çıkan kamu bankaları, bir zamanlar dillerden düşmeyen "görev zararı yazdılar" cümlesini tarihe gömdü. 2001 krizinde 23 milyar TL zarar açıklayan kamu bankaları, sonrasında alınan tedbirlerle bilançoyu düzeltti. Halkbank, Vakıfbank ve Ziraat Bankası, son 14 yıllık dönemde toplam 70 milyar 985 milyon lira net kâr elde etti. Söz konusu bankaların 2002'de 68 milyar TL olan aktif toplamı;  2015 sonu itibarıyla 10 katına çıktı ve 673.5 milyar TL'ye ulaştı. Son yıllarda KOBİ, esnaf ve kurumsal firmalara daha fazla kredi imkânı sunan kamu bankaları, Türkiye'nin mega projelerinin finansmanında da etkin rol aldı. Ziraat Bankası, geçen yıl 5 milyar 162 milyon liralık net dönem kârı ile sektörde kırılması zor bir başarının altına imza attı. Halkbank'ın geçen yılki kârı 2 milyar 315 milyon TL, Vakıfbank'ınki ise 1.9 milyar TL olarak gerçekleşti.
NE SÖYLEDİLER?
¥ Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu: "2002'den itibaren Türkiye ekonomisiyle eş zamanlı büyüyen ve mega projelerde öne çıkan konuma geldik. 2016'da 40 yeni şube hedefimiz bulunuyor. Kredilerde yüzde 16, mevduatta yüzde 17 büyüme hedefliyoruz. 2020’de dünyanın en büyük 150 bankası arasında yer alacağız."
¥ Vakıfbank Genel Müdürü Halil Aydoğan: "Güçlü sermaye tabanı, geçmişten gelen birikimi ve tecrübesinin de yardımıyla sürekli gelişerek büyüyen bir banka olduk. Bu yıl da üretime, istihdama, ihracata yönelik projelere katkı sağlamaya devam ederken; KOBİ kredileri başta olmak üzere tüm segmentlerde büyümek istiyoruz."
¥ Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru: "Kamu bize sermaye vermiş, bunu doğru yöneterek sürdürülebilir kârlılığı gerçekleştirmek zorundayız. Son 4 yıllık dönemde kredilerin bilanço içindeki payı yüzde 40'tan yüzde 62'ye çıktı. Ağırlıklı olarak reel sektörü destekliyoruz. Öncelikli konularımızdan biri de endüstriyel tarım."

Yüzde 1'i aşan faiz psikolojiyi bozuyor

Konut kredisi faiz oranlarının aylardır yüzde 1'in üzerinde seyretmesi, sektörü olumsuz etkiliyor. Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Üyesi Altan Elmas; faizlerin yükselmesinin sadece konut sektöründe değil, bütün yatırım sektöründe olumsuz bir tabloya yol açtığını ifade etti. Elmas, konut kredisi faizlerinin özellikle 2015’te yavaş yavaş yükseldiğini belirterek şöyle konuştu: "Faizler, özellikle ikinci elde konut alım satımını ve konut stokunu etkiliyor. Faizler yüzde 1.10’u geçti, hatta 1.20’lere kadar var. Bu da konut satışlarının yavaşlamasına sebebiyet verebiliyor. Yüzde 1'lik faiz, psikolojik olarak da etkiliyor insanları. Yüzde 1'in üzerine çıkınca vatandaşlar beklemeye geçiyor."