Tarihi surları, camileri, kiliseleri, hanları, evleri, kalesi, köprüsü ve çarşılarıyla ön plana çıkan Diyarbakır, çözüm süreci boyunca yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden biri haline geldi. Farklı medeniyetlere ait cami, kilise, kale, han, ev, çarşı ve köprü olmak üzere 612 kültür varlığı bulunan ilde, son zamanlardaki terör olaylarından turizm sektörü olumsuz etkilendi. 

 Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce "Turizm İşletme Belgeli Oteller"den derlenen verilere göre, 2015 yılında 21 bin 623'ü yabancı, 199 bin 506'sı yerli olmak üzere 221 bin 129 turist Diyarbakır'ı ziyaret etti.Turizmin yüksek seviyelere çıktığı dönem olan 2015 yılının ilk 6 ayında yabancı turist sayısı 13 bin 951, yerli turist sayısı ise 127 bin 212 olarak kayıtlara geçti. Terör saldırılarının başladığı 2015 yılının ikinci 6 aylık döneminde ise yabancı turist sayısı 7 bin 672'ye, yerli turist sayısı ise 72 bin 294'e düştü.
 
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Diyarbakır Bölgesel Yürütme Kurulu Üyesi Abdulaziz Yatkın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Diyarbakır'da keşfedilmeyi bekleyen binlerce tarihi eser bulunduğunu söyledi.
 
Diyarbakır'da terör olayları başladıktan sonra turist sayısında yaklaşık yüzde 50 düşüş yaşandığına dikkati çeken Yatkın, şöyle konuştu: "Özellikle çıkan olaylardan sonra Diyarbakır'daki otel rezervasyonların birçoğu iptal edildi. Tur şirketleri, bölge turlarını iptal etti. Bu konuda hem turizm acenteleri hem de konaklamayı sağlayan oteller büyük bir sıkıntı içine girdi. Olaylardan önce zor durumda olan turizm sektörü, olaylardan sonra batma noktasına geldi."-
 
"Çukurların kazılması turizm sektörüne darbe vurdu"
 
Diyarbakır'a gelen turistlerin terör olaylarından sonra bölgeye gelmediğini ifade eden Yatkın, "Özellikle çukurların kazılması turizmle birlikte aslında tüm sektöre büyük bir darbe vurdu. Diyarbakır Surları ve Hevsel bahçelerinin UNESCO Kültür Mirası listesine girmesiyle büyük bir umut içine girdik. Burada turizmin ve turistlerin artacağını umuyorduk ama olaylardan sonra bütün hayallerimiz suya düştü" dedi.
 
Bölgede turizmin gelişmesi için güvenliğin sağlanması gerektiğini belirten Yatkın, güvenli olmayan yerlere turistlerin rağbet etmediğine dikkati çekti.Sur'daki tarihi eser ve değerlerin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini dile getiren Yatkın, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Diyarbakır, Türkiye'nin diğer bölgelerine göre kültür ve inanç turizmi açısından çok daha şanslı. Türkiye'ye gelen turistlerin yüzde 90'ı güneş kum ve deniz için geliyor. Bunların ortalama harcaması, Türkiye bütçesine geliri kişi başı 700 dolar civarıdır ancak inanç ve kültür turizmi için gelen turistlerin ortalama bıraktıkları gelir 2 bin dolar civarı" Turizmci Ahmet Maruf Demir ise çözüm sürecinde bölgeye gelen turist sayısının arttığını belirterek, şöyle konuştu:"Diyarbakır başta olmak üzere bölgenin neredeyse tüm şehirlerinde bulunan hava alanlarına gelen uçakların doluluk oranları yükseklerdeydi.
 
Acentelik faaliyetlerimizi yürüttüğümüz yer olan Diyarbakır'da uçakların yanında yerli ve yabancı turist taşıyan otobüslerin sayısı ise had safhadaydı. Bunu rahatlıkla görebiliyorduk. Öyle ki turist otobüslerinin durağı olan Melikahmet Caddesi'nde park edilen otobüsler trafiğin sıkışmasına neden oluyordu."Terör örgütü PKK mensuplarının çukur kazmasıyla başlayan olaylar sonucunda çözüm sürecindeki kazanımların heba olduğuna değinen Demir, iş yerini büyütme hesabı yaptığını ancak terör olayları nedeniyle işlerinin kötü duruma geldiğini belirtti.Demir, sözlerini şöyle tamamladı:"Çözüm süreci ile şu anki süreç arasında dağlar kadar fark var. Diyebilirim ki bölge turizmin yüzde 70’i mevcut olaylardan etkilenmiş durumda. Yüzde 30'luk kısmı da hendek siyasetinin getirdiği olumsuzluklardan kısmen etkilenmeyen acentelerin uçak ve bileti satışları. Hendek siyasetinin olduğu yerlerde acentelik faaliyetlerini yürütenler ise bu kadar da şanslı değiller. Onlar tamamen etkilenmiş durumda."