Resmî Gazete'de yayımlanan karara göre; Ö.K. 1 Mart 2010'da, O.Ö. ise 11 Nisan 2011'de özel bir şirkette çalışmaya başladı. O.Ö'nün eşi 14 Mayıs 2012'de şirket üst yöneticisini ziyaret ederek, Ö.K. ve O.Ö. arasında duygusal ilişki bulunduğunu söyledi ve kanıt olarak e-posta yazışmalarını sundu. İşveren tarafından çalışanlara istifa edebilecekleri ya da karşılıklı anlaşma yoluna gidilebileceği, aksi takdirde iş sözleşmelerinin feshedileceği bildirildi. Duygusal ilişki yaşadıkları iddiasını reddeden çalışanların iş sözleşmeleri; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinde yer alan "Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri" başlıklı (II) numaralı bendi gereğince, 21 Mayıs 2012'de işveren tarafından feshedildi. O.Ö ve Ö.K, işe iade davası açtı. Bakırköy 12. İş Mahkemesi, davayı reddetti. Kararın, Yargıtayca onanması üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunuldu. Yüksek Mahkeme de başvurucuların, özel hayata saygı ve haberleşmenin gizliliği haklarının ihlal edilmediğine karar verdi.