Toplantıda konaşan TÜSİAD YİK Başkanı Özilhan, “Siyasi belirsizlik gündemimizde ilk sırayı işgal ediyor ama en önemli olan konu kabinede kimin yer alacağı değil, demokratik sistemin sağlıklı işleyişin devam etmesi” diye devam etti.

"BÜTÜN PARTİLER TERÖR KONUSUNDA BİRLEŞSİN"
Özilhan, “İçerideki ve dışarıdaki karamsarlık ekonomi için zaafiyet yaşatıyor” dedi.

Özilhan terör olaylarına bir an önce çözüm bulunması gerektiğini ifade ederek şöyle dedi: "Bu tüm partilere bir çağrıdır. Gün birlik günüdür."

BAŞKANDAN TURİZM VE RUSYA MESAJI
Başkanı Cansen Başaran Symes ise, turizm konusunda da önemli açıklamalar yaptı. TÜSİAD Başkanı, “Turizmdeki düşüşün dolaylı maliyetinin hayli yüksek çıkacağını öngörebiliyoruz” şeklinde konuştu.

RUSYA İLE İLİŞKİLER YUMUŞAMALI
Symes, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bir an önce düzelmesini istediklerini de ifade etti. TÜSİAD, "Ankara ile Moskova arasındaki dialogun yumuşamasından yanayız" diye devam etti. Symes, “AB ile vize zorunluluğunu kaldıracak anlaşma için gerekli adımların süratle atılması küçümsenemeyecek bir başarıdır” dedi.

Cansen Başaran Symes, şu ifadeleri kullandı:
"Terörle mücadele özgürlüklere halel getirmeden yapılması gerektiğini inanıyoruz. Bu çerçevede çözüm arayış ortamına dönüş koşulların en kısa zamanda sağlanabilmesini ümit ediyoruz. Güvenlik, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının güvenceye alınmasını her durumda önemsiyoruz. 

Kilis kentimiz DAEŞ terör örgütünün füzelerine maruz kalıyor. Kilis bu füze yağmuru karşısında boşalıyor. Kilis ve ülkemizin her yerindeki halkın güvenliğinin sağlanması ve çözüm geliştirilmesinin sorumluluğu hiç şüphesiz hükümetimize aittir. 

Suriye'deki gelişmeler Türkiye’nin dış politikasında yeni bir değerlendirme ihtiyacı olduğu, geçmiş dönemin muhasebesinin olabildiğince nesnel bir şekilde yapılmasının gerekliliğini bize gösteriyor.

Fed'in kısa vadeli faizleri beklendiği kadar hızlı artırmayacağının anlaşılması ve sermaye akımları Türkiye ekonomisinde ılımlı hava estirdi. Turizmdeki düşüşün dolaylı maliyetinin hayli yüksek çıkacağını öngörebiliyoruz.

AB ile vize zorunluluğunu kaldıracak anlaşma için gerekli adımların süratle atılması küçümsenemeyecek bir başarıdır. Türkiye'nin dış politikasında yeni bir değerlendirme ihtiyacı olduğu görülüyor. AB üyelik perspektifini koruyarak bir dizi adım atmalıyız, ilişkilerin saygıyla yürütülmesi lazım. 

Kişisel verilerin korunması kanununun AB ile uyumlu hale gelmesi ve kanuna riayet edilmesi hak ve özgürlükler konusunda ferahlama yaşatacak.
Laiklik, demokratik ilkeler çerçevesinde uygulanmalıdır."