Fikret ÇENGEL

Türkiye’de 15 Temmuz sürecinin ardından yaşanan sıkıntılar, siyaset kadar ekonomiyi de etkilemiş; büyüme, işsizlik, enflasyon gibi makroekonomik dengeler bozulmuştu. Ardından Cumhurbaşkanlığı, hükûmet ve iş dünyasının ortak hareketiyle birlikte, birçok alanda dengeler yeniden kuruldu. Hain darbe girişiminin üzerinden 11 ay geçti; enflasyon ve işsizlik oranları tepe noktalarından düşmeye başladı, ihracatımız sıçradı, büyüme oranı ise yüzde 5 ile son yılların en iyi değerine imza attı. Bu süreçte iş dünyasının en etkili çatı örgütlerinden Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) da çok önemli rol üstlendi. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, 15 Temmuz’un ardından Türkiye algısının bozulmaması için iş dünyası olarak kendi aralarında seferberlik ilan ettiklerini söyledi.

"ALGIYI DÜZELTTİK"

Yardan “İş konseylerine, ‘Gidin, kendi ülkelerinizde durumu anlatın. Türkiye gerçeklerini anlatın’ dedik. Bu, 91 ülkeye ulaştı. ‘Atlattığımız badirelere rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayakta duruyor’ dedik. Benzersiz bir çalışma. Bunu yaparken konseylerimiz devletten bir bütçe almadı. Kendi imkânlarımızla gerçekleştirdik. Çünkü 135 iş konseyimiz var. Bunun 128’i ülke bazında. O dönemlerde terör olaylarından dolayı ‘Türkiye’ye gelmek istemeyen, yatırımlarını ertelemek isteyen’ tablosu vardı. Bunun gerçeği yansıtmadığını, Türkiye’de hayatın normal devam ettiğini anlattık. ‘Türkiye’nin algısını yeniden oluşturma’ işiydi bu aslında... Ülkelerin de bu konuya refleksleri çok farklıydı. Birçok ülkenin, Türkiye’nin başına bir şey gelmemesi için dua ettiğini gördük. Pakistan, Endonezya, Orta Doğu ülkeleri, Afrika ülkeleri bu şekildeydi. Batı’dakiler ise olayı anlayamama ve sonra da doğru mu yalan mı diye sorgulamış. Oralarda algı operasyonları da yapılıyordu tabii” şeklinde anlattı çabalarını.

"TARAFIMIZ, İŞ BİRLİĞİ"

Yüzde 5 büyümenin herkese moral verdiğini belirten Vardan, şöyle devam etti: Bunu, yakın dönemde yaşadıklarımızla değerlendirmek lazım. İçeride ciddi badireler atlattık, 15 Temmuz’u sokakta o gece bastırdık. Ertesi gün herkes işinin başındaydı. Çevremiz ise malum. Suriye’de süren savaş, Irak’ın durumu... İran’a yeteri kadar giremedik. Rusya meselesinde ciddi zaman kaybettik. Kuzey Afrika’da iç karışıklıklardan dolayı kayıplar yaşadık. Bütün olumsuzluklara rağmen Türkiye, dinamik yapısıyla büyümeye devam ediyor. Bunda şüphesiz ekonomi yönetiminin işin başında olmasının, gerekli tedbirleri zamanında almasının, ilave teşviklerle iş dünyanın önünü açmasının katkısı büyük. Hızlı karar alabilme ve şoklara mukavemet gösterme kabiliyetimiz var. İhracatçı sektörlerin çok çeşitliliği ve esnek yapısı var. Bugün de Orta Doğu’da problemler bitsin diye beklerken yeni hadiseler çıkıyor. Katar meselesi gibi olaylarda ani refleks göstermemek lazım. ‘Kim bu işten fayda sağlıyor’un cevabını bulursak, olayın sorumlusu ortaya çıkar. Bu olaylar şu an işleri etkilemiyor. Tabii ki tedirginlik oluşuyor. Biz o bölgede herkesle iş yapıyoruz. Tarafı değil, işi tutarız. Umarım bir an önce çözülür, çünkü bu kanayan bölgede bir tane daha gerginliğe ihtiyacımız yok.

"KENDİ KENDİMİZE BÜYÜYEMEYİZ"

Gelecek hedefleriyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Vardan, şunları anlattı: Dünyanın 10’uncu büyük ekonomisi olacağız diyoruz. Kendi içimizde üretip, satarak bunu yapamayız. İhracat yapmak lazım. Bunun için senin malın daha kaliteli ve ucuz olmalı. AR-GE’ye, inovasyona yönelmeliyiz, katma değer üretmeliyiz. Yurt dışında da yatırım yapabiliriz. Burada en önemli mesele olarak finansman karşımıza çıkıyor ama bunu da üçüncü ülkelerle çözebiliriz. Stratejik yatırımları bir başka ülke ile birlikte yapabiliriz. ‘Kazan kazan ilkesi’ vardır. Biz buna üçüncü prensibi de katıyoruz ve ‘kazan kazan kazan’ diyoruz. Biz de, bizle birlikte yatırım yapan da, o ülke de kazansın. Temaslarımızda bu fikrin rağbet gördüğüne şahit oluyoruz.

"AFRİKA'DA BANKA ŞART"

“Afrika’da 39 büyükelçilik var, 40 tane iş konseyimiz var. İş yapabilmek için bu artacak. Cumhurbaşkanımız, tüm ülkelerde büyükelçilik istedi. THY de doğrudan uçabilmeli. Bir de para transferi için bankamız olmalı oralarda. Bu ciddi anlamda problem olabiliyor. Hâlâ Libya’da milyar doların üstünde alacaklar var. Ülkede dolar/dinar paritesi resmî olarak 1,5, sokakta ise 8, farka bakın! Adam sana 1 milyon dinar verdi, resmî kanaldan bozduramazsan 8’e böleceksin! Hiçbir şey kazandırmaz. O yüzden bankacılık sistemi çok önemli.

EYALETLERE YAKIN MARKAJ

“ABD’de yokuz! Oraya bir şey ihraç edecekseniz, standartları farklı. Uzak olduğumuz için handikabımız var. Bir de birbirimizi tanımıyoruz. Eyalet bazında teşkilatlanmamız gerektiğini anlattım. ABD 1 ülke değil, 50 ülke. Eyaletlerin bazıları birçok ülkeden daha büyük. Şimdi o çalışmalar yürütülüyor.”

"FIRSATLARA ODAKLANALIM"

“Açılmamış İran pazarı var. Burada yapabileceğimiz işleri düşünmemiz lazım. Son 7 aydır oraya ihracat artıyor. Dengeler oturuyor. Dünya ticaretinde bir gelişme olduğunu gözlemliyoruz. Moral, motivasyon yükselince, hareket de yükseliyor. Meseleleri değil, fırsatları görüp bunlara odaklanmalıyız.”

"ESKİ KAFALAR ARTIK DEĞİŞSİN"

“2019 seçimleriyle yeni bir sisteme gireceğiz. Eskiye ait olan alışkanlıkların topyekûn değiştirilmesi lazım. Bürokrasi, eğitim, yargı, yeni sisteme kendini adapte etmeli, zihniyet değişmeli. Bu şekilde gelecek vizyonlarımızı gerçekleştirebiliriz. Yoksa sıkıntı çekeriz. Eski kafalar artık evrilmek zorunda.”

18 AYDA 2 BİN 325 ETKİNLİK

Vardan “1 Ocak 2016’dan bu yana 2 bin 325 etkinlik yaptık. 577’si yurt dışında olmuş. 103 dış temsilciyi ağırladık. Ekim ayında iş konseylerimizin seçimli genel kurulları var. Başkanlar ve üyeler, performansa göre seçilecek. Değerlendirmeleri almaya başladık” dedi.