Salça, domates ürünleri, konserve ve ketçap markası Tat, 50’nci yılını kutluyor. Türkiye’de domatesin sanayi ürünü olmasına öncülük eden, Türk çiftçisine iş imkânı sağlayıp yatırım yapan Tat, yarım asırlık üretim serüvenini anlattığı basın toplantısını dün gerçekleştirdi. Tat Gıda Genel Müdiresi Arzu Aslan Kesimer, Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç’un 4 mevsimi yaşayabilen Türkiye’de tarımın önemine inanarak bu şirketin temellerini nasıl attığını “Vehbi Koç, gittiği her ülkede neyin nasıl yetiştirildiğini dikkatle izlemiş, Türkiye ile benzer iklimde olan Portekiz ve İspanya’daki domates tarımı dikkatini çekmiş ve Tat’lı serüven başlamış” sözleriyle anlattı. Bir yılda 65 milyon kutu/kavanoz domates ve domates ürünü üretildiğini, bugün Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın 3’üncü domates ürünleri üreticisi olan Tat’ın 50 yılda 2 milyar kutu salça ve 500 milyon şişe ketçap üretildiğini de ifade etti.
BELDEYE ADINI VEREN MARKA
Tat’ın kuruluşunun ardından domates sanayisinin geliştiğini, Türk çiftçisine istihdam sağlandığını anlatan Arzu Aslan Kesimer “Bu sayede üretim yaptığımız illerden başka illere göç olmadı. Mustafakemalpaşa, Bursa Karacabey ve İzmir Torbalı’da sezonluk çalışanlar harici 500 kişinin istihdam edildiği Tat fabrikalarımızda, sezonda çalışan sayısı 1.000’in üzerine çıkıyor. Çalışanlarımızın yüzde 26’sı kadın. Mevsimlik çalışanlar da var. Kadınlar yazları çocuklarının okul parasını kazanıyor, kızlar çeyiz hazırlıyor. Fabrikamızın bulunduğu Mustafakemalpaşa’da bugün 22 bin emekli yaşıyor ve onların 17 bini, iş hayatı boyunca en az bir kere Tat fabrikamızda çalışmış. Öyle ki ana işletmemizin bulunduğu beldenin ismi Kavaklı iken Tatkavaklı olarak değiştirildi, bu bizim için çok gurur verici” diye konuştu.

Sözleşmeli tarım öncüsü

Tarımın geleceğinin garanti sistemlerinden olan ‘sözleşmeli tarım’ da Tat tarafından başlatılmış. Çiftçiye uygun fide ve gübre desteği vermeye yıllar önce başlayan Tat, bugün 650’si sözleşmeli olmak üzere 1.000’in üzerinde çiftçiyle çalışıyor. Kesimer “Vehbi Bey, sistemi çiftçiye iyi tohum verip sürekli yüksek vasıflı ürün almak üzerine kurmuştu. Çiftçinin iyi ürünle iyi kazanmasını, bu paranın düzenli ve zamanında ödenmesini şart koşmuştu” diyerek sistemin önemini anlattı.