Dış politika uzmanları, Rusya'nın hava sahası ihlalleriyle NATO müttefiklerini test etmeyi ve güç gösterisinde bulunmayı amaçladığını, ancak Türk hava sahası ihlali sonrasında uçağının düşürülmesiyle uluslararası alanda ve iç politikada kendisini zora soktuğunu düşünüyor.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) Berlin ofisi direktörü Josef Janning, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Rus savaş uçaklarının son aylarda yalnızca Türkiye-Suriye sınırında değil, Avrupa'nın kuzeyinde de sık sık hava sahası ihlalleri gerçekleştirdiğine işaret ederek, "Rusya Batı ile bir savaş istemiyor. Ancak önemli bir dış politika aktörü olarak kabul görmek istiyor. ABD ile eşit olmasa bile ona benzer bir şekilde ciddiye alınmak istiyor. Ciddiye alınmazsa bunun olumsuz sonuçları olacağını göstermek istiyor" diye konuştu.

NATO müttefiklerinin provokasyon olarak değerlendirdikleri hava sahası ihlallerine karşı bugüne kadar temkinli hareket ettiklerini, gerilimi tırmandırmamaya özen gösterdiklerini ifade eden Janning, yaşanan gelişmelerin, bu ihlalleri yapan Rus hava kuvvetlerinin, Rusya yönetiminin siyasi desteğiyle hareket ettiğini gösterdiğini vurguladı.

Janning, "Rusya'nın Batı ile ilişkilerinin değişmesiyle birlikte bu hava sahası ihlalleri de artmaya başladı. Rusya bunu bilerek yapıyor. Rus pilotları, nerede olduklarını gösteren, yanlışlıkla başka bir ülkenin hava sahasını girmelerini engelleyecek her türlü teknolojiye sahipler" dedi.

Türkiye-Suriye sınırında meydana gelen olayda, Rus savaş uçağının sınıra çok yakın operasyon bölgesinde hata yapmış olabileceğinin düşünülebileceğini belirten Janning, ancak son aylarda birçok benzer ihlalin yaşanmış olması nedeniyle, Rusya'nın kasıtlı olarak Türk hava savunma sistemini test etmek istemiş olabileceği değerlendirmesinin de yapılabileceğini ifade etti.

Janning, "Rusların Türk hava savunma sistemini test etmek için böyle bir ihlal yapmış olmaları durumunda bile, Türkiye'den böyle bir karşılık alacaklarını tahmin ettiklerini sanmıyorum" değerlendirmesini yaptı.

Gerilim Rusya'nın aleyhine olur
Rusya'nın asıl amacının, Batı'ya karşı güç gösterisi yapmak olduğunu söyleyen Janinng, Rus uçağının düşürülmesinin ardından, Türkiye ile ilişkilerin gerilmesi durumunda, bu durumun Rusya'nın aleyhine olacağını söyledi.

"Rusya'dan gelen açıklamalardaki sert söyleme rağmen, gerginliği tırmandırmanın Rusların çıkarına olmadığını düşünüyorum" diyen Janning, şunları kaydetti:

"Türkiye ile ekonomi alanındaki projeleri askıya almak, Rusya'nın kendi çıkarlarına zarar verecektir. Türkiye'yi bir partner olarak kazanmak Rusya'nın çıkarınadır. Zira Ruslar, kendilerini dışlayan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya petrol ve doğalgaz taşımayı öngören projeleri engellemeye çalışıyorlar. Gazprom'un tekelinin devam etmesini sağlamaya çalışıyorlar. Son yıllarda Rusya Türkiye'yi ortak olarak kazanabilmek için çok çaba gösterdi. Türkiye coğrafi açıdan kilit bir önem taşıyor."

Hava sahası ihlali ciddi bir durum
Almanya'da iktidarda bulunan Hristiyan Birlik Partileri'nin (CDU/CSU) Meclis Grubu Dış Politika Sözcüsü milletvekili Jürgen Hardt, Rusya'nın Türk hava sahası ihlallerini eleştirirken, "Bir ülkenin hava sahasının ihlal edilmesi demek çok ciddi bir durumdur. Yine de tepki gösterirken, somut bir tehdit durumunun dikkate alınması ve ölçülü olunması önem taşımaktadır" dedi.

Hristiyan Demokrat Parti (CDU) milletvekili Hardt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ile Rusya arasında gerilimin tırmanmaması beklentilerini dile getirirken, "Rusya Devlet Başkanı Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en kısa zamanda ve doğrudan görüşmeleri büyük önem taşıyor. Ayrıca her iki tarafın da tepkilerden ve bunlara verilecek yanıtlardan söz ederken sorumluluklarının bilincinde olmaları gerekiyor" şeklinde konuştu.

Suriye'deki iç savaşa siyasi çözüm bulunmasına dönük başlayan Viyana sürecinin önemine dikkat çeken Hardt, son gelişmelerin, tüm küresel ve bölgesel aktörlerin masaya oturmalarını sağlayan bu sürece zarar vermemesini umut ettiklerini kaydetti.

İhlallerle NATO'nun tepkisini ölçmeye çalışıyor
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Rusya uzmanı Dr. Gustav Gressel, Rusya'nın son aylarda hava sahası ihlallerine sıklıkla başvurduğunu belirtirken, "Ruslar bilinçli olarak hava sahası ihlalleri gerçekleştiriyor, NATO müttefiklerinin tepki gösterme süresini ve hava savunma sistemlerini test etmeye çalışıyorlar" dedi.

Bu ihlallerin önceki aylarda Avrupa'nın kuzeyinde, Baltık Denizi ve Karadeniz üzerinde yoğunlaştığını ifade eden Gressel, "NATO'nun bu konudaki standart uygulaması, müttefik uçaklarının NATO hava sahasında karşılanması, Rus uçaklarını hava sahasından çıkarması ve tehlike geçene kadar hava sahasında onlara eskort etmesi şeklinde oluyordu" diye konuştu.

Gressel, Rusya'nın bir yandan NATO'ya karşı güç gösterisinde bulunduğunu, ancak diğer yandan doğrudan bir ihtilaftan kaçındığını belirtirken, şöyle devam etti:
"Rusya, Ukrayna'daki savaşı sürdüremeyeceğini, bunun kendisini giderek yalnızlaştırdığını görünce, Batı'nın yeniden kendisine yaklaşmasını sağlayacak bir gelişme aramaya başladı. AB'nin karşı karşıya kaldığı mülteci krizi ve dikkatlerin Ortadoğu ve Suriye'ye yönelmesiyle birlikte, burada operasyonlara girişmeye başladı."

Rusya'nın Suriye'deki operasyonlarında DAEŞ'i ve teröristleri hedef aldığını söylediğini, ancak gerçekte Esed rejimini ayakta tutmaya çalıştığını söyleyen Gressel, "DAEŞ'e karşı savaşmak Rusya için ve Esed için hiçbir zaman birinci öncelik olmadı. DAEŞ'in ortadan kalkması, Rusya'nın Batı'yla ilişkilerinde elindeki diplomatik kozun da kaybolması anlamına gelecektir. Rusya'nın acelesi yok. Bugüne kadar DAEŞ'e karşı yaptıkları, kapsamlı bir operasyon olmadı, sembolik kaldı" değerlendirmesini yaptı.

Gressel, "Rusya ve Esed rejimi, DAEŞ'e karşı mücadele etmenin, Halep çevresinde ve Suriye'nin kuzeyinde muhaliflerden bazı yerleri geri kazanmaya göre daha maliyetli olduğunu görüyor" şeklinde konuştu.