Nuri ELİBOL BRÜKSEL

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AB-Türkiye zirvesinde kendisini bir Avrupalı gibi hissettiğini belirterek, AB’nin Türkiye psikolojisini değişmiş olduğuna dikkat çekti. Gazetecilere Brüksel temaslarını değerlendiren Davutoğlu özetle şunları kaydetti:
Temaslar çok iyi geçti. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın katılması önemliydi. Kendi ülkesinde iklim zirvesi olmasına rağmen gelip zirveye katıldı. 28 ülkenin liderleri de mazeret bildirmeden zirvede bulundu. Bütün liderler Türkiye’yi övdü, en ufak bir eleştiri olmadı. Konuşurken kendimi hiç yabancı hissetmedim. İçlerinden biri gibi hissettim. Bizim en büyük şansımız Asya’da Asyalı gibi Afrika’daki Afrikalı gibi hareket edebiliyor olmamız. Türkiye’nin çok yönlü dış politikasının sonucu bu.
İtalya başbakanı Matteo Renzi, eski İtalya Başbakanları Romano Prodi ile Silvio Berlusconi’nin hiçbir konuda anlaşamadıklarını, anlaştıkları tek konunun Türkiye’nin AB üyeliği olduğunu söyledi. Türkiye’nin üyeliği konusunda ilk defa AB liderlerini hem fikir ve olumlu buldum. İngiltere, Finlandiya, Norveç zirveden önce komisyona ve Konseye mektup yazarak Türkiye’nin AB üyeliğinin hızlandırılmasını talep etmiş. Türkiye’ye muhalefet eden Avusturya bile vizenin kaldırılmasına destek verdi. Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği konusunda psikolojik ortam tamamen olumlu yönde değişmiş görünüyor.
İLİŞKİLER ETE-KEMİĞE BÜRÜNDÜ
 Bu psikolojik değişimin dışında beni memnun eden bir diğer husus, yapısal stratejinin de değişmiş olması. İlk defa AB-Türkiye ilişkisi ete kemiğe büründü. Yılda iki defa zirve yapacağız. Bundan sonra ne zaman zirve yapılacak diye kimse beklemeyecek. Üst düzey ekonomik diyalog mekanizması kuruyoruz. Bunun da görevi Gümrük Birliği’ni ‘upgrade’ etmek. Bununla birlikte üst düzeyde siyasal diyalog ve enerji diyaloğu kuracağız. Yani yapısal bir nitelik kazanıyor ilişkiler. Bu yapısal ilişkiler devam ettikçe Türkiye’nin stratejik ağırlığını hissettirmesi mümkün olabilecek. 

1 Kasım’da aldığımız sonuç sebebiyle bütün liderler “muhteşem bir seçim başarısı gösterdiniz. Avrupa’da bir başbakan bu oyu alsa olağanüstü bir durum olarak görülürdü” diyerek beni tebrik etti. 
Vize muafiyeti, halkımızın talep ettiği, beklediği önemli bir başlıktı. Mülteci sorunu olsa da olmasa da Geri Kabul Anlaşması’nın ön şartı vizelerin kaldırılmasıydı. Onlar da biliyorlar ki Türkiye’den AB’ye gidiş durdu. ‘Kaçak Türk işçisi’ diye bir kavram kalmadı. Türkiye’nin sağladığı iş imkanları bugün AB’de bile yok. Türkiye artık cazibe merkezi, 12 Eylül dönemi yok ki aydınlar, gazeteciler kaçsın. Avrupalılar bunu açık bir şekilde görüyor. Ekim 2016’da vize kalkacak. Ekim ayında inşallah konsoloslukların önünde kimse beklemeyecek. Gördüğünüz gibi Türkiye’nin alternatifleri, gideceği yollar hiç tükenmiyor. Her zaman kendimize yeni yollar yöntemler bulur, tarihin dar yollarına sıkışıp kalmayız. 
Birileri Avrupa’yı sadece bir dine ait olarak tanımlamaya çalışıyor, İslam’ı Avrupa için potansiyel bir tehdit olarak görüyor. İrlanda başbakanı çok güzel bir şey söyledi. ‘İslam bir barış dinidir’ dedi. Avrupalılar hangi İslam’ı seçeceklerine kendileri karar verecek. Türkiye’nin temsil ettiği İslam’ı mı, yoksa bazı radikal terör örgütlerinin temsil ettiğini söylediği sözde İslam’ı mı? DEAŞ nasıl bizi temsil etmiyorsa PEGIDA da, Miloşeviç de Hıristiyanları temsil etmiyor.

Hiçbir ülke bizden özür beklemesin

Hava sahasını koruduğu için Türkiye’nin suçlanamayacağını söyleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Biz bu gerginliği tırmandırmayacağız. Her seviyede Rusya ile konuşmaya hazırız. Bizden bilgi istiyorlarsa bu olayın teknik bilgileri paylaşmaya hazırız” dedi. Brüksel’de NATO Genel sekreteri Jens Stoltenberg ile ortak basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, “Hiçbir ülke bizden özür dilememizi beklemesin. Bizim eylemimiz savunma amaçlıydı. Türkiye Suriye sınırı bir NATO sınırıdır. İhlal sadece Türkiye’ye dönük bir ihlal değil, NATO’ya dönük bir ihlaldir. Onurlu bir ülkenin Başbakan’ı olarak söylüyorum, hava sahasını korumak bir hak değil, bir görevdir” ifadelerini kullandı. Rusya’nın ekonomik tedbirlerine de değinen Davutoğlu, “Geçtiğimiz krizlerde de Türkiye ekonomik yaptırımlara karşı durdu. Ruslar da kendileri ekonomik yaptırımlara karşıydı. Şimdi tutarsızlık yapılıyor. Türkiye’ye karşı aynı önlem uygulanıyor. Ukrayna ile ilgili olarak Rusya’ya karşı tedbirler alındığında Rusya eleştirel yaklaşmıştı” dedi. Aynı şeyi Rusya’nın şimdi Türkiye’ye karşı yaptığını kaydeden Davutoğlu, “Bu iki tarafın da menfaatine aykırı. Biz tedbirlere karşı sakin yaklaşacağız, bu gerginliği tırmandırmayacağız” diye konuştu.
Stoltenberg de Türkiye’nin önemli bir müttefik olduğunu söyleyerek, “Geçen hafta gördüğümüz, Rus uçaklarının Türkiye’nin hava sahasını ilk ihlali değildi. Türkiye NATO ile ilgili yeterince bilgi paylaştı. Başka kaynaklardan aldığımız bilgiler de Türkiye’nin verdiği bilgilerle tutarlıydı” dedi.   

Yeni hükümete 315 oyla güvenoyu 

Meclis, AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu başkanlığında kurulan 64. Hükümete, güvenoyu verdi. TBMM Genel Kurulu’nda, elektronik cihazla yapılan açık oylamaya 509 milletvekili katıldı. Hükümet, 194 ret oyuna karşılık 315 oyla güvenoyu aldı. Başbakan Davutoğlu, yaptığı teşekkür konuşmasında, şunları söyledi: Muhalefet demokrasilerin olmazsa olmaz şartıdır. Muhalefetimizin bu Meclis’te temsiline de eleştirilerine de her zaman saygı duyacağız. Burada her görüşü dinleyelim. Nezaket dışı ve şiddet dışında her şeye tahammül edelim. Bu Meclis’in çatısı altında kimseyi dışlamadık, dışlamayacağız. İlk fırsatta da sayın genel başkanlarla önümüzdeki 4 yılın temel konularını da görüşecek şekilde önü açık, hiçbir zaman limiti olmayan bir görüşme talebinde bulunacağım.