Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da soydaş kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmedeki konuşmasında, TBMM'de güvenoyu alan hükümetlerin başbakanlarının gelenek olarak ilk yurt dışı ziyaretlerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Azerbaycan'a yaptığını anımsattı. Davutoğlu, bu sefer bir başka geleneği başlatacaklarını ve üçüncü resmi ziyareti de Bulgaristan'a yaptıklarını söyledi.

Bulgaristan'ın Türkiye için sıradan bir ülke olmadığını ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Daha önce adım adım gezdiğim Bulgaristan'daki her şehri her köyü, Kırcaali'deki, Deliorman'daki her kutsal mekanı, Demir Baba'yı ve nicelerini hiç hafızadan çıkarmadım, çıkartmıyorum, çıkartmayacağım. Çünkü bu topraklar, bütün Balkan halklarıyla bizim birlikte inşa ettiğimiz köklü medeniyetin coğrafyalarıdır. 19. yüzyıl Filibe'nin resmini gördüğünüzde tam bir Bursa'dır. Rodopların güneyinde Gümülcine, İskeçe, Selanik, kuzeyinden Kırcaali aynı kültürün parçalarıdır. Dobruca ile Deliorman'ı ayırt eden sadece bir sınırdır ama köklü birlikteliği hissedersiniz."

Bulgaristan'daki kanaat önderlerinden Türkçe'nin en iyi şekilde korunması için çaba göstermeleri ricasından bulunan Davutoğlu, "Türkiye'deki okullardaki bazı şeyleri zamana bırakabiliriz ama Rumeli'de Türkçe'nin köklü şekilde yaşaması için alınacak tedbirleri geciktirmeyiz. Bu konuda kendinizi yalnız ve mahrum hissetmeyin. Bulgaristan'daki Osmanlı mirası eserler, sadece Türkiye'nin tarihi ecdat mirası değildir aynı şekilde Bulgaristan'ın kültürel mirasıdır. Aynı şekilde Türkiye'deki Demir Kilise başta olmak üzere Bulgar kültür mirası da bizim kültür mirasımızdır. Rumeli ile ilgili ecdat yadigarı mirastan, camiden, külliyeden herhangi bir tek taş dökülse ilgisiz kalan kurumlarımızdan bunun hesabını sorarız" diye konuştu.

"Soydaşlarımızın başmüftülük etrafında kenetlenmesi lazım"

Davutoğlu, Bulgaristan'da yaşayan Türkler'den soydaş gençlere tarihi bilinci vermelerini de isteyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dilini ve tarihi kimliğini kaybeden bir toplumu yaşaması mümkün değil. Sizler en zor şartlarda direnerek her şeyi korudunuz, şimdi kolay günlerde bunları geliştirme vakti. Bu kültürel mirasa hep beraber sahip çıkmamız önem taşıyor. Dini geleneklerimizin sürdürülmesi için başmüftülüğümüz çerçevesinde ne tür destek isteniyorsa yapacağız. Sayın Borisov ile yine görüşmemizde başmüftülüğün tescili konusunda gerekli desteği vermesini bir kez daha rica ettim. Daha önce bu destek verilmiş ve problem çözülmüştü. Şimdi yeni bir süreç başlamış. Latifeyle karışık orada da zikrettim, Jivkov döneminde hiçbir şey kalmadı elhamdülillah, bir Nedim Gencev kaldı hala uğraşıyoruz. Nasıl bir şekilde yetiştirilmiş ki biz problemi çözeriz o gelir ortalığı karıştırır. Buna karşı soydaşlarımızın başmüftülük etrafında kenetlenmesi lazım. Bu sizin kurumunuz."

"Bizim topluluklarımız arasından DEAŞ çıkmaz"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan'da yaptığı açıklamada, "Bizim topluluklarımız arasından DEAŞ çıkmaz. Diğer kavimlere olumsuz anlamda bakan kimse çıkmaz. Kendi kimliğini koruyan, herkesle barış içinde yaşayan, sunan bir gelenekten geliyoruz. Bugün İslam dünyasının içinde çıkan DEAŞ benzeri fitne toplulukları ne kadar İslam'ı temsil etmiyorsa, o aşırı ırkçı ve faşist yaklaşımları benimseyenler de Hristiyanlığı ya da Bulgaristan'ı temsil edemezler. Her ikisine karşı da hepimizin açık bir tavır içinde olmamız lazım" dedi.