Başbakan Ahmet Davutoğlu, Anayasa Uzlaşma Komisyonunun dağılmasına ilişkin, "Bir kez daha bütün siyasi partilere çalışmaların devamı yönünde çağrıda bulunuyorum ve ön şart olmaksızın her konunun konuşabileceği bir çerçeveyi masada tutmamız gerektiğini ifade ediyorum" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Vilayetler Evi’nde gerçekleştirilen Bilim ve Teknoloji Kurulu’na katıldı. Davutoğlu, yaptığı konuşmada, bilimsel gelişmelere bakıldığında 3 asgari unsurun bilimsel gelişmenin önünü açtığının görüldüğünü belirterek, bunlardan birincisinin istikrar, ikincisinin fikir özgürlüğü, üçüncüsünün ise ilimsel ve bilimsel paradigmayı sosyal hayata yöneltecek ekonomik kalkınma olduğunu ifade etti. İstikrarın ve özgürlüğün olmadığı yerlerde bilimsel gelişmenin sağlanamayacağına işaret eden Davutoğlu, bilimsel strateji bağlamında Türkiye’deki bilim insanlarını cezbecek şekilde bilimsel altyapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. Bölge ülkelerde yaşanan krizlerin Türkiye’yi cazibe merkezi haline getirdiğine işaret eden Başbakan Davutoğlu, herkesi sevindiren bir gelişme trendinin görüldüğünü ifade etti. Türkiye için tehdit teşkil eden terör faaliyetlerine karşı omuz omuza verilmesi gerektiğini anlatan Davutoğlu, Türkiye’nin bu tehditler karşısında bütün akademisyenler, aydınlarla hareket edilmesinin önem taşıdığını belirtti. Davutoğlu, bu dönemde özellikle de belli şehirlerde yoğunlaşan terör tehdidi karşısında bilim adamlarının açık ve net tavırla bu gelişmeler karşısında ortak bir tutum sergilemelerinin önem taşıdığını anlattı.

"YÜKÜMLÜYÜZ"

İkinci önemli husus olarak vurgulanan demokrasi bağlamında Türkiye’nin, bilimsel özgürlüğün tahkim edildiği dönemi 2002 yılından beri yaşadığını belirten Davutoğlu, demokrasinin en büyük güç olduğunu, bundan sonra da demokratikleşme yönünde atılacak adımların yoğunlaştırılacağını ve büyük reform çabalarına öncülük edileceğini ifade etti. Düşünce özgürlüğünü sınırlayan, eleştirel bakışı kısıtlayan her türlü yaklaşımın karşısında olduklarına dikkati çeken Davutoğlu, "Özellikle demokratikleşme çerçevesinde en önemli reform adımlarımızdan biri olan sivil anayasanın gerçekleşmesine büyük önem veriyoruz. 12 Eylül dönemini hatırlayacaksınız. Askeri ihtilallerin, terörün nasıl olumsuz durum oluşturduğunu önce bilimadamları hissetti. Biz 12 Eylül, 28 Şubat gibi düşünce özgürlüğünü yok eden tecrübelerden sonra gerçek anlamda bilimsel hayatı teşvik edecek demokratik hayatı sağlamakla yükümlüyüz. Türkiye’de bütün kurumların hakettiği ve hedef olarak gördüğü temel çerçeve içinde, Türkiye’nin kalkınmasına katkıda bulunmak için demokrasimizin güçlendirilmesi şart. Hükümeti kurar kurmaz, 1 Kasım’dan sonra, siyasi parti liderlerini ziyaret ederek demokrasinin, demokratikleşmenin önemli ayağı olan sivil bir anayasanın Meclisimiz tarafından yapılmasını teminen görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmeler neticesinde oluşan olumlu atmosfer de gözönünde bulundurularak, Sayın Meclis Başkanımıza yeni anayasa uzlaşma komisyonu konusunda adım atılmasının vaktinin geldiğini ifade etmiş ve kendisini bu anlamda bir sürecin başlatılması için teşvik etmiştim. Sayın Meclis Başkanımız da bütün siyasi partilere böyle bir anayasa komisyonu oluşturulması için davette bulundu. Bizler de her bir partinin eşit sayıda katılımını öngören Anayasa Uzlaşma Komisyonunun oluşması için gerekli çalışmaları yapmıştık" diye konuştu.

ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU MASASININ DAĞILMASI

"Dün yaşadığımız gelişme bu olumlu atmosferi son derece olumsuz etkileyen bir sonuç doğurdu" diyen Davutoğlu, "Dün, anamuhalefet partisinin temsilcileri, belli konuların kesinlikle masada olmayacağını ifade ederek, komisyon çalışmalarını katılmayacaklarını zikrettiler. Herşeyden önce şunu ifade etmek isterim, eğer Anayasa bütün toplumu kuşatan bir mutabakat ile gerçekleşecekse her konu masada olabilir. Hiçkimse bir diğerine şu konu masada olsun ya da olmasın diye bir husus dikte etmemelidir. O bakımdan, biz dünkü gelişmeden sonra yaptığımız değerlendirme ile bu çalışmaların devamı mahiyetinde AK Parti olarak ekibimizle birlikte komisyonda yer alacağımızı ifade ettik. Buradan bir kez daha bütün siyasi pratilere çağrıda bulunuyorum, Türkiye’nin ve gelecek nesillerin en önemli teminatı özgürlükçü ve katılımcı bir demokrasinin en önemli ana unsuru sivil özgürlükçü ve katılımcı anayasadır. Bunun yapılması için hiçbir şart öne sürmeden, hep beraber elimizden gelen gayreti göstermek bir masa etrafında her türlü siyasi fikri tartışmak ve sonunda milletimizin bizden beklediği şekilde bir uzlaşıyla beraber bir anayasayı siyasi, sosyal hayata kazandırmak hepimiz için görev telakki etmektedir. Bir kez daha bütün siyasi partilere çalışmaların devamı yönünde çağrıda bulunuyorum ve önşart olmaksızın her konunun konuşabileceği bir çerçeveyi masada tutmamız gerektiğini ifade ediyorum. Sayın Meclis Başkanımızdan da başlattığı bu güzel teşebbüsü devam ettirme yönünde iradesini sürdürmesini rica ediyorum. Her ne surette olursa olsun, biz Türkiye’de herşeyi konuşabilmeliyiz. Birbirimize tahammül etmeliyiz, ön şart koymadan ülkemizin geleceğini konuşabilmeliyiz. Bu, aynı zamanda bilimsel hayatla da doğrudan irtibatlı bir husustur. Özgürlüklerin geliştiği, derinleştiği bir ortamda bilim hayatımız da canlılık kazanacaktır. Bir kez daha bütün sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilere bu yöndeki çalışmalara katkıda bulunma çağrısında bulunuyorum" açıklamasında bulundu.

Tarih boyunca ekonomik kalkınma ile bilimsel hayat arasında doğrudan irtibat olduğunu anlatan Davutoğlu, ekonomik kalkınma ile elde edilen potansiyel bilimsel paradigmanın gelişmesine katkıda bulunduğunu ifade etti. Yazılım, robot teknolojisi ve yapay zekanın kullanıldığı döneme değinen Davutoğlu, yeni bilgi felsefesine intibak edenlerin önümüzdeki dönemde ekonomik kalkınmayı yönlendiren ülkeler olacağına dikkati çekti. Davutoğlu, "Bugün ele alacağımız hususlardan birisi de nükleer teknolojinin gelişmesi olacak. Bütün bunlar bizim önümüzdeki döneme rekabetçi olarak hazırlanmamızı sağlayacak" dedi.

AR-GE REFORM PAKETİ

Ar-ge Reform Paketi’ye ticarileşme anlamında önemli teşviklerin ekonomi sektörüne sunulacağını anlatan Davutoğlu, Arge ve tasarım merkezlerinde yapılacak istihdam hakkında bilgi verdi. Ar-Ge desteklerinin hem nitel hem nicel olarak değiştirilmesi yönünde adımlar atılacağına işaret eden Davutoğlu, "Hep beraber yeni bilimsel paradigmayı ülkemize uyarlamak, aynı zamanda geliştirmek ve derinleştirmek, evrensel bilgiye katkıda bulunmak için bugün alacağımız kararlar önem taşıyor. Geleceğin Türkiye’sini de inşa etmek anlamında teknoloji ve bilim alanındaki gelişmeleri toplumumuza sunmanın bilincini taşıyoruz" diye konuştu.

Demokratikleşme programları ve reformları ile yeni, sivil ve özgürlükçü bir anayasa ile önümüzdeki dönemde örnek alınan bir ülke konumunun sürdürüleceğine işaret etti.