Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ASKON tarafından düzenlenen İstişare Toplantısı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

HDP Milletvekillerinin Ankara'daki canlı bombanın taziyesi için kurulan çadıra ziyarette bulunmalarını değerlendiren Kurtulmuş, "Burası sözün bittiği yer. Bu açık bir şekilde bu mille katleden hainlerle işbirliği içinde olmak, bu hıyanete orta olmak, bu terör saldırılarına taraf olmaktır. Milletin karşısına geçmektir, bunu izah etmenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Bir kere daha HDP'lilere şu tavsiyede bulunmayı borç biliyorum. Parlamentoda siyaset yapıyorsunuz. Türkiye'de aslolan bu kadar karışık ortamda dahi siyasi zeminin açık tutmak. Siyaset zeminin açık tutmanın yolu ise terör ile aralarına mesafe koymaktan geçiyor. HDP’nin terör ile arasına mesafe koymasını bekliyoruz. Ama biz bunu beklerken, hiçbir şekilde kabul edilemeyecek böyle bir davranışı şiddetle kınıyoruz" diye konuştu.
Kurtulmuş "bu konunda bir soruşturma açılacak mı" sorusuna ise "Bu bizim işimiz değil, ilgili savcılar gerek duyarsa soruşturmayı açarlar" yanıtı verdi.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, ABD ve Rusya'nın Suriye'de ateşkes konusunda anlaştığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi: "Bunu daha evvel paylaştık. Ayın 27’sinde Suriye ve Rusya'nın öngörmüş olduğu ateşkes yürürlüğe girecek. Biz ateşin kesilmiş olacağı ihtimaline dahi olumu bakıyoruz. Ateşkes eğer uygun şekilde devam ederse, 6 ay süre ile müzakere süreci olacak. Özellikle Rusların 30 Eylül'den bu yana hava saldırılarını biliyoruz. Bu sortilerin yüzde 90’ı ılımlı muhalifler ve sivil halka yönelik. Sadece yüzde 10 DAEŞ'e yapılmış. Bu ateşkes sürecinde DAEŞ ile mücadele ortak hedefi de var. Rusların bunu bahane ederek sivil halkı ve muhalifleri bombalamaması şarttır. Bu ateşkesin ciddi olup olmadığını ortaya koyacak esas tavır budur. Eğer Ruslar bombalamaları durdurursa, ateşkes konusunda mutabakat önemli bir sonuç verir. Onda sonra geçici bir hükümet kurulacak. Rusya ve İran Esad'lı bir geçiş süreci, onun dışındaki diğer ülkeler ise Esad'sız bir geçiş süreci istiyor. Çünkü Suriye halkına zulmeden bir yönetimi bundan sora iş başında durmaması asıl olan. Ümidimiz barışın bir an önce gelmesidir".
Kurtulmuş, yasadışı göç konusunda alınan önlemlerin sorulması üzerine, "Bir takım önlemler aldık. Suriye'deki mülteciler gelip kendisini kayıt altına alıyoruz. 3 milyon bizim bilgimiz içinde sığınmacı var. Ayrıca özellikle doğu Akdeniz göç yollarında bir ülkeyiz. Türikye'nin ekonomik gelişmişliği dolayısıyla artık hedef ülke haline gelmiş mülteciler bakımında. Sadece 2015 yılında 156 bin göçmen yakalandı. Bu sürdürülebilir değil. Bunun için bir takım tedbirler alıyoruz. Geçen sene 4 bin üzerinde organizatör yakalandı. Bunların 2 bine yakını tutuklandı. Bu konudaki tedbirlerimizi en üst seviyeye çıkarıyoruz. Yasa dışı göçmen ticareti yapanların suçları, sıradan bir suç olmaktan çıkarılıp terör suçu haline getirilecek. Bu insafsızlıktı, bu insanlığa düşmanlıktır. Onların çoğu yollarda telef oluyor. Bunu bir terör suçu olarak kabul edeceğiz. Biz yasa dışı göçle mücadelemizi sürdüreceğiz. Göçmenleri geri gönderme ile ilgili merkezler yapılacak. Buralarda yakaladıklarımızı bir müddet tutarak iade edeceğiz. Biz de Türikye’nin bütün sınırlarına duvarlar örsek yine bu işten kurtaramayız. Dünyanın bu göçmen meselesine karşı tedbirler alması lazım. Önümüzde Mayıs ayında İstanbul'da yapılacak Dünya İnsani Zirvesi bu anlamda fikirlerin öne çıktığı bir toplantı olur umarım. Bizim için göçmen krizi insani bir kriz, batıdakiler için ise bir şark meselesidir. Doğunun sorunudur. Önemli bir kesim böyle düşünüyor. Bundan kurtulmaları lazım. Göçmen sorununa bakışlarının yeniden formatlanması lazım".