Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin yayımladığı bildiriye imza attıkları için haklarında soruşturma başlatılan İstanbul'daki bir grup akademisyen ortak açıklama yaptı.
Eski Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Esra Mugan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kıvanç Ersoy ile eski Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası'nın Beyoğlu'ndaki 6 numaralı şubesinde düzenledikleri toplantıda hazırlanan ortak metni okudu.
Bildiriye imza attığı gerekçesiyle üniversitedeki görevine son verildiğini söyleyen Camcı, "barışı talep eden akademisyenlere yönelik baskıların muhalif görüşleri tasfiye amaçlı olduğunu" ileri sürdü.
Camcı, "Adli soruşturmaya uğrayan hiçbir arkadaşımızı yalnız bırakmayacağız, adliyelerde dayanışma içerisinde davaları takip edeceğiz. Sur'da ve diğer bölgelerde akademik nöbette olacağız. Barış için akademisyenler metni imzacılarının işten çıkartıldığı üniversitelerin önünde sokak dersleri düzenleyeceğiz. Akademik üretim alanımızı korumakta, barış talebimizi yüksek sesle dile getirmeye devam etmekte ısrarcıyız" şeklinde konuştu.

Devlet kasıtlı ve planlı kıyım yapıyormuş
Bildiriye imza attıktan sonra Nişantaşı Üniversitesi'nden atıldığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Kaya ise "Üniversite yönetimlerine boyun eğmedikleri için birçok imzacı hocaya disiplin soruşturması açıldığını, bazı hocaların ise üniversitelerden uzaklaştırıldığını" savundu.
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mugan da hafta başı itibarıyla savcılığın kendilerine yönelik soruşturma başlatılması için harekete geçtiğini aktararak, "Meslek hayatımıza yönelen tüm tehditlere rağmen geri adım atmayacağımızı belirtmek istiyoruz" dedi.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersoy ise Adalet Bakanlığı'na sunulan ve güvenlik güçlerine terörle mücadelede yeni yetkiler sağlayacak yasa tasarısını eleştirdi.
Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi adıyla bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiride, güvenlik güçlerinin terörle mücadele çalışmaları ve sokağa çıkma yasakları bahane edilerek "kasıtlı ve planlı kıyım yapıldığı" öne sürülmüştü.