Uluslararası Medeniyet ve Siyaset Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen "Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye" konulu seminer, Prof. Dr. Dedeoğlu'nun katılımıyla Siyaset Vakfında yapıldı.

Dedeoğlu, ABD'nin Irak müdahalesinin Ortadoğu'da tüm dengeleri altüst ettiğini belirterek, Türkiye'nin, bu süreçte bir seçim yapmak ve yeni bir açılım alanı olarak Suriye'yi kendine yakın tutmak zorunda olduğunu anlattı.

Beril Dedeoğlu, Suriye'de Esed rejiminin ayakta kalması için Rusya'nın ne gerekiyorsa yaptığına işaret ederek, "ABD'nin politikası, Rusları kazanarak Çin'i dize getirmekti. Obama, ısrarla Rusya'yla ittifak arayışına girdi. Burada oyunu bozan ise AB ülkeleri oldu. Ukrayna krizinde ilk yaptırımları uygulayan Avrupa ülkeleri oldu. Bu süreçte Almanya ile Rusya karşı karşıya geldi. Yaptırımlar Almanya'yı olumsuz etkiledi fakat ABD hiç zarar görmedi" diye konuştu.

DAEŞ terör örgütünün ortaya çıkmasıyla Suriye krizinin devletler arasında mücadele alanına döndüğünü vurgulayan Dedeoğlu, bu durumun karmaşanın ve krizin artmasına neden olduğunu aktardı.

Dedeoğlu, şunları kaydetti:

"PKK, Türkiye'nin Suriye'de yapıcı rol oynamasının önündeki en temel engel oldu. Hem Rusya hem de ABD'nin politikalarına zarar verdi. Türkiye'nin, hem müttefikleri hem de Rusya ile olan ilişkilerine zarar verdi. Şu ana kadar Suriye'de kim kaybetti, kim kazandı diye bakmak lazım. Kabul etmek lazım ki en büyük zararı Avrupa ve Türkiye gördü. Süreçten Rusya ve Putin kazançlı çıktı. ABD de bu süreçte sıfır maliyetle bir üs kazandı. Yarı kazançlı çıkan İran oldu. İsrail ise bu oyunda kaybeden oldu. Türkiye, bu gemiyi daha istikrarlı bir rotaya çevirme kapasitesine sahip. Bazen yavaş dönüşler, daha büyük çatışmaların ortaya çıkmasını engeller. Türkiye'nin Suriye'de savaşa sokulması için oynanan oyunların sayısını ben bile hatırlamıyorum ancak bu savaşa girmeyerek Türkiye, tarihi bir doğru yaptı."