Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, insani trajedilere son vermeyi, vatandaşların vizesiz seyahat etmesini, gümrük birliğinin güncellenmesini, fasılların açılmasını istediklerini belirterek, "Eğer AB sözünde durmazsa, biz de Geri Kabul Anlaşması dahil diğer anlaşmaları iptal ederiz." dedi.

Çavuşoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda kendisi hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde eleştirileri yanıtladı.

DAEŞ ile PKK arasında fark görmediklerini, DAEŞ, PKK, PYD, YPG, hepsinin terör örgütü olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, bunlarla mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'de DAEŞ ile mücadele konusunda en fazla desteği veren, eğit-donat konusuyla DAEŞ'e karşı mücadele eden unsurlara katkı sağlayan ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, 41 bin kişiye ülkeye giriş yasağı koyduklarını, 3 bin 300 kişiyi yakalayarak ülkelerine teslim ettiklerini, Belçika'daki terör saldırısını gerçekleştiren bir teröristin de buna dahil olduğunu vurguladı.

Oluşturdukları risk analiz üniteleriyle 9 binden fazla kişiyi mülakata tabi tuttuklarını, bunların 2 binini havaalanından geri çevirdiklerini kaydeden Çavuşoğlu, bin 200'den fazlası yabancı olmak üzere DAEŞ ile bağlantısı olduğu şüphelenilen 2 bin 800 kişinin gözaltına alındığını, binden fazlasının tutuklandığını bildirdi.

Bakan Çavuşoğlu, iyi niyetle bakanların, kendilerinin bu çabalarını göreceğini dile getirerek, "Ama art niyetli bakanlar, bugün bölgede şiddetle arasına mesafe koyamayanlar eskiden Kandil'den talimat alıyorlardı, şimdi bir de kuzey Suriye'den YPG'dan talimat alanlar bunu göremez. Terör örgütünün güdümünde siyaset yapanların bunu görmesini beklemek zaten saflık olur." diye konuştu.

"Etrafımızdaki sorunların hiçbirinden Türkiye sorumlu değildir"

Tüm dünyanın gözünün Türkiye'de ve Türkiye'nin dış politikasında olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Etrafımızda yaşanan bu sorunlara baktığımız zaman bunların hiçbirisini Türkiye çıkarmadı. Ve bunların hiçbirisinde de Türkiye sorumlu değildir. Türkiye sadece bu sorunları aşabilmek için, çözüm üretebilmek için bazen bireysel olarak tek taraflı, bazen uluslararası örgütlerle ya da bölgede oluşturduğumuz mekanizmalarla katkı sağlamaya çalışıyor. Biz her zaman varolan sorunlarla ilgili de ortaya çıkacak fırsatlarla ilgili de dünya insanlığı için düşüncelerimizi de söylüyoruz. Ama sadece düşünce değil, çabalarımızı da ortaya koyuyoruz. Bölgedeki çabalarımız ortada."

"Çözüm için en aktif destek veren, çalışan ülke Türkiye'dir"

Suriye'de yaşanan krizin, Türkiye'nin başından bu yana hassas yaklaştığı bir konu olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, bu ülkedeki gelişmelerin istikrar ve güvenliğe yansıması olduğunu vurguladı.

Suriye'deki ihtilaf için kesin çözümün, siyasi çözüm olduğunu her platformda söylediklerini anlatan Mevlüt Çavuşoğlu, "Uluslararası arenada bu sorunun çözümü için en aktif destek veren, çalışan ülke Türkiye'dir. Suriye'de siyasi bir çözüm için tüm oluşumların içinde Uluslararası Suriye Destek Grubu, DEAŞ'a karşı oluşturulan koalisyon olmak üzere, Birinci Cenevre görüşmelerinde orada bulunarak ve şimdi yeniden başlayan Cenevre görüşmelerinde de özellikle muhalefetin orada olmasını sağlayarak, siyasi çözüme en aktif katkı sağlayan ülke Türkiye'dir. Bugün Suriye'de ve bölgede çözüm umudu varsa, mutlaka bunda Türkiye'nin önemli bir rolü vardır." diye konuştu.

"PYD, YPG etnik temizlik yapıyor"

Ayn el Arap'ta DAEŞ yoksa, bunun Türkiye sayesinde olduğunu ifade eden Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin oradaki Kürtlere karşı insani duyarlılıkla hareket ettiğini, PYD ve YPG'nin ise kendisi gibi düşünmeyenleri sürgüne yolladığını söyledi.

Çavuşoğlu, "Bugün Kuzey Irak'ta, Türkiye'de, Avrupa'nın değişik şehirlerinde, Suriye'den PYD, YPG tarafından sürülen Kürtler var. Onları da dinlemenizi rica ederim. Diyebilirsiniz ki 'Bu AK Parti'nin görüşü'. Hayır, öyle değil. Uluslararası Af Örgütü, BM ve diğer bağımsız kuruluşların raporlarında bunu görebilirsiniz. PYD, YPG şu anda bulunduğu şehirlerde etnik temizlik yapıyor. Siz de bunu meşru bir parti gibi göstermeye çalışıyorsunuz, bir terör örgütünü. Türkiye'de PKK'yı gösterdiğiniz gibi. Dolayısıyla tüm uluslararası camiada bu konudaki tutumumuzu devam ettireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

"Mezhepçiliğin her türlüsünü reddediyoruz"

Mezhepçiliğin her türlüsünü reddettiklerini, ellerinin tersiyle ittiklerini ifade eden Çavuşoğlu, mezhepçiliğin çok tehlikeli olduğuna dikkati çekti.

Mevlüt Çavuşoğlu, mezhepçilik yapan ülkelere uyarılarını yaptıklarını, en güzel cevabı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İslam Zirvesi'nde, "Ne Şiiyim, ne Sünniyim ben Müslümanım elhamdülillah." diyerek verdiğini anımsattı.

Çavuşoğlu, Suudi Arabistan'a da İran'a da aynı yaklaştıklarını dile getirerek, bölgede istikrar ve güvenlik için kardeşler arasındaki istikrarı sağlamanın görevleri olduğunu anlattı.

"Bu noktaya gelmesini biz de istemezdik"

Çavuşoğlu, "Biz gücümüzü de bölgedeki sorunları da kapasitemizi de biliyoruz." diyerek, bölgedeki huzur ve istikrar için çok önemli mekanizmlar gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Mevlüt Çavuşoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, Dışişleri Bakanlığı döneminde Balkanlar ve Kafkaslarda kurduğu üçlü mekanizmaların artık kurumsal hale geldiğini vurguladı.

Rusya ile uçak düşürme olayından sonra ilişkilerde gerilim olduğunu anımsatan Çavuşoğlu, "Rusya ile ilişkilerimizin bu noktaya gelmesini biz de istemezdik. Ama Rusya'ya biz her zaman doğruları söyledik. Başından beri Kırım'ın ilhakını tanımadığımızı söyledik, dünyanın gündeminde tutacağımızı söyledik, tutuyoruz. Rusya'nın Suriye'ye gelmesiyle hiçbir ilgisi yok. Başından beri Kırım politikasında son derece netiz. Kırım Tatar kardeşlerimizi yalnız bırakmıyoruz. Kırım'a gayriresmi insan hakları heyeti gönderdik." şeklinde konuştu.

"Bu ithamları doğru bulmuyorum"

ABD, NATO, Avrupa Konseyi, AGİT, BM ile ilişkilerini her zaman dinamik tuttuklarını vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, Başbakan Davutoğlu ile bu gece Strasbourg'a gideceklerini, Davutoğlu'nun Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin onur konuğu olacağını, Genel Kurul'a hitap edeceğini söyledi.

Çavuşoğlu, "Türkiye dışlanıyor, hiçbir yerde yer bulamıyor" ithamlarına katılmadığını, doğru bulmadığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, ABD ziyaretinde havaalanında karşıladığına yönelik eleştiriler üzerine Mevlüt Çavuşoğlu, Helsinki'de de Davutoğlu'nu saat 02.00'de karşıladığını anlattı.

Çavuşoğlu, Erdoğan'ı da Davutoğlu'nu da karşılamaktan gurur duyduğunu anlattı.

AB ile yaptıkları anlaşmaya ilişkin ise Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Biz insani trajedilere son vermek istiyoruz, insanlarımızın vizesiz seyahat etmesini, gümrük birliğinin güncellenmesini, fasılların açılmasını istiyoruz. Eğer AB sözünde durmazsa, biz de Geri Kabul Anlaşması dahil diğer anlaşmaları iptal ederiz. Zaten anlaşmaların içeriğinde de bu var. Dolayısıyla AB'nin sözünde durması lazım. Bizim dış politikamızın en önemli önceliklerinden biri insani yardımdır. Bu insani yardımı da sonuna kadar yapmaya devam edeceğiz."

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.