Abdullah, ABD ordusunun Afganistan-Pakistan sınır bölgesinde insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıda öldürülen Taliban örgütünün lideri Mansur'un, Afganistan'daki bütün terör eylemlerinden, sivillere ve ülkedeki uluslararası kurumlara yönelik şiddetten sorumlu olduğunu söyledi.

Öldürülen Taliban örgütü lideri Molla Ahtar Muhammed Mansur'un El Kaide, hatta DAEŞ gibi birçok terörist yapıyla derin ve yerleşik bağlarının olduğunu vurgulayan Abdullah, Mansur hakkında şöyle devam etti:

"Müzakereye karşı duruşu çok sertti, müzakere masasına oturmayı reddetti. Afganistan halkına yönelik çirkin saldırılar yaptı. Şimdi, yeni bir aşamaya geçildi. Bu, kendi halkını öldürmeyi bırakma fırsatını değerlendirmeyenlerin sonu oldu, aynı zamanda da fikirlerini şiddetle, terörist gruplarla bağ kurarak ve kendi halkını öldürerek savunanlara başka seçenekler de olduğunu yeniden gözden geçirmeleri fırsatını verdi."

Dünya İnsani Zirvesi

Dünya İnsani Zirvesi'ne Türkiye'nin ev sahipliği yapmasının önemine dikkati çeken Abdullah, "Türkiye'nin mülteciler örneğinde olduğu gibi karşı karşıya kaldığı insani durumlar ve ortaya koyduğu çabalar göz önünde bulundurulduğunda, zirve doğru zamanda ve doğru yerde yapılıyor." diye konuştu.

Türkiye'nin milyonlarca sığınmacıya kapılarını açtığına işaret eden Abdullah, "Türkiye mülteci krizi karşısında elinden gelenin en iyisini ortaya koyuyor." dedi.

Abdullah, Türkiye'nin Afganistan'ın dostu olduğunu ve ikili ilişkilerin iyi olduğunu belirterek, "Türkiye Afganistan'daki istikrar çabalarının bir parçası. NATO kapsamında Türk askeri kuvvetleri Afganistan'da ve Türkiye'nin Afganistan'a uzun vadede destek taahhüdü var." ifadelerini kullandı.