Muğla'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, 3'ü firari, 43'ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliye binasındaki salonların fiziki yetersizliği nedeniyle Muğla Ticaret ve Sanayi Odasının salonunda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar, geniş güvenlik önlemleri altında getirildi. Sanıklar, jandarma eşliğinde mahkeme salonuna alındı. Sanıklar ve yakınları ile taraf avukatlarının hazır bulunduğu duruşmaya başlandı. Duruşmaya şehit polis memuru Nedip Cengiz Eker'in anne ve babası da katıldı. Duruşmada, sanıkların esas hakkındaki savunmaları alınacak.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir numaralı şüpheli olduğu iddianamede, sanıkların, "Cumhurbaşkanına suikast", "Anayasa'yı ihlal", "yasama organına karşı suç", "hükümete karşı suç", "silahlı terör örgütü yöneticisi olma", "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme", "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs etme", "kasten öldürmeye teşebbüs", "zincirleme şekilde cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "zincirleme şekilde silahla tehdit", "Cumhurbaşkanına hakaret", "zincirleme şekilde kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret", "kamu malına zarar verme", "mala zarar verme", "nitelikli olarak konut dokunulmazlığının ihlali" ve "nitelikli yağma" suçlarından cezalandırılmaları isteniyor.

Saldırıyı gerçekleştiren FETÖ'nün "suikast timi"ndeki biri firari 37 asker için en az 6'şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.

"MAKUL SÜRE VERDİK"
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince, adliyedeki salonların fiziki yetersizliği nedeniyle Muğla Ticaret ve Sanayi Odasının salonunda görülen davanın dördüncü duruşmasında sanıkların esas hakkındaki savunmaları alınmaya başlandı.  Duruşmanın başında sanık avukatlarının çoğu, esas hakkında savunma için yeterli zaman verilmediği iddiasıyla süre talebinde bulundu. Sanıkların çoğunluğu da savunmalarının hazır olmadığını belirtti. Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, süre talebiyle ilgili yoğun başvuru olduğunu, talepleri hafta başında değerlendireceklerini söyledi.

Yasada "İddianamenin tebliğinden sonra en az bir hafta süre verilir." hükmünün yer aldığını belirten Baştoğ, "Aralık ayında iddianamenin tebliğinden sonra 2 ay süre verdik. 'Esas hakkındaki mütalaanın ardından makul bir süre tanınır.' deniliyor. Biz de 20 gün süre verdik ve bu, makul bir süredir. Savunması hazır olanlarla başlamak istiyoruz." diye konuştu.

Baştoğ, önce sanıkların, ardından avukatlarının dinleneceğini belirtti.

ÜNSAL COŞKUN SAVUNMASINI YAPTI
Savunmasının hazır olduğunu belirten dönemin Kara Havacılık Komutan Vekili ve Kara Havacılık Okul Komutanı eski tuğgeneral Ünsal Coşkun dinlendi.  Coşkun, darbe girişimi gecesi gerçekleştirdiği telefon konuşmalarının rutin faaliyetlere ilişkin olduğunu savundu.  Kara Havacılık Komutanlığının görevinin sadece helikopterleri tahsis etmek olduğunu öne süren Coşkun, şunları ifade etti:

"Yaptığımız görev neredeyse bir araç kiralama şirketininkiyle aynı. Araç kiralama firmasının sorumluluğu ne orandaysa Kara Havacılık'ın tahsisten sonraki sorumluğu o kadar. Helikopterleri verdikten sonra harekatla ilgili bir sorumluluğumuz olmaz, sadece teknik danışmanlık yaparız. Görevin hangi koşullarla yerine getirilebileceğini bildiririz ama görevin içeriğine karışmayız."  FETÖ üyesi olmadığını iddia eden Coşkun, bu suça ilişkin kendisiyle ilgili iddianamede bir şey bulunmadığını söyledi. 

Coşkun, "Teşkilat dışına çıkarak bir örgüt bağlantısıyla emir vermedim." ifadelerini kullandı. Coşkun'un, esas hakkındaki savunmasının ardından duruşmaya ara verildi. Darbe girişimi gecesi Marmaris'te suikast timince şehit edilen polis memuru Nedip Cengiz Eker'in annesi Güzel Eker, verilen arada sanık yakınlarına, "Böyle evlat mı olur? Peşlerinde koşuyorsunuz. Benim oğlumu vurdu onlar." diyerek tepki gösterdi.