Eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış Beyaz Hareket Vakfı Toplantısı’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Kağıthane’de bir otelde gerçekleştirilen toplantıya Bağış’ın yanı sıra Beyaz Hareket Vakfı Başkanı Aydın İnci ile çok sayıda vakıf üyesi katıldı. Toplantıda Türkiye’nin Küresel Vizyonu başlığı altında Türkiye dünya gündemine ilişkin konuları değerlendiren Bağış, dünyanın birçok ülkesinin Suriyeli mültecilere kapılarını kapattığını dile getirdi. Türkiye’nin yüz binlerce mülteciyi ağırladığını belirten Bağış, Türkiye’nin misafirperverliğinin genetik kodlarından gelen bir şey olduğunu söyledi. Bağış, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Suriyeli mültecilere olan tavrını eleştirdi. Bağış, ayrıca Türkiye’nin UNESCO Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinin mağdur vatandaşlara sahip çıkmasının önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi.

“Macaristan bin tane Suriyeliyi alıp almamak üzerine tartışma yaşıyor”

Ülkelerindeki iç savaştan kaçan Suriyeli vatandaşları birçok ülke istemezken Türkiye’nin yüz binlerce Suriyeliye kucak açtığını dile getiren eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, “Macaristan bin tane Suriyeliyi alıp almamak üzerine tartışma yaşıyor. Biz 3 milyonun üzerinde Suriyeli kardeşimizi kucakladık. 38 tane kamp bunun dışında kendi imkanlarıyla ev tutanlar, iş kuranlar 3 buçuk milyon Suriyeli üzerinde bu arada yarım milyonluk Iraklı Türkiye’ye sığındı. 4 milyon kişiyle biz ekmeğimizi, suyumuzu paylaştık. Müzmin muhalefet CHP dışında buna itiraz eden de yok Türkiye’de. Herkes bunun insani olarak bir görev olduğunun bilincinde hareket etti” ifadelerini kullandı.

“Polenezköy aslında ecdadın onlara kucak açıp gösterdiği yerdir”

Türkiye’nin her zaman misafirperver bir tavrı olduğuna belirten Bağış, “Zamanında Polonya’da çok ciddi bir tartışma adeta bir iç savaş çıkıyor. Bazı Polonyalılar kaçıyor, gidecek yer arıyorlar. Geliyorlar İstanbul’un kırsalına yerleşiyorlar. Bugün Polenezköy olarak bilinen yer aslında ecdadın onlara kucak açıp gösterdiği yerdir. Bugün Polenezköy’deki Polonya asıllı İstanbullular hala kiliseleri vardır. Hepsi su gibi Türkçe konuşur ama aynı zamanda Polanca konuşur. Kültürlerini yaşatırlar ve Polonya’dan ülkemize gelen üst düzey ziyaretçilerin hemen hemen hepsi cumhurbaşkanları, başbakanları, bakanları Türkiye’ye geldikleri zaman hala Polenezköy’e gidip ziyaret ederler. Macarların tarihine bakıyorsunuz birbirleriyle savaştıkları zaman her kaçan Macar kralı Türkiye’ye sığınmış. Kütahya’da eski bir Macar kralının evi var, müzeye dönüştürülmüş. O adam daha sonra gidiyor ülkesine yeniden kral oluyor. Birçok yerde Türkiye ile ilgili anıtlar yaptırıyor, şükranlarını göstermek için. Bizim bugün Suriyeli kardeşlerimize kucak açıyor olmamız bizden kaynaklanan bir şey değil, ceddimizden, genetik kodumuzdan kaynaklanan bir şey. Bizim küresel vizyonumuz zalimin mağdur ettiği insana sahip çıkmayı gerektiriyor” diye konuştu.

“Türkiye UNESCO yönetimine girerken Almanya girememiştir"

Türkiye’nin UNESCO Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesiyle ilgili konuşan Egemen Bağış, “ Bugün Türkiye’nin yalnızlaştığını iddia edenler daha bu hafta UNESCO’da alınan neticeye bakmaları onların ne kadar büyük bir yanılgı içerisine girdiklerini gösterir. Çünkü UNESCO seçimlerinde Türkiye UNESCO yönetimine girerken Almanya gibi Avrupa Birliği’nin lokomotifi bir ülke olan, Avrupa’da her sıkışan, ekonomik krizde zorlanan krizde ülkeye yetişen Almanya UNESCO yönetimine girememiştir. Bu da bize mağdurlara sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. İşte o ülkemize sığınan insanlara sahip çıktıkça küresel itibarımız da artmaktadır” dedi.