Emine Erdoğan, "6. Vatan Konferansı"na katıldı. Konferansta konuşan Erdoğan, Suriye'de yaşanan sorunların  temelinin ne siyasi ne de politik olduğunu söyledi.Ahlaki bir meseleyle karşı karşıya olduklarını belirten Erdoğan,  aklaşık 7 yıldır kadınları evsizliğe, çocukları ana babasızlığa, insanları vatansız kalmaya mecbur bırakan bir dünya düzeniyle karşı karşıya olunduğunu  vurguladı.

Yerkürenin bir devrime ihtiyacının olduğunu aktaran Erdoğan,  "İnsanlığı düştüğü yerden kaldıracak bir vicdan devrimi yapmak durumundayız.  Uluslararası kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve devletler olarak alarm çalan  sorunlar etrafında buluşmalıyız. Bir zamanlar evinde, mahallesinde, şehrinde,  ülkesinde huzur içinde yaşayan Suriyeli kardeşlerimin bugün farklı coğrafyalara  göç etmek zorunda kalmasına, ben bir anne olarak razı olamıyorum. Bir insan  olarak bunu asla kabullenemiyorum. Bireyler, sivil toplum kuruluşları ve  devletler olarak yapacaklarımız olmalı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine düşen  sorumluluklarını tüm boyutlarıyla yerine getirme çabasındadır." şeklinde konuştu.

Ülkede yaşayan Suriyeli sığınmacılar konusuna değinen Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"5-6 yıldır 4 milyona yakın mülteci kardeşimizi ülkede misafir ediyoruz. Gerek kamplarımızda gerekse de sivil toplum kuruluşlarımızın,  vatandaşlarımızın çabalarıyla dayanışma halindeyiz. Devletimizin açtığı kamplarda  kadınlar ve çocuklar için tüm ihtiyaçlar düşünülmüş durumdadır. Uluslararası  kurumların ifadesiyle, 'Türkiye dünyada benzeri olmayan şartlar tesis ediyor',  kadınlara mesleki edinme kursları açıyor, mülteciler için istihdam alanlarını  artırıyor. AFAD ve Kızılayımız elimizden geleni yapıyorlar. Türkiye olarak tüm  dünyada ezber bozan bir insani yardım faaliyeti sürdürüyoruz. Ülkemizde doğan 150  binden fazla mülteci çocuğun kayıp bir nesil olmasına asla göz yumamayız. Bu  nedenle bakanlıklarımız eğitim seferberliği yapıyorlar, yüksek öğretimde gençler  için özel kontenjanlar ayrılıyor."

Suriye'deki soruna ilişkin Türkiye'nin bir yandan da siyasi ve  diplomatik alanda çalışmalar yaptığına dikkati çeken Erdoğan, ara buluculuk çalışmalarıyla da mevcut çatışmaların önüne geçilmesi noktasında bölgede öncü bir  rol oynadığını vurguladı.

"HAREKATIN AMACI, BÖLGEDE GÜVEN VE İSTİKRARIN SAĞLANMASIDIR"

Emine Erdoğan, Afrin'deki terör örgütlerine yönelik başlatılan Zeytin  Dalı Harekatı'na da değinerek, şunları söyledi:

"Mehmetçiklerimiz terörle mücadele ediyorlar. Zeytin Dalı Harekatı'nın  temel amacı, bölgede güven ve istikrarın sağlanmasıdır. Güven ve istikrar  sağlandığında yeni mülteci akınları duracak, Suriyeli kardeşlerimiz inşallah  ülkelerine dönebileceklerdir. Fırat Kalkanı Operasyonu neticesinde 140 binden  fazla mülteci Cerablus'a dönmüştür. İnşallah Zeytin Dalı Harekatı'ndan sonra da  500 bin kişinin Afrin'e dönmesi  beklenmektedir. Bu zor süreçte aslolan birlik ve  beraberliğimizi korumaktır. Bölgemiz tarih boyunca medeniyetlerin beşiği,  inançların, kültürlerin karşılaşma noktası olmuştur. Bu bölgeyi bir barış  havzasına dönüştürmek bizlerin çabasıyla olacaktır. İnandığımız ortak din bize  bunu emretmektedir. Bu topraklar Allah'ın izniyle Müslümanların güçlü ve ortak  iradesiyle huzurun vatanı olacaktır."

Vatanın kutsal olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Onu korumak da birinci  sorumluluğumuzdur. Türkiye bu uğurda büyük bir mücadele veriyor. Bu süreçte  maalesef şehitler veriyoruz. İçimiz yanıyor. Allah şehitlerimizi rahmetiyle  kuşatsın, ailelerine, milletimize sabırlar nasip etsin. İstanbul ne kadar  bizimse, kültürel olarak Şam da o kadar bizimdir. Bursa ne kadar bizimse Halep  de, o kadar bizimdir. Sınırların bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Mayamız birdir.  Bu nedenle Suriyeli kardeşlerimiz, yani sizler de o kadar bizdensiniz. İnanıyorum  ki, bir gün ülkenize dönecek, şehirlerinizi imar edip, yuvalarınızı yeniden  kuracaksınız. O vakte kadar dayanışma içinde inşallah bu insanlık imtihanını  birlikte vereceğiz." ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, "Bir gün şehirlerinize döndüğünüzde yanınızda  götüreceğiniz şeyin, önce Türkiye sevgisi, ikinci olarak da Türkçe bilgisi  olmasını isteriz. Türkçe öğrenmek aramızdaki sağlam iletişimin gereğidir. İnsanın  yaşadığı ülkenin dilini öğrenmesi sosyal hayata katılımın istihdam imkanlarından  yararlanmanın da ön şartıdır." dedi.

Konuşmasının ardından Emine Erdoğan'a günün anısına Vatan Derneği  Başkanı Muaz es-Sibai tarafından bir plaket takdim edildi.

Konferansa, İstanbul Valisi Vasip Şahin'in eşi Şeyma Şahin, AFAD ve Türk Kızılayı yetkilileri, Suriyeli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri,  Birleşmiş Milletler yetkilisinin de aralarında olduğu çok sayıda davetli katıldı.