RTÜK'ten yapılan yazılı açıklamada, bu olayın medyada yansıtılış  şekline ilişkin açıklama yapılmasının zaruri bulunduğu belirtilerek, "İnsanlık  dışı hadiseyi nefretle kınıyor, yavrumuza ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizi  iletiyoruz." ifadesi kullanıldı.

Bazı medya kuruluşlarında bilinçli ya da bilinçsizce, bu acı olayın  uygunsuz görüntülerle ve en ince ayrıntısına varana dek yayınlandığı aktarılan  açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ekranlarda ve sosyal medyada mağdur yavrumuzun görüntüleri fütursuzca  paylaşılıyor. Medya organlarımız şunu asla unutmamalıdır. Çocuğumuzun ve üzüntülü  ailesinin insani ve yasal hakları var. Buzlanarak dahi olsa istismara uğrayan  küçük bir çocuğun ya da ailesinin görüntüleri kamuoyuna servis edilemez.  Haberlerde kullanılan dille alakalı olarak, yayıncılarımızdan azami hassasiyet  beklemekteyiz. Medyamız bu olağanüstü olayı, doğal bir şeymiş gibi, kanıksatıcı  bir üslupla ele almamalıdır."

Radyo ve televizyon yayınlarını düzenleyen 6112 sayılı yasanın 8.  maddesinde yer alan "Medya hizmet sağlayıcılar, yayın hizmetlerini kamusal  sorumluluk anlayışıyla sunarlar.", "Yayın hizmetleri suç işlemeyi, suçluyu ve suç  örgütlerini övücü, suç tekniklerini öğretici olamaz.", "Yayınlar çocuklara,  güçsüzlere ve engellilere karşı istismar içeremez, şiddeti teşvik edemez." ve  "Yayın hizmetleri şiddeti özendirici ve kanıksatıcı olamaz." hükümleri  hatırlatıldı.

Yayıncıların bu yasal çerçeveye göre hareket etmelerinin beklendiği  açıklamada, şunlar kaydedildi:

"RTÜK olarak bu konuda gereken incelemeyi başlattık. Ülkemizin bir  hukuk devleti olduğu unutulmamalıdır. Tüyler ürpertici olayın görüntülerini  kullanarak, vatandaşlarımız arasında kargaşa ve karmaşa çıkarmak isteyen bazı  çevreler olabileceğini unutmamalıyız. Medyamız, bu tarz infiale yol açabilecek  olayları fırsat bilen art niyetli çevrelere fırsat vermemeli, görüntülerin ve  haberlerdeki üslubun provokasyon amaçlı kullanılabileceğini göz önünde  bulundurmalıdır."