Son zamanlarda yaşanılan depremler, vatandaşlarda tedirginliğe sebep oldu. Uzmanlar, en son Manisa’da meydana gelen sarsıntının ardından açıklamalarda bulundu. Kimi yüreklere su serpti, kimisi ise korku düşürdü. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süha Özden, afeti yorumladı. Özden “Depremin olduğu nokta, Batı Anadolu’da birçok irili ufaklı fay sisteminin de yer aldığı bir bölge. Bu bölgenin hemen batısında, Zeytindağ, Soma, Bergama fay sistemi; hemen doğusunda ise Sındırgı ve Simav fay sistemi yer alıyor. Tam iki fay sisteminin arasını kontrol eden, kuzey-güney doğrultusunda uzanan 25-30 kilometre uzunluğunda da bir fayımız var. Bunun ismi de Gelenbe fayı. Aktif bir faydır. Meydana gelen bu deprem sürpriz değil. Bu fay üzerinde ve çevresindeki bütün segmentlerde yaklaşık 5 ile 6 büyüklük arasında değişebilen depremlerin olma ihtimali her zaman var. Bu depremle birlikte bu da gerçekleşmiş oldu. Ardından artçılar yaşandı. Peki, bundan sonrası için ne olabilir? Bu fayla ilişkili bir enerji açığa çıkmıştır. Bu da fay üzerinde daha büyük bir depremin olma olasılığını düşürmektedir. Artçı depremlerle de sonlanacağını tahmin ediyorum. Yani önemli bir enerji açığa çıktı. Bölgeyle ilgili her zaman tedbirli olmakta fayda var. Çünkü Batı Anadolu’nun doğası böyle” diye konuştu.

“FAYLARDA STRES BİRİKTİ”
 İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise meslektaşının söylediklerinin aksine konuştu. Üşümezsoy, şunları dile getirdi: Burada üç fay birleşiyor. Faylardan birisi kırıldığı zaman 7 büyüklüğünde depremler oluşabilir. Uzun zamandır bölgede deprem olmamıştı. En son yaşanılan Akhisar’a dikkat çekmemiz gerektiğini gösterdi. Bu, faylarda streslerin biriktiğini, bunun sonucu da fayların yırtıldığını gördük. Bu küçük depremler artıkça daha büyük bir yırtılmayı getirecektir. Bunun anlamı da büyük bir deprem olacağı tanısıdır.

ZEMİNİ DAHA PROBLEMLİ OLAN YERLER HİSSETTİ
Akhisar’da 9,8 saniye süren depremi İzmir, Aydın, Denizli, Kütahya, Balıkesir, Çanakkale hatta İstanbul bile hissetti. Depremin, uzak olmasına rağmen niye İstanbul’da hissedildiğini uzmanlar açıkladı. İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziyadin Çakır “Kötü zeminler deprem dalgalarını büyütüyor, normalden fazla hissedilmesine sebep oluyor. Depremin daha fazla hissedildiği yerler zemini problemli yerler” dedi.
Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Âlim Murathan ise “Deprem yerin yaklaşık 6,5 kilometre derinliğinde meydana geldi. Sığ derinlikte olan depremlerin büyüklüğü de daha sarsıcı olabiliyor. Ege Bölgesi ve İstanbul’da olmak üzere çok geniş bir alanda bu sebepten dolayı hissedildi. Yoksa çok büyük bir deprem değil. Ayrıca fayların bu şekilde kalacağını düşünmüyoruz. Altı büyüklüğünde bir deprem gerçekleşebilir ama çok sarsıcı, yıkıcı nitelikte olmaz. Bölge halkı, küçük çapta bir deprem fırtınasına hazır olsun. Bu deprem İstanbul’daki fayları tetiklemez” diye konuştu.

SADECE 3,5 SAATTE 132 ARTÇI
Manisa’nın Akhisar ilçesinde önceki gün 22.22’de merkez üssü Musalar Mahallesi olan 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Ardından da üç buçuk saatte büyüklüğü 1,5 ve 4,3 arasında değişen 132 artçı sarsıntı yaşandı. Paniğe kapılan vatandaşlar, kendilerini dışarıya attı. Akhisar Öğretmenevinde kriz masası oluşturuldu, AFAD, Türk Kızılay ve UMKE ekipleri, bölgede çadır kurdu. Çok sayıda vatandaş sokakta yakılan ateşin başında sabahlarken sıcaklığın sıfırın altında 4 dereceye düşmesi sebebiyle bazı kişiler evlerine döndü. Birçok ilçe sakini de belediye meclis salonuna sığındı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ekipleri vatandaşlara çorba ikram etti.
Yapılan incelemelerde kent genelinde metruk durumdaki beş binanın yıkıldığı, büyük bölümü kerpiç ve eski yapı olan 15’e yakın evin de duvarlarında çatlaklar oluştuğu gözlendi. Bir büyükbaş yıkılan duvarın altında kalarak telef oldu. Selçikli Mahallesi’nde oturan Ali Osman Altınöz “Evin duvarlarındaki sıvalar döküldü. Elektrikler de kesildi” dedi. Manisa Valisi Ahmet Deniz de dört kişinin hafif şekilde yaralandığını ve hastanelerde ayakta tedavi edildiklerini söyledi.

2011’de Kütahya sallandığında Sarıyer’deki evler zarar görmüştü
İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Okan Tüysüz, Manisa’daki depremin göz ardı edilmemesini gerektiğini savundu. Tüysüz, Kütahya’nın Simav ilçesinde 19 Mayıs 2011’de yaşanan 5,9 büyüklüğündeki depremin ardından İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bazı binalarda ince çatlaklar oluştuğunu hatırlatarak “Manisa’daki son deprem, yaklaşık 3 bin 800 ton dinamit patlamasına eş değer” ifadelerini kullandı. Profesör, şimdiki depremin İstanbul’da bazı bölgelerde daha fazla hissedilmesinde ise bölgenin zemininin etkili olduğunu söyledi. Ayrıca depreme nerede olunursa olunsun hazırlıklı olmak gerektiğini de sözlerine ekledi.