İslam âlimi ve mutasavvıf Abdülkadir-i Geylani’nin, kayıp ve dağınık haldeki eserlerini toplayıp yayınlayabilmek için dünyanın birçok kütüphanesinde araştırmalar yapan 23. kuşaktan torunu Prof. Dr. Mehmet Fadıl Geylani, 35 yılda 28 esere ulaşıp 14’ünü okuyucuya sundu. 
Prof. Dr. Geylani, dedesinin, Seyyid Abdulkadir-i Geylani’nin eserlerini toplayıp neşretmek için kendisini 35 yıl önce Medine’ye gönderdiğini ve araştırmalarına buradan başladığını anlattı. İlk yaptığı araştırmalarda “Fethu’r Rabbani” isimli eserin arka sayfasında Seyyid Abdülkadir-i Geylani’nin 100’den fazla eserinin olduğu hakkında bazı bilgilerin yer aldığı not bulduğuna dikkati çeken Geylani, Ürdün, Lübnan, Suriye, Irak, Mısır’daki birçok kütüphaneyi gezdiğini, Süleymaniye Kütüphanesi’nde eserler bulduğunu söyledi.
Abdülkadir-i Geylani’nin 3 büyük eserinin üzerinde yoğunlaştığını belirten Prof. Dr. Geylani; “Bunlardan ilki ve en önemlisi; Seyyid Geylani hazretlerinin kayıp Kur’an-ı kerim tefsiriydi. ‘Tefsir-i El Geylan’ adıyla 6 cilt olarak İngilizce, Urduca, Türkçe ve Malay dilinde yayınlandı. İkincisi ‘Müsnedü’l Hadis’ isimli 10 ciltlik eseriydi fakat bu esere henüz ulaşamadık. Üçüncü büyük eseri ise ‘Mutlak Fıkıh’ adındaki eseriydi. Bu eserin bir kısmını bulup yayınladık” dedi.
Abdülkadir-i Geylani’nin Vatikan Kütüphanesi’nde eserleri olduğunu öğrenip bu ülkeye gittiğini anlatan Geylani, şunları dile getirdi: “Kütüphanede eseri iki gün aradıktan sonra bulabildik. Bu eser ‘Peygamber Efendimizi rüyada (aşikâr) görebilir miyiz’ isimli kitaptı. Bunun dışında Vatikan’da toplam 3 eser bulduk ama bu eserler henüz basılmadı. Araştırmanın ardından görevli kardinal benimle görüşmek istedi. Ona kütüphanenin giriş şartlarının ağırlığı hakkında şunları söyledim. ‘Bu kütüphanede 80 bin civarında eser var. Bu kitabın yazarı bu eseri 400 yıl önce kaleme aldı. Bir de bu kitapların üzerinde ‘Bu eser Vatikan Kütüphanesi için yazılmıştır’ diye bir şey yazmıyor. İlim tüm canlılar içindir.’ Bu söz kardinale çok tesir etti. Ardından kardinal bana ilk defa bir araştırmacının kendisini bu şekilde uyardığını söyledi.”