Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Avusturya'daki temasları kapsamında Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu AB Komisyonu Üyesi Johannes Hahn ile görüştü. Başkent Viyana'da bulunan Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliği'nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 2 saat sürdü. Görüşmenin ardından basın toplantısı düzenlenen Bakan Bozkır, Hahn ile Brüksel'de bütün mekanizmalar tatilde olduğu için Viyana'da buluşma kararı aldıklarını belirterek, "Tabiatıyla telefonda müteaddit kereler görüştük. Ancak yüz yüze görüşmenin gerekli olduğu bir noktada olduğumuzu düşünerek bugün burada yaklaşık 2 saate yakın bir süredir hem Türkiye'deki gelişmeleri hem AB'nin bütün bu gelişmelerle ilgili olarak atmasını gerekli olduğunu düşündüğümüz adımları bütün detaylarıyla konuştuk. Özetle söylemek gerekiyorsa Türkiye'nin şu anda böyle bir sıkıntılı ortamda dostlara ihtiyacı var. Ve bizim AB'de dostlarımızı olduğuna inanıyoruz ve bu dostlarımızdan da beklentilerimiz var. Öncelikle terörle mücadelede AB ülkelerinin birçoğunda belki, biz öyle düşünüyoruz ama terör ve teröristi ayırt etmeden nitelendirmeyen bir hava olduğunu düşünüyoruz. Yani bizim bakımımızdan terör terördür, terörist teröristtir. Bana zarar vermeyen terörist daha iyidir, bana zarar veren teröristle mücadele etmeliyim şeklindeki yaklaşım yanlış sonuçlar doğuruyor. Türkiye olarak biz gerçekten Türkiye'de etnik kimliğine bakılmaksızın, dini inançlarına bakılmaksızın, yaşam biçimlerine bakılmaksızın hiç kimsenin öteki hissetmeyeceği bir Türkiye düşündüğümüzü yıllarca söyledik. Ve barış süreci de çözüm süreci aslında bu anlayışın çerçevesinde AK Parti hükümetlerinin kararıyla ortaya atılmış bir süreç oldu. Ancak maalesef bu sürecin en önemli unsurlarından birisi olan ve silahlı unsurların Türkiye'yi terk etmesi noktasında bütün vaatlere rağmen, bütün açıklamalara rağmen bir ilerleme kaydedemedik. Ve bugün geldiğimiz noktasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak Türkiye'ye bir tehdit olduğunu insanların canına, güvenliğine, ülkenin bekasına bir tehdit olduğunu düşünerek biz bu tehdidi yapan 3 terörist gruba karşı gereği başlatmak mecburiyetinde kaldık. Bu terörist grupların bir tanesi IŞİD'dir, bir tanesi PKK'dır bir tanesi de DHKP-C'dir. Görüldüğü üzere bu terörist gruplar, her ne kadar batı camiasında bir ayrım gözetilse de aynı gün zarfında bir tanesi bakıyorsunuz Amerikan Konsolosluğu'na saldırı düzenliyor bir tanesi polis istasyonlarımıza saldırı düzenleyip askerlerimizi ve polislerimizi şehit edebiliyor ve aslında tablo net olarak ortaya çıkabiliyor" dedi.
"TÜRKİYE BU TERÖR BELASININ ÜSTESİNDEN GELECEKTİR"
Terörle mücadele bütün Avrupa'yı Türkiye'nin yanında görmek istediğini, Hahn'la görüştüklerini kaydederek, "Sanıyorum çok daha iyi birbirimizi anladığımızı düşünüyoruz. PKK, AB'nin NATO'nun ABD'nin birçok ülkenin terör örgütleri listesindedir. Ve ayrı bir ayrı bir muamele yapılmasını kesinlikle kabul edeceğimiz bir durum olarak görmüyoruz. Böyle ortamda bugüne kadar PKK terör saldırılarıyla yaklaşık 45 evladımızı şehit verdik, çok sayıda sivil kaybımız oldu. Yaralılar var, Suruç'ta 32 genç kardeşimiz teröre kurban gitti. Böyle bir ortamda Türk hükümeti, devleti bir mücadele veriyorsa bunun mutlaka birlikte en azından yanımızda hissettiğimiz batı camiasının yanımızda olması lazım. Ve burada da AB'ye şu çağrısı yapması gerektiğini söyledi. HDP'ye şu soruyu sorun dedim: 'PKK bir terör örgütü müdür? HDP olarak PKK'nın silah bırakmasını istiyor musunuz? HDP olarak PKK militanlarının silahlarıyla birlikte Türkiye'yi terk etmesini istiyor musunuz?' Bu soruların cevabını alamadığımız vakit HDP'yle ilgili olarak vermekte olduğunuz karar Türk halkında sıkıntılara yol açıyor. Sanıyorum birbirimizi gayet iyi anladık ve bundan sonraki dönemde de Türkiye bu terör belasının üstesinden gelecektir. Bütün kurumları ile, devlet mekanizmasıyla, Türk milletiyle ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşları ile geride bırakacağız ve inşallah bundan sonraki temaslarımda da aynı şekilde bu hususları dile getireceğim" açıklamasını yaptı.
Bozkır, AB'nin PKK'ya bakışını konusunda gösterdiği kararlılık konusuna değinerek, "Mesajlarla teyit edilmesi önemlidir. Çünkü terör örgütleri arasında ayrım yapan türde mesajlar hem Türk halkında AB ile ilgili olarak ya da AB ülkeleri ile, batı camiası ile ilgili olarak yanlış bir kanaat oluşmasına yol açıyor hem de bizim en zor günlerimizde yanımızda görmeyi arzu ettiğimiz dostlarımızı sanki yanımızda değillermiş gibi bir intiba ortaya çıkıyor" dedi.