KAFALARINDA PRANGA VAR
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık: Bırakın bir ana muhalefet partisinin genel başkanını, siyaset yapan herhangi bir insanın dahi söylemeyeceği çok talihsiz sözler. Sayın Kılıçdaroğlu’nu kınıyorum. Yüzde 52 halk oyuyla doğrudan seçilmiş Cumhurbaşkanına yönelik bu ifadeleri kullanmak, aslında Türkiye’de bir diktatörlüğün olmadığını, ama bazı insanların kafalarında çok büyük prangalar olduğunu gösterir.

ASABİLİK VE AKIL EKSİKLİĞİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu: Cumhurbaşkanına hakaret eden bir anlayış içine girmek, üç tane alkış alabilmek için şehvete kapılmak bir siyasetçinin yapması gereken hırçınlıktır, asabiliktir ve akıl eksikliğidir. Diktatör diye suçluyorlar. En büyük diktatör, siyasete kazık çakma diktatörlüğüdür. En büyük diktatörlük, milletin ders vermesine rağmen anlamayıp yüzsüz bir şekilde kongrede genel başkan adayı olma diktatörlüğüdür. 

KASETLE GELDİN, KALDIN
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: Recep Tayyip Erdoğan bu makama gökten inmedi. Bir diktatör arıyorsanız kendi partinize ve geçmişinize bakın. “Kemalist Türkiye’den faşist İtalya’ya selam” gönderenlere bakın. Sen CHP’nin başına nasıl geldin? Bir kaset bozuntusuyla gelmediniz mi? Şimdi siz bir kaset bozuntusu mu oluyorsunuz yani?

ÖZGÜRLÜK DEĞİL, AHLAKSIZLIK
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: Hakaret etmek, düşünce özgürlüğü müdür? Bunu  ahlaksızlık olarak görüyoruz. Bunlar ağır eleştiri değil, resmen hakaret resmen küfürdür. Sayın Kılıçdaroğlu kendi seviyesizliğini, kendi edep, terbiye ve ahlaktan yoksunluğunu bu açıklaması ile bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye’nin neresinde herhangi bir kişinin bu ülkenin saygın Cumhurbaşkanı’na ‘diktatör bozuntusu’ hakareti haklı görülebilir. Bu ülkede diktatör olmadığını Sayın Kılıçdaroğlu ve onun gibi düşünenlerin varlığı çok açık gösteriyor.

ASIL SAYGISIZLIK MİLLETE 
AK Parti Meclis Grup başkanvekilleri Nurettin Canikli, Naci Bostancı, İlknur İnceöz, Bülent Turan ve Coşkun Çakır: Sayın Cumhurbaşkanı’na yönelik bu saygısız ifadeler, sadece o makama değil, onu seçen ve bu yüzden onun tarafından temsil edilen milletimize karşı yapılmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu, haddini aşarken gösterdiği kavrayış yoksunluğunun aynı zamanda milletimizin bir parçası olan CHP’li seçmenlere karşı olduğunu da fark edemeyecek ölçüde kör bir noktada durmaktadır.