AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik, "Bugün sayın Kılıçdaroğlu'nun bir açıklaması olmuş, 'şu kadar parayı verelim, bütün bunları Avrupa Birliği alsın' diye. Maalesef CHP Genel Başkanı'nın kullandığı dilin insani açıdan da duyarsızlığı bizi şaşırtmaya devam ediyor. Bunlar insan ve bunlar bu topraklara canlarını kurtarmak için sığınmış mazlumlar. Bunlar sayın Kılıçdaroğlu'nun dilinde maalesef bir nesne gibi, sanki oradan oraya koyulacak bir alışveriş torbası gibi sürekli olarak bu şekilde ifadelendiriliyor. Bunlar nesne değil, bunlar insan" dedi.

Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, öncelikli gündemlerinin yeni anayasa sürecinin devam etmesi olduğunu söyledi.

Yeni anayasa süreciyle ilgili olarak CHP'nin uzlaşma komisyonu masasından ayrılmasından sonra, masanın yeniden kurulması için Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın liderlere birer mektup yazdığını anımsatan Çelik, "Fakat maalesef CHP Genel Başkanı aynı tutumunu sürdürdü. 'Başkanlık sistemi konuşulursa biz masada yokuz' gibisinden hiçbir meşruiyeti olmayan, hiçbir şekilde izah edilemeyecek bir gerekçeyle masadaki tutumlarının devam ettiğini belirtti" ifadelerini kullandı.

"Önemli olan en güçlü kuvvetler ayrılığını kimin getirdiği"

Çelik, siyasi partilerin başkanlık ya da parlamenter sistem gibi farklı görüşleri savunabileceğini dile getirdi.

Meselenin etiketleri çarpıştırmak olmadığını vurgulayan Çelik, "Esas olan bu sistemlerin içinde masaya en güçlü kuvvetler ayrılığını kimin getirdiği, en güçlü yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını kimlerin getirdiğidir. En önemlisi temel insan haklarını güvence altına almak bakımından en doğru anayasa perspektifini kimin masaya koyduğudur" değerlendirmesinde bulundu.

"Kuşkusuz bu kabul edilemez"

Beklentilerinin, meşru çerçevede başka tür sistemleri savunanların aynı masada bulunması ve karşılıklı olarak birbirlerini ikna etmek olduğunun altını çizen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İkna edemiyorsak da herkesin çıkıp, kendi sistemini bir diğerinden niçin daha üstün gördüğünü milletle paylaşmasıydı. Fakat masaya daha oturmayıp, masadan kaçarak bu tutumu sürdürmek, şu anlama geliyor. 'Benim milleti ikna edecek argümanlarım yoktur' gibisinden apolitik, 'siyasetsiz siyaset' diyebileceğimiz bir tutum ortaya çıkarıyor. Kuşkusuz bu kabul edilemez. Türkiye'nin yeni bir anayasaya kavuşması gerektiği konusu siyasal gündemimizin birinci maddesidir. Bunun gereğini yerine getirmek için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz."

Çelik, AK Parti'de konuya ilişkin çalışmaların ciddi şekilde devam ettiğini, ara ara kendisinin de şeffaf bir şekilde bilgi vereceğini kaydetti.