Ziyneti KOCABIYIK

Meyve yaz aylarının vazgeçilmez yiyeceklerinin başında geliyor. Düşük kalorili olması sebebiyle zayıflamak ya da kilo kontrolü yapmak isteyen kişilerin yaz aylarında âdeta “can simidi” gibi sarıldığı meyvelerle yapılan diyetin aslında hiç de masum olmadığını biliyor muydunuz? Uzman Diyetisyen Işın Sayın, sadece meyve yiyerek zayıflamanın doğru olmadığını belirterek, “Gün boyu meyve yemek, uzun süreçte kişiyi zayıflatmayacağı gibi devam ettirilmesi halinde genetik yatkınlığınız da varsa kansere davetiye çıkarabilir” diyor.
Diyetisyen Işın Sayın’la yaz beslenmesini ve mutfakta ve masada yaptığımız beslenme hatalarını konuştuk.
FAZLA ŞEKERDE KANSER RİSKİ VAR
Yaz aylarında beslenmemizde sebze ve meyveye ağırlık veriyoruz. Hatta son yıllarda sadece meyve yiyerek zayıflamayı vaadeden meyve diyetleri de popüler oldu. Sadece meyve yiyerek zayıflamak mümkün mü?
Doğru beslenmenin temeli dengedir. Hiçbir besini diğerlerinden daha fazla tüketerek zayıflayamazsınız. Meyve günlük beslenmede mutlaka olması gereken bir besin. Ancak aşırıya kaçmadan. Hızla zayıflamak için gün boyu sadece meyve yiyenler hem şişmanlıyor hem de farkına varmadan kansere davetiye çıkarıyor. Çünkü meyvelerde fruktoz adlı bir tür şeker bulunur. Meyve şekeri, beyaz şekerin aynısıdır. Fruktoz hızla kana karışır ve glukoza dönüşür. Fruktoz kanserli hücrelerin beslenmek, büyümek ve metastaz yapmak üzere kullandığı şekerdir aynı zamanda. Günde 50 gramdan fazla fruktoz almak risklidir. Günlük olarak yiyeceğiniz 2 porsiyon meyveyle bu doza ulaşmazsınız elbette. Fakat gün boyu sadece meyve yemek, kişiyi zayıflatmayacağı gibi, uzun süre devam ettirilmesi halinde genetik yatkınlığınız da varsa kansere davetiye çıkarabilir. Meyveler her ne kadar lif, mineral, vitamin, tannin ve flavinoid gibi faydalı maddeleri içerse de tatlı bir meyvenin çoğu şeker ve sudan oluşmaktadır. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta vücuda giren şekerin miktarıdır. Bilindiği gibi fazla şeker, insülin direnci ve obezite başta olmak üzere birçok hastalığa yol açar. Gün içinde sadece meyve yiyip hiç yağ almadığınızda meyvelerin içindeki yağda eriyen A, D, E ve K vitaminleri vücut tarafından kullanılamadığı için bunlardan faydalanamazsınız. Hiç protein almadığınızda yağ yerine kaslarınızı kaybedersiniz. B12 vitamin eksikliğine bağlı olarak hafıza problemleri ortaya çıkabilir. Kısa zamanda verilen kilolar hiçbir zaman kalıcı ve sağlıklı olmaz.
EKŞİ MEYVELERİ TERCİH EDİN
Hiç mi meyve yemeyeceğiz? 
Elbette yiyeceğiz. Şeker yoğunluklu meyveleri tüketirken porsiyon sınırı koyacağız sadece. Bu meyveler muz, karpuz, kavun, incir, hurma, ananas, şeftali, kuru ya da yaş üzüm, cennet elması gibi tatlı meyvelerdir. Şeker yoğunluklu meyvelerin şeker içeriklerini bilerek porsiyonlarını ayarlamak gerekir. Bunun için en iyi test mekanizması damak tadımızdır. Hafif ekşi, tadı biraz buruk olan meyvelerin şeker yoğunluğu daha düşüktür. Mesela 1 incir bir porsiyon, iki şekerpare kayısı bir porsiyon, zerdali adı verilen daha küçük ve hafif ekşimsi kayısının da 4-5 tanesi bir porsiyondur.
Diyet yaparken daha masum olarak düşünebileceğimiz meyveler hangileri?
Çilek, kiraz, yeşil erik, malta eriği… Tatlı olan meyvelerin olgunlaşmamış olanlarını tercih edebiliriz mesela. Meyveyi yoğurtla karıştırarak tüketirseniz daha az meyve yemiş olursunuz.
ÇOCUKLARA KIZARTMA YEDİRMEYİN

 Sebzelerle ilgili seçimlerimizi nasıl yapalım?
Yaz ve sebze deyince herkesin aklına kızartma geliyor. Mümkünse kızartmalardan uzak duralım. Özellikle de çocuklara kızartma yedirmeyelim. Kızartma kansere davetiye çıkarıyor. Çocuklarda hücreler çok hızlı bölünür ve genetik bir yatkınlık varsa çok hızlı kanser gelişebilir. Sebzeyi kızartmak yerine fırın kağıdının üzerinde ya da sıcak tost makinesinde pişirin. Daha sonra fırça ile biraz natürel sızma çiğ zeytinyağı sürülebilir. Üzerine biber -domates salçası ile bir sos hazırlanabilir. Bütün kızartmaları bu şekilde yapıp zayıflamak bile mümkün.
ZEYTİNYAĞI DA ŞİŞMANLATIR
¥ Zeytinyağı önerilen bir gıda. Herkes bol bol kullanma eğiliminde. Çünkü zararsız yağ olarak biliyor. Buradaki anahtar miktar nedir?
Her şeyde olduğu gibi zeytinyağında da bir çan eğrisi var. Doz aşımından itibaren fayda, zarara yani fazla kiloya dönüyor. Vücut, yararlı ya da zararlı diye ayırmadan yakamadığı bir besini depolar. O nedenle ölçüyü kaçırmamak lazım. Yetişkin için porsiyon başına bir tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir. Günlük ihtiyaç sabah, öğlen, akşam birer tatlı kaşığı gibi düşünülmelidir. Riviera değilse zeytinyağını yemek piştikten sonra eklemek daha doğrudur. Natürel zeytinyağını ısıya tabi tuttuğumuzda özelliğini kaybeder. 
GÜNDE EN AZ DÖRT ÖĞÜN YİYİN
Kilo almamak için akşam saat 20.00’den sonra bir şey yemeyin derler doğru mu?
Hepimizin alması gereken günlük bir kalori miktarı var. Bunu 24 saat içinde alırız. Bir kısmını yakarız; yakamadığımızı depolarız. Önemli olan ne zaman yedeğimiz değil aldığımız kaloriyi yakabilmektir. Yani sizin ihtiyacınız 1700 kalori ise ancak siz sürekli 2000 kalori alıp bunu harcayamıyorsanız kilo alırsınız. Saatlerden çok öğün sayısına odaklanmak gerekir. Günde en az 3 ana1 ara öğün yenilmelidir. Sabah, öğlen, akşam ve öğle ile akşam arasındaki süre uzun olduğu için araya hafif bir öğün alınarak metabolizmanın sürekli çalışmasını sağlamak gereklidir.
Mutfakta yaptığımız en önemli hatalar neler?
Antioksidan olarak soğan çok değerli bir besin. Yiyeceklerimizin çoğuna soğan koyuyoruz. Ancak kötü birşey yapıp kavuruyoruz. Kavurunca faydalı özellikleri gidiyor. Oysa yemeğin içine çiğ olarak konulup pişmesi sağlanabilir.
Yaptığımız bir diğer hata pilavsız, makarnasız sofraya oturmamak. Önden çorba içiyoruz. 1 kase çorba 2 dilim ekmek yerine geçer. Yemeklerin içine patates doğruyoruz, patates ekmek yerine geçer. Yemeğin suyuna ekmek banmak gibi bir kültürümüz var. İlla ki bir tatlı yiyoruz. Bunlar Türk mutfağının kilo aldıran hataları.

SADECE GÖBEĞİNİZİ ERİTEN bir DİYET YOKTUR

En zor giden kilolar, bacaklarla bel-basen bölgesindedir. Öyle bir şey var mı? Özellikle bu bölgeleri eritmek için ne yiyip içelim?
Yağ hücrelerinin sayıca hangi bölgeye yoğunlaşacağı herkeste genetik olarak kodlanmıştır. Bel çevrenizde yağ hücresi sayısı daha fazla ise fazla kalori aldığınızda en çok bel bölgesinde yağ depolarsınız. Ama kilo verirken de yine bel çevresinden gider. Göbek ya da basen eriten diyet, ilaç, besin takviyesi diye bir şey yoktur. Eğer harcadığınız kalorinin altında beslenirseniz, vücut o aradaki farkı nereye depoladıysa oradan kullanıp aradaki farkı kapatır. “Zayıflarken kollarımdan, yanaklarımdan 10 kg gidiyor, göbeğim aynı kalıyor” diye bir şey olmaz. 

KARPUZ- PEYNİRLE ZAYIFLAMA DİYETİ OLMAZ

Işın Sayın, karpuz ve peyniri fazla kaçırmanın kilo vermenin aksine kilo aldıracağını söylüyor. Peynirin hayvansal yağ kaynağı olduğunu hatırlatan Sayın “Karpuz, iştahın daha da artmasını, giren her şekeri süratle yağa dönüştürüp depolama eğilimini biraz pekiştiren bir kimyaya sahip yüksek şekerli yiyecektir. Sudan, vitaminden ve liften çok zengindir. Ayrıca insülin direnci, hipoglisemisi ve diyabeti olan kişilerin dikkatle tüketmesi gerekir” dedi.  

YUMURTANIN SAĞLIKLISI TAM PİŞMİŞ OLANIDIR

Zengin bir demir, A vitamini ve saçlar için gerekli Biotin ve protein kaynağı olan yumurtanın yanlış tüketildiğini söyleyen Işın Sayın, birçok yiyecekte olduğu gibi pişirme tekniğinin yumurtadan faydalanma oranını etkilediğini ifade ederek,  “Yumurta toplam 10 dakika ocakta kalmalı ve kaynamaya başladıktan sonra ocağın altı kısılmalıdır. Böylece tam pişmiş yumurta elde edilir. Bu yumurta, besin değeri en yüksek yumurtadır” dedi.