Ziyneti Kocabıyık

Kanser tedavisinde çevre dokuları koruyarak tümöre odaklanan ve sadece kanserli bölgeye etki eden hedefli tedaviler artık kalp hastalıklarında da kullanılacak. Antalya’da düzenlenen 33. Uluslararası Katılımlı Türk Kardiyoloji Kongresi’nde kalp hastalıklarının tedavisindeki gelişmeleri aktaran Kardiyoloji Derneği Önceki Başkanı Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, kalp hastalıklarında da kanserdeki gibi hedeflenmiş tedavilerin gündemde olduğunu söyledi. Özellikle nanoteknolojinin gelişmesiyle ilacın nanopartiküllere yüklenerek, sadece kalpteki problemli bölgeye gönderildiğini belirten Prof. Dr. Tokgözoğlu “Böylece hem yüksek dozla daha başarılı tedavi sağlanırken hem de ilacın diğer organlarda yapacağı hasarın önüne geçiliyor. Kalp krizi öncesinde ve krizin hemen sonrasında uygulanacak bu ilaçlar umut vaad ediyor. Hayvanlar üzerinde denemeleri süren bu ilaçların insan deneylerine yakında geçilecek” dedi. Prof. Dr. Tokgözoğlu bu teknolojinin kanama riski yüzünden belirli dozlarda kullanılabilen kan sulandırıcılar ile kolesterol ve enfeksiyon tedavisinde kullanılabileceğini söyledi. 

KİŞİYE ÖZEL TEDAVİLER GELİYOR
İnsan genetik haritasının çıkarılmasından sonra kalp hastalığına yol açan genetik hastalıkların tedavisinde önemli gelişmeler kaydedildiğini anlatan Prof. Dr. Tokgözoğlu “İlk defa bu yıl anne karnındaki bir bebeğe gen düzeltmesi yapılarak doğuştan gelen ve kalp kası hastalığı olan hipertrofik kardiyomiyopati tedavi edildi. Bu haber özellikle bizim gibi yakın akraba evliliklerinin olduğu toplumlarda ortaya çıkan genetik kalp hastalıklarının tedavisi için önemli bir gelişme” dedi. Kişinin genetik özelliklerinin bilinmesi sayesinde, hangi ilaçlara direnç geliştireceği ve yan etki geliştireceğinin bilinmesi sayesinde hastaya etki edecek doğru ilaç ve doğru dozun verilmesinin kalp hastalıklarında da mümkün hâle geldiğini anlatan Prof. Dr. Tokgözoğlu “Bireyselleştirilmiş tedaviler yaygınlaştıkça, tedavilerin etkinliği artacak yan etkiler azalacaktır” dedi. 

Hamile kalbi daha hassas
Hamilelik döneminin kalp ve damar hastalıkları açısından risk oluşturduğunu söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, anne bebek sağlığını etkileyen en önemli problemlerin başında gebelikte kalp hastalıklarının geldiğini bildirdi. 33. Uluslararası Katılımlı Türk Kardiyoloji Kongresi’nde Türk Kardiyoloji Derneğinin yaptığı gebelerde kalp yetersizliğinin araştırıldığı ARTEMİS Çalışmasını paylaşan Prof. Dr. Kayıkçıoğlu “Çalışma sonuçları dünyada çok nadir olarak bildirilen gebelikle ilişkili kalp yetersizliğinin ülkemizde çok daha sık olduğunu gösteriyor. Belirtileri gebeliğin doğal sonucu olarak görülmesi sebebiyle atlanan bu hastalık hem annenin hem de bebeğin ölümüne yol açıyor” dedi.
Hamilelerde tüm dünyada gebelik boyunca yüzde 1-4 oranında kalp hastalıklarının ortaya çıkmasının normal olduğunu anlatan Prof. Dr. Kayıkçıoğlu “100 hamilenin 8-15’inde gebelik hipertansiyonu, 5’inde gebelik diyabeti görülür. Gebelikteki en önemli kalp hastalıklarından biri de kalp yetersizliğidir. Daha çok çoğul gebelik, kısırlık tedavisi sonucu oluşan gebelik, ailede olması, genç ya da ileri yaş gebeliklerinde görülen kalp yetersizliği, gebeliğin son dönemlerinde ortaya çıkan nefes darlığı ile karıştırıldığı için atlanıyor. Türk Kardiyoloji Derneğinin ülkemizde yaptığı çalışmada 1 ay içinde 50 merkezden 311 hasta tesbit ettik. Bütün Avrupa’da 4 yıl içinde tesbit edilen hasta sayısı ise toplamda 400. Bu sonuç Türk kadının risk altında olduğunu gösteriyor” dedi.
Gebelikte kalp yetmezliğinin teşhisinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kayıkçıoğlu “Yetmezlik tespit edilen gebenin emzirmesinin hemen kesilmesi gerekiyor. Emzirme sırasında salgılanan hormonlar yetmezliği artırarak annenin ölümüne kadar giden kötü tabloya yol açabiliyor” dedi. 

Genç yaştaki ölümlerin sebebi sigara
Her beş kalp hastasından birinin hastalık sebebinin sigara olduğunu söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mahmut Şahin “Özellikle erken yaşta başlamanın yaygın olduğu ülkemizde genç yaşta geçirilen kalp krizlerinin en önemli sebebi maalesef sigaradır. İkinci sebep ise şişmanlıktır. Çok sigara içen ve giderek şişmanlayan Türk insanı maalesef Avrupalıdan 10 yıl daha erken kalp krizi geçiriyor” dedi. Kalp ölümlerinin korkunç tablosunu gözler önüne seren Prof. Dr. Şahin, Türkiye’deki ölümlerin yüzde 47’sinin kalp damar hastalıklarına bağlı olarak geliştiğini yılda 100 bin kişinin kalp hastalıklarından kaybedildiğini bildirdi.

 

Şişmanlık kalp ritmini bozuyor
Şişmanlığın Türk halkının kalp sağlığını bozan önemli sağlık problemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Türk Kardiyoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Abacı, şişmanlığın sıklıkla yaşlılarda görülen kalp ritim bozukluğu hastalığının genç yaşta ortaya çıkmasına yol açtığını söyledi. Obez kişilerde vücudun diğer bölgeleriyle birlikte kalp çevresinin de yağlandığını ifade eden Prof. Dr. Abacı “Bu artan yağ miktarı bazı hormonlar salgılayarak kalp ritim bozukluğuna yani atrial fibrilasyona sebep oluyor. Obeziteye bağlı ritim bozukluğu genç yaşta görülen felcin en önemli sebeplerinden biri” dedi. Bu durumun insanların üçte birinin obez üçte birinin ise fazla kilolu olduğu ülkemizde felç için önemli bir risk faktörü olduğunun altını çizdi.
 

Kalp krizine hücre tedavisi yakında...
Kalp krizi sonucu ölen kalp hücrelerini tekrar aktif hâle getirmeyi hedefleyen kök hücre çalışmalarında önemli başarılar elde edildiğini söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Binhan Yılmaz “Kalp hasarının tedavi edilmesinde kök hücre kullanılması çok uzun zamandır gündemde. Ancak tek bir kök hücrenin kalp hücresine dönüşmesi için yapılan çalışmalar başarıya ulaşmadı.  Bu konuda günlük pratiğimizde kullanabileceğimiz tedavi henüz gelişmedi. Ancak vücuttan alınan onarıcı hücrelerin bir takım kimyasal işlemlere maruz bırakıldıktan sonra kalbe verilmesiyle ilgili çalışmalar olumlu sonuçlanıyor. Kalp krizi sonrası ölen ve bağ dokusuna verilen onarıcı hücreler, kalp kası hücresine dönüşebiliyor. Bu konudaki çalışmalar henüz çok erken safhada. Ancak başarılı olması bekleniyor” dedi.