Prof. Dr. Şenol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında grip olarak bilinen influenzanın solunum yolu hastalığına yol açan çok bulaşıcı bir virüs olduğunu bildirdi.

Tıp dışı çevrelerde genel olarak tüm soğuk algınlıklarına "gribal enfeksiyon" denildiğini dile getiren Şenol, doğru tanımın "nezle" olduğunu ve her iki sağlık sorunu arasında önemli farklılıklar bulunduğunu vurguladı.

Şenol, gribin, 38 derece ve üstünde yüksek ateş, boğaz ağrısı, kuru öksürük, şiddetli baş ve eklem-kas ağrılarının eşlik ettiği, riskli kişilerde zatürreye yol açan ve ölümcül olabilen bir hastalık olduğuna dikkati çekti. Gripte genellikle kişinin durumunun yatarak dinlenmesini gerektirecek kadar ağır olduğuna vurgu yapan Şenol, gribin tek bir etkeni olduğunu, yılda bir kez ve kış aylarında geçirildiğine değindi.

"Grip, anne karnındaki bebeğe zarar veriyor"

Her yıl gribe yakalanan kişi sayısının yaklaşık 500 milyon olduğunu belirten Şenol, "Bunların 3 ile 5 milyon kadarı, hastalığı şiddetli semptomlarla geçirmekte ve 250 ile 500 bin kişisi ise maalesef ölmektedir. Ölüm vakaları genellikle 65 yaş üzerinde ve mutlaka aşı yapılması önerilen diyabet, kalp, akciğer, kanser hastası gibi riskli gruplarda olmaktadır." dedi.

Şenol, grip virüsünün çocuklarda sinüzit, otit, yaşlılarda zatürre gibi sonradan eklenen bakteriyel enfeksiyonların gelişimine yol açabildiğini de hatırlattı.

"DSÖ, gebelere aşı yaptırmalarını öneriyor"

Anne adaylarının da grip açısından risk taşıyan grupta yer aldığını vurgulayan Şenol, bu konuda yurt dışında çok sayıda bilimsel çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Şenol, şöyle devam etti:

"2009 yılındaki salgından sonra yapılan ve en önemli tıp dergilerinde yayımlanan çalışmalar, grip hastalığının gebelerde ölümcül olabileceğini ve ana rahminde bebeğe zarar verebileceğini gösterdi. Hastalığın anne karnındaki bebekte, hidrosefali, kalp/aort hasarları, sindirim sistemi hasarları ile kol ve bacak hasarlarına yol açabildiği tespit edildi."