Ülkemizde yüksek tansiyon, aşırı tuz kullanımı ve aşırı ilaç tüketimi yüzünden böbrek hastalıkları Avrupa ülkelerinden daha sık görülüyor. Uzun dönemde diyaliz ve ardından böbrek nakline kadar giden bir sürecin yaşandığı böbrek yetmezliğinin en önemli sağlık problemlerinden biri olduğunu söyleyen Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ender Özden, son dönemde böbrek naklininde açık ameliyatlada alternatif olarak laparoskopi yani kapalı yöntemlerin de kullanılmaya başladığını belirtti. Doç. Dr. Özden “Büyük yaralar yerine, hastanın vücudunda küçük kesilerle gerçekleştirilen laparoskopik cerrahi ile böbrek nakli ülkemizde ilk defa 2015 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesinde yapıldı. Laparoskopik böbrek nakli cerrahisi seçilmiş hastalarda hastanın daha az kanamasını, daha kısa sürede günlük hayatına dönmesini ve daha az enfeksiyon riski altında kalmasını sağlıyor” dedi. Kapalı yoldan böbrek naklini yapabilmek için tecrübe gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Özden “Bu alanda tecrübeli kişilerden oluşan ciddi bir ekip çalışmasını gerektirir. Damarları birbirine bağlamak ve dikmek kolay değil. Öyle bir dikeceksiniz ki, hem daralmayacak hem kanamayacak. Bu işlem sadece belli başlı merkezlerde yapılabiliyor” dedi.

DOĞUM KANALINDAN İLK NAKİL
Ülkemizde ilk ve tek doğum kanalından böbrek naklinin Ondokuz Mayıs Üniversitesinde yapıldığını anlatan Doç. Dr. Ender Özden “Geçen yıl bir ilki daha gerçekleştirerek kadın hastamıza kesi yapmadan böbreği doğum kanalından batın içerisine yerleştirdik. Bu teknik de ilk olma özelliğini taşıyor. Geçtiğimiz aylarda bir vaka daha yaptık. Hastaların sağlığı şu anda iyi. Bu tür ameliyatlar herkeste değil seçilmiş hastalarda yapılıyor” dedi.