Galatasaray Kulübü'nün eski başkanı Adnan Polat çarpıcı açıklamalarda bulundu.

360 TV'de yayınlanan Telegol adlı programa konuşan Polat şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Polat geçtiğimiz günlerde bir gazeteye röportaj verdiniz. Bu röportajdan sonra Galatasaray eski başkanlarından Ünal Aysal zehir zemberek açıklamalar yaptı sizinle ilgili bununla ilgili neler söylemek istersiniz?"

"Açıklamaları okudum. Yani açıkçası hem üzüldüm hem de onun adına utanıyorum. Yani belli ki oradaki açıklamalarda samimi olmayan o kadar çok ifade var ki üzerinde tartışmaya değer bile bulmuyorum açıkçası"

"Kendisini herhangi bir bizim programda olabilir bir programa davet edip yüzyüze bu sorunu çözmenin yolları yok mu efendim?"

"Yani davet edebiliriz ama bir faydası olacağını düşünmüyorum çünkü karşıma çıkıp Galatasaray’ın ve tüm spor kamuoyunun önünde bir tartışma yapmaya bence cesareti yetmez, bilgisi de yetmez gelmez birincisi. Gelmez öyle bir yüreği yok onun, ama çıksa bile biraz haksız rekabet olur çünkü Galatasaray’la ilgili yeterince bilgisi de yok"

"Duygun Yarsuvat bir divan toplantısında yaptığı açıklamada Galatasaray’da 300 milyonluk bir kaçak var. Bunu da arayıp arayıp bulamıyoruz diyerek Ünal Aysal’a suçladı Ünal Aysal’ı daha doğrusu. Siz neler söylemek istersiniz bu konuda?"

"Yani bu bana sormamanız lazım bunu Duygun Yarsuvat’a sormanız lazım. Ne biliyorsa açıklamasını Galatasaraylılara açıklama getirmesi gerekiyor bu konuşmasının üzerine. Diğer yönetici arkadaşımız, genç arkadaşımız da bildiklerini söylemesi lazım ki muhakkak ki bazı şeyleri gördü ki böyle bir açıklama yaptı. Tabi bu tür açıklamalar yapıldığı vakitte Galatasaray’da maalesef kötü bir adet var derler biliyorsunuz kol kırılır yen içinde kalır. Artık bu yen içinde kalmasın çıksın neyse herkes hepimiz bunu bilelim"

"Yani bu konuda bugünkü başkan Dursun Özbek’e bir çağrı mı efendim bu? "

"Şimdi şöyle söyleyeyim tabi Dursun Başkan’a ben şöyle bir çağrıda bulunmak istiyorum ki buna niyetli olduğunu biliyorum. 1996’dan 2015’in sonuna kadar bir 20 senelik bir süre geçti. Bence bu 20 seneyi uluslararası bağımsız denetim firmasına inceletsin Galatasaray’da bir kaçak var mı bir usulsüzlük bir yolsuzluk var mı ortaya koysunlar ve bunu tüm kamuoyuyla da paylaşsınlar"

"2011 yılında siz görevi Ünal Aysal'a teslim ederken 35 – 40 kişilik kulüp içinde yolsuzluğa karışmış kişilerin bir listesini yapıp vermiştiniz herhalde yanlış mı biliyorum efendim?"

"Doğru biliyorsunuz onu ben değil ben o dönemde Ünal Aysal’a söylemiştim bunu, bu dosyayı size göndereceğim diye dedi ki bana değil dedi kulübe Refik Arkan’ a verin dedi. Dosya Galatasaray’da işte bu tür usulsüzlüklerin içinde olanların belgelerle hepsi kanıtlanmış ve işine son verilmiş insanların insanları içeriyordu. Taner Aşkın bunu Refik Arkan’ la birlikte o sırada genel sekreter Selçuk Rıza İren’di ve denetimden, denetim kurulundan bir arkadaşla birlikte bir zabıt karşılığı kulübe devretti. Dosya şu anda Galatasaray kulübünde inşallah kaybolmamıştır çünkü bizim kulüpte dosya kaybolma gelenekleri de vardır. Dolayısıyla şu anda kulüpte başkanda Sayın Dursun Özbek, onlar açıklamak isterlerse tüm Galatasaray camiasına, spor kamuoyuna açıklasınlar"

"Peki efendim şimdi Ünal Aysal sizinle ilgili yaptığı açıklamada ibra olmamış Galatasaray’ın tek başkanı olarak bahsediyor ve sizi suçluyor bu konuda neler söylemek istersiniz?"

"İşte yani bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışıyorlar. Ben mali olarak Galatasaray’da ibra oldum çok kongrede yaşadım ama usulsüz bir şekilde idari ibrasızlık diye bir şey çıkardılar ki bununla ilgili de ben ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımız yargı yolunu seçtik ve bu defalarca da Galatasaray Kulübü tarafından Ünal Aysal döneminde itirazda edildi buna. Yargıtay Hukuk Kurulu’na kadar gitti ve hukuk kurulunda 46 tane Yargıç’ ın, Hakim’ in oy birliği ile bu usulsüz ibrasızlığı yok kabul ettiler, böyle bir şey olmaz dediler. Yani bize karşı saygısı yoksa en azından bu 46 tane Yargıç’ ın aldığı karara saygı gösterip bilip bilmeden konuşmamaları lazım."

"Peki efendim yine bir açıklamasında varlık satışı yapılmadığını sizin zamanınızda Galatasaray’ın borçlarının astronomik şekilde arttığını söylüyor."

"Evet varlık satışı doğruları söylemiyor tabi şöyle söylemiyor, divan kurulunda hisselerin hisse reposu yapılacağını Galatasaray sportif aş.’ nin hisselerinin bir kısmının hisse reposu yapılacağını beyan etmişti bu bir satış değildir demişti. Daha sonra bu hisseleri sattı ve parasını da Galatasaray sportif aş. de veya Galatasaray kulübünde harcadılar, yediler, bitirdiler o bir varlık satışı değil mi? neticede astronomik olarak borçlara gelince ben geldiğimde Galatasaray’a, Galatasaray’ın ekonomik durumunu bütün Galatasaraylılar biliyor uçan kuşa borcu vardı. Bankalar bize hesap açmazdı. Bankaya bir para konulduğu anda haciz edilirdi icra takipleri için 100’ den fazlaydı. Doğru Galatasaray’da borçları arttırdım ben ama 328 milyon dolara kadar çıktı bu borç ama ben geldiğimde Galatasaray’ın yıllık geliri 60 – 70 milyon dolardı. Bıraktığım vakit 2010 – 2011 bütçesine baktığımız vakit 200 milyon doların üzerine bir gelire çıkmıştı 60 – 70 milyon dolardan yani o anda o zamanki gelirler ile 4 senelik gelir ile ben aldığım vakit aşağı yukarı borçları kapatabiliyorduk. Ben bıraktığım vakit zaten bir buçuk senelik gelir ile ki varlık satışı olmadan borçları kapatabiliyordu. Tabi ben ne bıraktım, Ünal Aysal ne bıraktı ona bakmak lazım. Onun dönemini bilemiyoruz çünkü şeffaflık ortadan kalktı. Benimle ilgili zaten bir 6 ay Erns and Young’ a benim dönemimi Ünal Aysal ciddi olarak incelettirdi herhalde bir hata bir yanlış bir kusur aramaya çalıştılar ve Galatasaray ben 1 milyar dolara yakın harcama yaptı diyorum ki Galatasaray düşün ki bizim son…"

"Hangi yıllar arasında efendim 1 milyara yakın bir harcama yapıldığını söylüyorsunuz?"

"İşte bizim ayrıldığım, benim ayrıldığım 2011 yılının mayıs ayından, Ünal Aysal’ın ayrıldığı 2014 yılının kasım ayına kadar veya 2014 yılının sonuna kadar olan sürede. Burada yani yılda aşağı yukarı üç buçuk yıl görev yaptı Ünal Aysal. Üç buçuk yılda 200’ er milyon dolardan zaten 700 milyon dolar bir kulübün kendi geliri oldu. Bunun dışında hisse satışı yaptı ki biz o hisseleri biz almak için 5 sene canımız çıkmıştı açıkçası. Oradan elde etti 100 milyona dolara yakın bir para. Bir de inanılmaz derecede yüzde on bin artışla bir sermaye artışı yaptılar yani sermaye artışıyla, hisse satışından yaklaşık 200 milyon dolara yakın hani bu 15 – 20 milyon dolar eksikte olabilir bir para girdisi oldu. Onları üst üste koyduğun zaman zaten 900 milyon doları buluyor. Bunlara baktığınız vakit zaten daha fazlada bir şeye söylemeye de gerek yok her şey ortada üstüne üstlük hazır bir stat var bütün sorunlardan çözülmüş. Neymiş efendim işte biz stadın gelirlerini kullanmışız kullandık doğru ama biz 3 seneliğine kullandık baktığınız vakit Ünal Aysal döneminde Denizbank ile yaptıkları anlaşmalarda 2030’a kadar hakları oraya devrettiler. 3 sene için çok laf ediyorlar ama orada 15 sene için kimse bir şey söylemiyor. Galatasaray Adası’ yla ilgili zaten Ünal Aysal aldığında bir 20 senelik yanlış hatırlamıyorsam adanın üst hakkını kiralamıştı yani adada yatırım yapılacaktı hiçbirini beceremediler. Adanın adı sonra buz ada oldu sonra da adayı işte rahmetli Özhan Canaydın başkan olduğu dönemde Mehmet Koçaslan’a kiraladı ve adayı kiraladığı vakit beni çağırdı Mehmet Koçaslan yani adaya gelmemi istedi gittim ben o sırada başkan yardımcısıydım. Şimdi adanın içinde koskocaman bir alan var dedi ki ya dedi Adnan Bey dedi bunun kapısı yok dedi burada ne var dedi bilmiyorum dedim duvar yıkıldı duvar yıkıldığı anda bir fare ordusu oradan dışarıya koşmaya başladı bir önceki işletmeci ağzına kadar çöp doldurmuş tekneyle atmamak için çöpleri maliyetli olduğu için çöp almayacak hale gelince de oraya duvar örüp üstüne de sıva örmüşler yani ada içler acısıydı. Dolayısıyla da ada şu anda tabi itilafa girdi Mehmet Koçaslan’la Galatasaray kulübü şu anda bir mahkeme süreci yaşayacaklar bu ne kadar sürecek o süreç bitene kadar da Mehmet Koçaslan, Galatasaray Adası’nda kalacakmış gibi gözüküyor. Dolayısıyla orada da bence işi berbat ettiler yani bu borç yükü katlanarak büyüyor, artıyor. Şu anda baktığınız vakit en büyük alacaklı da Denizbank, Denizbank’ın bildiğim kadarıyla Galatasaray Kulübü’nden 200 milyon dolara yakın kredi borcu var Galatasaray’ın Denizbank’a. yarın öbür gün yani Denizbank’ta Ruslara ait biliyorsunuz Siberbank. Siberbank bir karar verirde Galatasaray’ın sportif aş’ sine el koyabilir yani öyle tehlikeler bile var ya da bir katarlı gelip alabilir bizi yani çok iyi yöne gitmiyor "

"Bugünkü Başkan Dursun Özbek’ e de sordum ne olacak bu Galatasaray’ın hali bu diye o da yine böyle karamsar bir tablo çizmişti."

"Öyle ama yani Dursun Özbek şu anda biliyorum bizim ilk gün geldiğimiz vakit Özhan Canaydın dönemindeki dönemine benzetiyorum bizim yaptığımız çalışmalara benzetiyorum. Biliyorum gece gündüz çalışıyor Galatasaray’ın deliklerini, kaçaklarını kapatmaya çalışıyor, Galatasaray’ın gelirlerini artırmak için gayret gösteriyor. Çok kolay değil çünkü hem birçok taahhütleriniz var hem de sportif olarak her zaman taraftar başarı bekliyor ama Galatasaray camiasının bir başkanı değerlendirmesi sadece sportif başarıya endeksli olmamalı. Burada ki hem diğer unsurlardan biri işin ekonomisi olmalı yani borç alacak ilişkisi zaten bu konuda Uefa’yla da başımız belada ki ben 2008’ den beri bu Finansal Fair Play’ i söylüyordum. Ondan sonrasına baktığınız vakit idari mekanizmanın idari mekanizmanın başında da tüzük geliyor artık Galatasaray tüzüğünü daha günün şartlarına getirmemiz lazım. Benim dönemimde bir tüzük tadilatı yapıldı oradaki amaç sadece çok büyük değişiklikler değildi sadece tabuyu kaldırmaktı ki bana herkes dedi tüzüğe dokunma yanarsın. Tüzük yaşayan bir şey… "

"Siz de dokundunuz ve yandınız o zaman doğru söylemişler."

"Tüzük neticede yani baktığın vakit yaşayan bir şey onu günün şartlarına adapte etmemiz lazım ve Galatasaray’a gönül vermiş bu toplumun içinde her kesimden çok kaliteli insanlar var. Bir kesim var ki orası onların ekmek teknesi sabah orası ile kalkıp orası ile yatıyorlar işte orada tamam yani eğer gerçek anlamda Galatasaray’a hizmet ediyorlarsa bir diyeceğim de yok ona da bir diyeceğim yok neticede birisine belli bir maaşla verilip çalıştırılacak ama yani işte 2000 lira maaş alacak adama 20 bin lira verilmemesi lazım 50 liraya alınacak bir malı 150 liraya alınmaması lazım veya hırsızlık, yolsuzluk varsa bunlara müsama gösterilmemesi lazım. Benim kavgalarım bunlarla ilgiliydi yoksa camianın diğer kesimiyle bir derdim yok. Dursun Özbek’ in de bence bu tür bir kavganın içinde tabi birçok insanın ayağına bastığı içinde şu anda içeriden Dursun Özbek’e ciddi bir mualefet akımı başladı. bu taraftarı da etkiliyor açıkçası. Bence buna gelmemesi lazım özellikle Galatasaray taraftarına şunu seslenmek istiyorum taraftara ve Ultraslan’a Galatasaray takımına sahip çıksınlar. Takım sahaya çıktığı andan itibaren daha oynamadan başlıyor tepkiler böyle bir şey olamaz Dursun Özbek’ i bu dönemde desteklemeleri lazım çünkü yani arı kovanına çomak soktu şu an benim yaptığım gibi onun için bu saldırılar var."

"Herkes şunu söylüyor Sayın Polat, Galatasaray’da Dursun Özbek de giderse zor başkan bulunur diye."

"İllaki birileri bulunur evet sesi çoktur ama Galatasaray ne olur onu düşünmek lazım."

"Peki Ünal Aysal kulübün marka değerinden bahsetti ve sizden sonra kulübün marka değerini arttırdığını söylüyor. Siz bıraktığınızda kulübün marka değeri neydi? Çünkü borçları kota olmuş bir şirket Galatasaray."

"Ne demek istediğini pek anlamış değilim o da pek ne demek istediğini bildiğini zannetmiyorum. Biz birleşmeyi bitirdiğimiz vakit Galatasaray’ın borsa değeri 701 milyon dolara kadar çıkmıştı. Ondan sonra bizim meşhur stat olayları ve şeyden sonra meşhur kongremizden sonra 570 milyon dolarlara düştü. Ünal Aysal ayrılırken de 120 milyon dolar falandı veya 150 milyon dolar civarındaydı."

"Aşağı yukarı yani 500 milyon dolar bir değer kaybı oldu orada mesela bunu hiç kimse görmüyor hiç söylemiyorlar bu bir kayıp değil sanki."

"Bence şu anda Dursun Özbek’in içinde bulunduğu durum olan olayların sonucudur o gelip bunları yapmadı o yapılanların sonucunun içinde kendini buldu şimdi onun içinden çıkmak için mücadele ediyor dediğim gibi birilerinin de ayağına basıyor canını yakıyor dolayısıyla da aleyhinde bir haçlı seferi başladı. Yani şeye takılıyorlar Florya’da kardeşini koymuş şimdi Galatasaray’da eğer ekonomik olarak gelir gider dengesini sağlamak istiyorsanız yani ipin ucunu tutmak istiyorsanız Florya’ya çok dikkat etmeniz lazım çünkü paranın büyük gidişi Florya’da. Oradaki o deliği kapatmak için oraya güvendiğiniz bir adamı koyarsınız. Dursun Özbek’in kardeşi Mehmet Özbek’e takılmış herkes eğer orada delikleri kapatıp kaçakları önlüyorsa kalmasının ne sakıncası var. Yani burada üzüm mü yemek istiyorlar bağcıyı mı dövmek istiyorlar yani üzücü durumda Galatasaray inşallah Aklı Selim galip gelir ne söyleyeyim."