Miyaz sineklerinin özellikle köylerde hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde görülen iri cüsseli, mavi, yeşil, sarı renkli sinekler olduğunu söyleyen Dr. Mustafa Nafiz Karpuzoğlu, bu sineklerin hayatta kalabilmeleri için başka canlı organizmalara ihtiyaç duyduklarını belirtti. Miyaz sineklerinin larvalarının büyüklüklerinin 2 milimetre olduğunu, küçük ve şeffaf oldukları için gözle görülmesinin zor olduğunu vurgulayan Karpuzoğlu, "Bu sinekler larvalarını normalde koyun, keçi gibi hayvanların göz veya burun deliklerine bırakır. Larvalar burada olgunlaşınca toprağa düşer sonra erişkin haline dönüşür. Zaman zaman insanlar da bu duruma maruz kalmaktadır. İnsanlarda göz, burun, kulak, yaralı doku, ağız ve diş etine larva bırakabilmektedirler. Bu sinek özellikle yemiş bahçelerinde, hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde sık görülmektedir. Nadiren evlerde de rastlanmaktadır. Yaz aylarında özellikle sabah saat 10.00'dan ikindi vaktine kadar çok aktiftirler" dedi. 


Larvaların göz tabakasına püskürtülmesinden birkaç saat sonra gözde yanma, kaşıntı, ağrı, ışığa karşı hassasiyet, şişme ve kızarıklık gibi belirtilerin görülebileceğini aktaran Karpuzoğlu, larvaların gözden buruna da geçebileceğini söyledi. Tedavide esas olanın larvanın dokudan uzaklaştırılması olduğunu söyleyen Karpuzoğlu, " Böylece zararların önüne geçilmesini sağlanmaktadırr. İnsanlar kendi imkanlarıyla göze çiğ et koyma, limon suyu veya sirke damlatma, ot yakıp dumanını göze tutma gibi yöntemlerle kurtçukları uzaklaştırma yoluna başvurabilmektedir. Bu tür işlemler farklı sorunlara da yol açabilir. Bu durumla karşılaşan hastaların bir göz doktoruna başvurmasında fayda vardır. Yapılacak işlem çok basittir. Göze uyuşturucu solüsyon damlatılır ve kurtçuklar pensle uzaklaştırılır. Böylece oluşmuş konjonktivit belirtileri birkaç günde geçer" diye konuştu.