Canan ERASLAN - Bu ilçede 10 bin 400 tarihî eser var. Her biri, başka ülkelerin milyonlarca turist çeken eserlerine bedel... Fatih Belediyesi, bunların 5 bininin projesini yapıp restorasyonuna başladı. 300'ünü ise tamamlayarak gün yüzüne çıkardı...
“Bu şehr-i İstanbul ki bi mislü bahadır.
Bir sengine yekpare Acem mülkü fedadır.”
Böyle yazmış Lale Devri'nin ünlü şairi Nedim...
“Bu İstanbul şehri emsalsiz, paha biçilmez.
Tek bir taşına tüm İran ülkesi fedadır” diyor bugünkü Türkçe'yle...
Bu eşsiz kent için; “Dünya bir tek ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu” demiş Napolyon Bonaparte... Fransız şair, yazar, siyasetçi Alphonse de Lamartine, “Dünyaya bir kez bakma imkânın varsa, sadece İstanbul'dan bak” sözleri ile anlatmış bu şehre hayranlığını... Fransız bilim adamı ve yazar Petrus Gyllius ise “Tüm şehirler ölümlüdür, İstanbul hariç” demiş bu müthiş sevdayı anlatırken... 
Aslında İstanbul için ne söylense eksik, ne yapılsa az ama bu uğurda bir şeyler yapmak için elini taşın altına koyanları alkışlamakla başlayabiliriz işe...

10 YIL ÖNCE BAŞLADI

Evet, paha biçilmez İstanbul'un en önemli tarihî eserlerinin olduğu Fatih'te 10 yıl önce başlayan restorasyon çalışmalarından bahsediyoruz. Dünyanın incisi bu eşsiz kentin, her köşesi tarih kokan ilçesi Fatih'ten... Bizans surları, Haliç ve Marmara'nın çevrelediği, tarihî yarımadadır Fatih... Binlerce yıllık tarihi içinde pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan İstanbul'un, Asya ve Avrupa'nın geçiş noktası durumunda olan Fatih, en önemli tarihî, turistik ve ticari merkezidir de aynı zamanda.

10 BİN 400 ESER VAR

Sultanahmet Camisi burada, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı, Kapalıçarşı, Alman Çeşmesi, Dikilitaş, Çemberlitaş, tarihî surlar, Mısır Çarşısı da öyle... İlk akla gelenler dahil, ilçede 10 bin 400 tarihî eser, 332 cami, 40 kilise, 12 sinagog ve UNESCO Dünya Miras Listesi'nde bulunan 4 müthiş eser var. İlçenin, yaygın kullanılan şekliyle 'sur içi' bölgesinin tamamı SİT alanı. İlçenin nüfusu gündüz 2.5 milyon, gece 450 bin kişi... İstanbul'a gelen turistlerin ilk geldiği merkez...
İşte bu çok değerli merkezdeki eşsiz eserleri gelecek nesillere aktarmak üzere çok büyük bir çalışma başlattı Fatih Belediyesi. Başkanlığını Mustafa Demir'in yürüttüğü Fatih Belediyesi, 2005'te 125 hükümdarın hüküm sürdüğü, 8500 yıllık, tamamı sit alanı olan bu ilçenin tarihî değerlerini ayağa kaldırmak için büyük bir seferberlik başlatmış. 

PROJE 7 YIL, YAPMAK 9 AY

10 bin 400 eserin yaklaşık 5 bininin projesi yapılmış. Binlercesinde çalışmalar sürerken, 168 anıt eser, 100 sivil mimari örneği ile 32 çeşmenin restorasyonu yapılmış. Beşikçizade Tekkesi, Şemsettin Efendi Tekkesi, Rüstempaşa Medresesi, Sultanahmet Medresesi, Zeyrek Sarnıcı, Alman Çeşmesi, Sultan Abdülmecid Evi bunlardan sadece birkaçı... Ve bu eserlerin restorasyon projesini yapmak 7 yıl, yapmak ortalama 9 ay sürmüş.  Şimdiye kadar 150 milyon?TL?harcanmış.

ŞİMDİLİK 300 ESER

Bir açık hava müzesi halinde olan, önümüzdeki 5 yıl içerisinde de devam edecek çalışmalarla bölgeyi daha görünür kılmayı hedefleyen Fatih Belediyesi, son 10 yılda 168 anıt eser, 100 sivil mimarlık örneği yapı ile 32 çeşmenin resterasyonunu tamamlamış. Bunu da yaklaşık 150 milyon lira kaynakla gerçekleştirmiş. Bunun için ilçeyi âdeta şantiyeye çeviren belediye, herkesin 'yok oldu gitti' diye baktığı eserleri ayağa kaldırmak için restorasyon elemanını bile kendisi yetiştirmiş. En büyük şansları ise, büyük bir engelle karşılaşmamaları olmuş... 


Zeyrek Sarnıcı 
Saraçhane'den Unkapanı'na giderken sol kolda. 1118-1143 yıllarında manastırın su ihtiyacını gidermek için yapılan, yıllarca harabe haline gelmiş olan Zeyrek Sarnıcı onarılarak Piri Mehmet Paşa Vakfı'na teslim edildi. Sarnıç şimdi, Unkapanı'nda Mehmet Emin Tokadi Hazretleri'nin türbesini ziyaret eden binlerce kişinin de uğrayıp hayran kaldığı eserlerden biri.


ASLINA UYGUN RESTORASYON
Beşikçizade Tekkesi, Davutpaşa'da yer alıyor. 18. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı tahmin ediliyor. Restorasyonu 1.4 milyon TL'ye tamamlandı. Restorasyonda birçok ülkenin uymadığı ana kurallar bire bir uygulandı.

İşlemeler enjeksiyonla sabitlendi
Restorasyon sırasında çok ilginç uygulamalarla da karşılaşılmış. Darülhadis'in üzerinin sıvayla kapatılmış olması, bunlardan biri. Bu bezemeler ortaya çıkınca, mikroenjeksiyon denilen yöntemle, şırınga kullanılarak, milim milim tavanlara yapıştırılmış. Eksik kalan bölümler de aynı şekilde işlenerek süslemeler tamamlanmış.

Batı bunları hayal bile edemez
“Tarihinde hiç bu kadar korunmadı Fatih. Bu kadar sahiplenilmedi” diyen Başkan Demir, “Birkaç olumsuz örnek olmakla birlikte, Türkiye restorasyonda çok başarılı. Batı ülkelerinin hayal bile edemeyeceği restorasyonlar yapıyoruz. Şehir içindeki surlarını koruyan tek dünya ülkesi de biziz” dedi.



Restorasyon ustaları yetiştirildi
Bunca restorasyon için kalifiye eleman nereden bulundu? Başkan, bu sorunun cevabını şöyle veriyor: “Kurslarda kendimiz yetiştirdik. Restorasyonu verdiğimiz şirkete, ara eleman sağladık. Zeyrek ve çevresindeki ahşap binalar için ahşap atölye kurduk. Kapı, pencere, yağmur inişlerini, çatı işlemlerini yaptık. Sinanpaşa Medresesi'nin sebilini onardık, suyunu çektik.


Abdülmecit Han burada dinlenirdi
Abdülmecit Han'ın tefekküre daldığı, dinlendiği yer. Balat'ta... Kalem işleri ve bezeli tavanlarıyla da dikkat çekiyor. 515 bin liraya mal olan restorasyonun ardından kültürel amaçlı hizmetlerde kullanılmaya başlandı.