Burası bilim yuvasının önü

Burası her gün yüz binlerce kişinin yürüyüp geçtiği Beyazıt Meydanı. İstanbul Üniversitesi'nin o tarihî giriş kapısının hemen önü. Geçen yıl yenilenen Vezneciler Darülfünûn Alt Geçidinin tam da içi. Tarihî duvarlar yakılan ateş sebebiyle kapkara kesilmiş. Yerde ise ne ararsan var! Battaniyeler, tahta parçaları, pet şişeler, kartonlar... Çöp deryası, üniversite kulelerinin pencerelerinden rahatlıkla görülebiliyor. Ancak anladığımız kadarıyla herkes manzarayı görmezden geliyor. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, geçtiğimiz haftalarda "En başarılı belediye başkanı" seçilmişti. Bu korkunç görüntü ne Başkan Demir'e ne de pisliğe duyarsız kalan İstanbul Üniversitesi yönetimine yakışıyor. Şehrin göbeğindeki bu garabete hayretler içinde bakan duyarlı İstanbullular, bilim yuvasının önünün çiçek bahçesine dönüştürülmesi gerektiğini söylüyor.

Sur değil Tire Allah akıl vere

Burası İzmir'in tarihî ilçesi Tire. TGRT Belgesel'in başarılı sunucusu arkadaşımız Raşit Ağzıkara, Tire'de çekim yaparken "Yayla Fakih Mescidi"yle karşılaştı. Manzara içini burktu ve deklanşöre bastı. Mescit, 1400'lü yılların izini taşıyor. Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar kullanılmış. Daha sonra kendi haline terk edilmiş. Arazisi de özel mülkiyete geçmiş. 50'nin üzerinde kişi arazide pay sahibi olduğu için kamulaştırma yapılmamış. Mescidin taş işlemelerle dolu mimarlık harikası mihrabı delik deşik edilmiş. Bir zamanlar secdeye durulan cami içi çöp deryasına dönüştürülmüş. İzmirliler duyarsız. Tire'ye bağlı Işıklar köyündeki Rahmanlar Camii’nin durumu da mescitten farksız. Sultan Abdülhamid döneminde ihya edilen cami yol yapımı sırasında yıkılmış. Geriye bir minare kalmış. Daha da vahimi Işıklar köyünde cami yok. Köylü ezan sesi duymuyor.