CANAN ERASLAN - Sevgi... Dünyanın en güzel kelimesi belki de. İnsan sevgisi de girer içine, doğa ve hayvan sevgisi de. Aşk bile sevgiyi oluşturan büyük bir bölüm aslında. Sevmek, mutlu olmak insanı havalara uçururken, cildi bile güzelleştiriyor. Hâl böyle iken, sevgisiz ve nefretle yaşamak niye? Cevabı yok gerçekten. Cevabını bulamadığımız bu ruh hâli için bir araştırma da yapılmış elbette. Uzman Psikolog Özge Genlik, zihin ve bedenin bir bütün olduğunu, zihnin somut hâlinin beden olduğunu hatırlatıyor öncelikle. İfade bulmamış her türlü duygu ve düşünce ise zihinsel kayıtlarımızda birikerek, moda deyimle 'error' veriyor. Yani hastalık oluşturuyor. Yani problemlerin birikmiş hâli olarak hastalık ortaya çıkıyor. Bağışıklık sistemi zayıflıyor, cilt rengi koyulaşıyor, depresif bozukluk artıyor, beden geriliyor, kalp rahatsızlıklarına davetiye çıkarılıyor.
Evet, her birimizin hayatında hoşa gitmeyen; acı, öfke, hüzün, üzüntü hissettiğimiz durumlar var. Olacak, oluyor... Önemli olan, her şeyin birbiri ile mutlak bağı olduğunu bilmek, sık sık hatırlamak. Karşınızdaki kişiye o kadar kızdıysanız, sizin için önemli biri demektir. Herhangi birine neden kırılasınız ki? Karşınızdaki önemli, kızdığınızda, üzüldüğünüzde, affetmediğinizde hasta oluyorsanız... Bu durumun kime faydası var? Cevap: Hiç kimseye... O halde affedin. Affetmek karşıdakine yarar sağlıyormuş gibi görünse de aslında sizi mutlu, huzurlu kılacak, hastalıklardan ve acıdan uzaklaştıracaktır.