Bir grup akademisyen ve araştırmacı tarafından kaybolan tarihî eserlerin bulunması ve yeniden ihya edilmesi için 2007’de kurulan İSTED, İstanbul ve Edirne’de çalışmalar yürütüyor.
Dernek üyesi harita mühendisi ve araştırmacılar, Osmanlı arşivleri, tarihî harita, belge ve kayıtlardan elde edilen veriler üzerinden kayıp eserlere ait yer tespiti yapmak için sahaya iniyor.
Yerinde yapılan çalışmalarda kayıp eserlere ait izler aranıyor. Tarihî kalıntıların tespit edilip fotoğraflandırılmasının ardından eserin tescillenmesi için önce Anıtlar Kuruluna ardından planlara işlenmesiyle ilgili belediyelere başvuru yapılıyor.
Tescillenip imar planlarına işlenmesinin ardından dernek üyesi mimarlar, kayıp eserin aslına uygun projesini çiziyor. Çizilen projenin Anıtlar Kuruluna onaylatılmasının ardından kayıp eserin yapılması için hayırseverlerin kapıları çalınıyor. Maddi kaynağın bulunmasının ardından kayıp eser yapılarak ihya ediliyor.
Dernek, bugüne kadar Tarihî Yarımada’da 22 kayıp caminin bulunarak yeniden ihyasını sağladı.
Bereketzâde Ali Camii, Beşikçizâde Tekkesi Mescidi, Çamlık Camii, Paşababa Tekkesi Camii, Haliç Kapıüstü Camii, Kasap Halil Camii, İtfaiye Camii, Şeyhülislam Camii, Esekapı Camii, Seydibey Camii, Hacı Ferhat Camii, Sivasi Tekkesi Camii, Kürkçübaşı Camii, Avcı Bey Camii ve Parmakkapı Camii, yeniden açılan camiler arasında yer alıyor.

“İSTANBUL GENELİNDE KAYIP TARİHÎ CAMİLERİN PEŞİNE DÜŞÜYORUZ”
İSTED Başkanı Dr. Erhan Sarışın, derneğin kuruluşunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığında ihyası için başvuruda bulunduğu Beyoğlu’ndaki Bereketzade Ali Mescidi ile başladığını belirtti.
Sarışın, dernek çalışmalarını yıl yıl rapor hâline getirip yayımladıklarını ifade ederek, “2006’dan bu yana yaptığımız taramalar neticesinde İstanbul’da 400 civarında kayıp cami, 150 civarında kayıp medrese, 1000’den fazla çeşme bulduk. Bu çalışmalarımızda ulusal ve uluslararası arşiv, harita ve fotoğrafları inceledik. Bulduğumuz kayıp camilerin 150’sini çalışmalarımız sonucunda tespit ve tescil ettirdik. Ayrıca kayıp camilerin bir haritasını çıkardık.” diye konuştu.
Bulunan eserleri tescil ve imar planlarına işletmenin en çok uğraştıran süreç olduğunu anlatan Sarışın, şunları kaydetti:
“Bir caminin Anıtlar Kurulu tarafından tescil edilmesi için 100-200 arasında belge gerekiyor. Bunlar harita oluyor, yazılı belge oluyor, fotoğraf oluyor. Tarihî bir fotoğraf üzerinden kayıp caminin yeri ve açısını tespit ediyoruz. Sonra sahaya inip caminin yerini buluyoruz. Örneğin Fındıkzade’de Seydibey adında bir cami ihya ettik. Bir sene her gün aracımı koyduğum otoparkın yeriymiş, haberim yok. 1 sene onlarca sokak aradım. Meğer 4 yıl aracımı park ettiğim yermiş.”
Sarışın, derneğin çıkar amacı gütmediğini ve üyelerinin gönüllülük esasıyla çalıştığını belirterek, “Tek derdimiz tarihî yapılarımızın yeniden ihyası. Biz bu tescilleri yaparken yeri geliyor can güvenliğimizle tehdit ediliyoruz.” dedi.

“En büyük kayıp camiyi Beşiktaş’ta bulduk”
Tarihî camilerin yerlerinde çoğu zaman başka yapılarla karşılaştıklarını aktaran Sarışın, “Cami yerinde gazino olan yer var. Üzerinde bina olan yerler var. Otopark olarak kullanılan yerler var. Bu yerlerin yeniden cami olması için çalışırken çok zorlanıyoruz. Zira mülkiyet hakları nedeniyle ciddi kamulaştırma bedelleri çıkabiliyor” diye konuştu.