Aylık İmsakiye
  • İmsak
  • Güneş
  • Öğle
  • İkindi
  • Akşam
  • Yatsı
426 Ramazan 1441
23 Haziran 2021 Çarşamba

Anam bana Haydar dedi

Anam bana Haydar dedi

Hayber savaşında Merhab kendini öve öve Müslümanlardan er diler… Hazret-i Ali lakabının Haydar (aslan) olduğunu söylediğinde Merhab’ın korkuyla kalbi titrer… Çünkü rüyasında onu bir aslan parçalamıştır…

Hazreti Ali şecaat ve kahramanlığı ile tanınmasına rağmen, düşmanlarıyla döğüşürken onlara acır, haddi asla aşmaz. Çok cesurdurlar, her işini insanlığın iyiliğini düşünerek yaparlar. Savaşlarda düşmanlarının ölümüne bile acırlar. Çok şefkatli ve merhametlidirler. Bir harpte düşmanını altına almış öldürmek üzeredirler ki, düşmanı yüzüne tükürür. Hemen vazgeçer ve kılıcı kınına sokar. Altındaki düşman, niçin öldürmediğini sorunca “Biraz önce seni, Allah için öldürecektim. Yüzüme tükürünce, kendi nefsim için öldüreceğimden korktum. Nefsimin isteğine uymamak için vazgeçtim” der. Bu dinin emirlerindeki büyüklüğü anlayan müşrik hemen Müslüman olur… 

KALE KAPISINI KOPARDI
Birçok harpte Resulullah (aleyhisselâm) efendimiz, sancağı Hazreti Ali’ye verirler. Yemen savaşında, ordu başkomutanlığı yapmıştır. Hayber Kalesi’nin fethinde, kalenin kapısını koparıp, kalkan olarak kullanmıştır. Bu savaşta Hazreti Ali’nin gözleri ağrıyordu. Resulullah efendimiz O’nu çağırtarak gözlerine üfledi ve şifa bulması için Allahü teâlâya duâ etti. Hazreti Ali’nin gözlerinde bir ağrı sızı kalmadı. Bu savaşta, Yahudilerin meşhur pehlivanı Merhab; “Hayber halkı iyi bilir ki: Ben, gelip çatan harplerin tutuştuğu, kızıştığı zamanlarda, tepeden tırnağa kadar silahlanmış, cesaret ve kahramanlığı denenmiş Merhab’ımdır. Ben, kükreyerek geldikleri zaman aslanları bile kâh mızrakla, kâh kılıçla vurup yere sermişimdir” diyerek Müslümanlardan er diledi. Bunun üzerine Hazreti Ali “Ben O’yum ki: Anam bana Haydar (Aslan) adını takmıştır! Ben, ormanların, heybetli görünüşlü aslanı gibiyimdir. Sizi, geniş ölçüde ve çarçabuk tepeleyici bir er kişiyimdir” diye şiir söyleyerek Merhab’ın karşısına dikildi. Bu şiir Merhab’a o gece gördüğü rüyayı hatırlattı. Rüyasında kendisini bir aslanın parçaladığını görmüştü. Hazreti Ali, Merhab’la karşı karşıya geldiğinde, Merhab’ın tepesine öyle bir kılıç indirdi ki, kılıç, Merhab’ın siperlendiği kalkanını ve demirden miğferini kesti. Başını, ikiye ayırdı. Merhab’ın başına inen kılıncın çıkardığı ses o kadar fazla idi ki, Hayber karargâhında bulunan Ümm-i Seleme “Merhab’ın dişlerine kadar inen kılıcın sesini ben de işittim” demiştir. Hazreti Ali, o gün Yahudilerin en namlı kişilerinden sekizini öldürmüştür.

CÖMERTLİK VE TEVAZU
Hazreti Ali, servet sahibi değildir ama buna rağmen çok cömert, çok kerîmdir. Son derece mütevazı, alçak gönüllüdür… Vahy kâtiplerindendir. Peygamberin mektuplarını da yazar. Hazreti Ali, Eshâb-ı kiramın en büyük fıkıh âlimlerindendir. Halledilemeyen konular ona havale edilir.
Peygamber efendimiz (aleyhisselâm) vefât edince, o yıkayıp kefenler. Bu son mübarek vazife de ona nasîb olur. Definden sonra, halife seçilen Ebu Bek-i Sıddık (radıyallahü anh) hazretlerine bîat edip, ona devlet işlerinde yardımcı olur. Hazreti Ömer’in halifeliğine de bîat edip, halifenin danışmanı ve hâkimliğini yapar.

ELLERİ KURUYASICA İBNİ MÜLCEM
Hicretin kırkıncı yılının Ramazan-ı şerif ayının on yedinci cuma günü sabah namazına giderken İbni Mülcem adlı bir harici tarafından başına zehirli bir kılıçla vurularak yaralanır. İki gün sonra altmış üç yaşında iken, şehid olur.

SİZDEN AYRILMAKTAYIM
Amr İbni zi-Mürr el-Hemadânî şöyle rivâyet ediyor: Hazreti Ali, Kufe’de kılıç darbesini aldıktan sonra huzuruna girdim. Başını bir şey ile sarmıştı. Dedim ki: “Ey müminlerin emîri! Yarayı bana gösterir misin? Hemen sargıyı açtı. Baktım. Bir şey yok, hafif bir yaradan ibaret, dedim. Hazreti Ali: “Evet sizden ayrılmaktayım” dedi. Kerimesi Ümmü Gülsüm perde arkasından ağlamaya başlamıştı. Hazreti Ali: “Kızım sükût et! Eğer benim gördüklerimi görecek olsan ağlamazsın” dedi. “Yâ Emîr-el-Mü’mimîn, ne görüyorsun?” diye sordum. Buyurdu ki: “İşte bunlar melekler ile nebîler cemâati; işte bu da Muhammed aleyhisselâm! Yâ Ali, müjde sana, teveccüh etmekte bulunduğun hâl, şu içinde bulunduğun hâlden daha hayırlıdır, diye buyuruyor.”

MÜBAREK GÖRÜNÜŞÜ
Hazreti Ali, buğday benizli, orta boylu, uzun gerdanlı, güler yüzlü, iri ve siyah gözlü, geniş göğüslü, iri yapılı idi. Sakalı sık idi. Sakalını muharebe zamanlarında sünnet olandan fazla uzatır ve omuzlarına kadar yayılırdı. Son zamanlarında saçı ve sakalı pamuk gibi beyaz olmuştu. Hem ilim, hem de amel bakımından en yüksek derecede olduğu hâlde, Allah korkusundan hemen her gün ağlardı. Güzel ahlakın canlı bir timsali idi. Çok hadîs-i şerîf ile övüldü. Hazreti Ali hakkında söylenmiş hadîs-i şeriflerden ba’zıları:
“Allahü teâlâ bana dört kişiyi sevmemi emretti. Ben de onları seviyorum.” Bunlar kimlerdir? denildikte, “Ali onlardandır. Ali onlardandır. Ali onlardandır ve Ebû Zer, Mikdat ve Selmân’dır.”
“Ali, dünyâda da, âhirette de benim kardeşimdir.”
“Ali, Cennette sabah yıldızı gibi parlar.”
“Ben ilmin şehriyim, o şehrin kapısı Ali’dir.”
“Ali bendendir, ben de ondanım, Onu bütün mü’minler sever.”
“Ali’ye bakmak ibâdettir. Ali’yi inciten beni incitmiş gibidir.”
“Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim.”
(Aziz okuyucularımızın ve bütün İslam âleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ederiz efendim. Ö.Ç.E)

 

HİKMETLİ SÖZLERİ

Hazret-i Ali’nin hikmetli sözleri çoktur. Bunlardan bazıları şunlardır:
¥ Müslümanlar, ahirete inanıyor. Kitapsız kâfirler, inkâr ediyor. Tekrar dirilmek olmasaydı, inanmayanlar bir şey kazanmaz, Müslümanlar da, zarar etmezdi. Fakat, herkes dirilince, kâfirler sonsuz azap çekeceklerdir.
¥ İnsan bilmediğinin düşmanıdır.
¥  Allah’a yemin ederim ki, beni yalnız mümin sever ve bana yalnız münafık buğz eder.
¥ Cahil, bilmediğini sormaktan utanmasın. Âlim, içinden çıkamayacağı bir meselede en iyisini Allahü teâlâ bilir demekten sakınmasın.
¥ Dostların kötüsü, senin için külfete giren, seni özür dilemeye mecbur bırakandır.
¥ Cehennemlik görmek isteyen, kendi oturduğu hâlde, başkasını ayakta tutan kimseye baksın!
¥ Bedende baş ne ise, imanda da sabır aynıdır. Başsız beden, sabırsız iman da olmaz.

 

 

 

12.05.2021 - 02:26