Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ömer Akgül, yaptığı açıklamada, tüm vatandaşlara yaşanılan deprem nedeniyle geçmiş olsun dileklerini sunduğunu belirtti.

Akgül, depremle ilgili birçok soru aldıklarını, özellikle Marmara depremini yaşamış, yakınlarını kaybetmiş birçok kişinin uyku ve yemek düzenlerinin bozulduğunu, işe odaklanma zorluğu yaşadığını, kapalı alanlara, tünellere, köprülere, asansöre girmekte zorlandığını ifade etti.

Birçok vatandaşın yalnız kalmaktan veya karanlıktan korktuğunu, haber izlemekten ve depremle ilgili konuşmalardan kaçındığını, yaşam sevincini ve anlamını bulmakta zorlandığını aktaran Akgül, şunları kaydetti:

"Bazı vatandaşlar, sürekli tekrar eden depremle ilgili düşüncelerden, sallantı hissinden, huzursuzluktan ve teyakkuz halinden yorulduğunu, kalp hızında artış, titreme, terleme, baş dönmesi, sallanma, kalp çarpıntısı, baş ve vücut ağrısı, irkilme tepkisi, sallanan şeyleri kontrol etme isteği, en hafif sesten etkilenme, iştahta azalma veya artış, ağlama, sürekli o anın gözünün önüne gelmesi, kimseyle konuşmak istememe, sürekli uyku hali gibi sebeplerden ötürü rutinlerinin bozulduğu şikayetinde bulunmuş ve ne yapmaları gerektiğini sormuşlardır. Deprem bir travmatik yaşantıdır. Yaşanan travmanın yoğunluğu depremin şiddetine, kişinin yaşına, depreme nerede yakaladığına, tek başına mı kalabalık mı yakalandığına, bu veya önceki depremler sırasında veya sonrasında herhangi bir sevdiğini veya yakınını kaybedip kaybetmemesine göre farklı etkiler ortaya çıkarmaktadır."

Ömer Akgül, deprem travmasının oluşturduğu etkinin kişinin psikolojik savunma sisteminin gücüne ve bu güçlülükle baş etme becerilerine bağlı olarak şekillendiğini anlatarak, olumsuz durumların günlük yaşamı da etkilediğini belirtti.

Bu endişelerin gün geçtikçe insanı daha da kuşattığını, bir süre sonra akıldan çıkmayan bir durum haline geldiğini ifade eden Akgül, şöyle devam etti:

"Öncelikle bu deprem korkusunu yenme isteğinize odaklanmalısınız. Çünkü 'İnanmak başarmanın yarısıdır'. Daha sonra çözümlere odaklanarak ve tedavi yöntemlerinin nasıl olduğunu araştırarak sürece devam edebilirsiniz. Doğru tedavi yöntemi ile bu korku daha hızlı yenilebilir. Bu süreçte uzmanlardan alacağınız psikolojik destek ile korkularınızla yüzleşerek hangi durumda ne yapmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. Tüm bunlardan sonra ise deprem konusunda bir eğitim programına katılmanız, yani aslında konu ile ilgili bilinçlenmeniz, sizi bu korkuya karşı daha da güçlü kılacaktır. Katıldığınız eğitimler, deprem çantası hazırlıkları, ilk yardım dersleri sizi bu duruma hazırlayacak ve içinizdeki korkuyu yenmenizi sağlayacaktır. Çevrenizde bu tür deprem korkusu yaşayanlar varsa dikkate alın. Umursamaz davranmayın, yanında olun. Kesinlikle onun duygusunu inkar etmeyin ve kesinlikle hafife alıp dalga geçmeyin. Dalga geçilmesi, kızılması veya hakaret edilmesi kişilerde ikincil travmalara sebep olabilir. Çevrenizde deprem korkusu yaşayan kişiler varsa yanında olduğunuzu başa çıkması için destek alması gerektiğini hatırlatabilirsiniz."

"Çocuklara karşı sabırlı olun"

Akgül, özellikle çocuklara karşı büyüklerin sabırlı, kararlı, cesaretli, yardımsever, şefkatli olmasının çocukların ruh sağlığı açısından önem taşıdığını vurgulayarak, çocuklarla daha fazla zaman geçirilmesi, onlara sarılarak ve dokunarak, yalnız olmadıkları duygusunun verilmesi gerektiğini anlattı.

Çocukların duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine fırsat verilmesi gerektiğini kaydeden Akgül, "Çocuklar, oyun oynasınlar, resim çizsinler, gün boyu yorulsunlar, serbest bırakalım. Hayatın normale döndüğü duygusu çocukları rahatlatacaktır. Deprem çilesinin çocuklarımızın erken olgunlaşmasına neden olduğunu söylemek gerekir. Ebeveynin deprem kaygısını ve korkusunu çocuklarına öğretmesi de çocukların deprem korkusuyla baş etmelerini zorlaştırmaktadır." değerlendirmesini yaptı.

Akgül, depremin olumsuz etkilerinden kurtulmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"Sevdiklerinize yardımcı olmak için önce siz iyi olun. Depremle ilgili tedbirler ve müdahalelerle ilgili bilgili olun. Sevdiklerinizin yakınında olun. Sevdikleriniz için ulaşılabilir olun. Sevdiklerinize ve yakınlarınıza vakit ayırın. Yaşanan acıların dinmesi için sabırlı olun. Gerekirse profesyonel destek alın. Eğer yaşadığınız şeyin deprem korkusu (Seismophobia) olup olmadığını bilmiyorsanız veya ne şiddetle yaşadığınızı merak ediyorsanız 'https://ruhsagligidernegi.org/deprem-korkusu-hakkinda-basin-aciklamasi/' adresine tıklayarak, buradaki araştırmaya katılabilirsiniz. Unutmayın, kriz krizden önce yönetilir. Depreme hazır olmak yapabileceğiniz en önemli otodestektir. Yetkisiz kişilerin depremle ilgili asılsız iddialarını dikkate almayınız. Sadece yetkili kişilerin talimatlarını dikkate alınız."