BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ

Sofraların en çok sevilen lezzetlerinden peynirin Türkiye’de yazılı olarak kayıtlı tarihi yaklaşık BİN BEŞ YÜZ yıl, bilinen iki yüz küsur da çeşidi mevcut. Dünya peynir klasmanında ise ülkemiz 22. sırada yer alıyor. Olmamız gereken yer burası mıdır?

Bol peynirli bir SU BÖREĞİ, kaliteli bir TOST ya da ERİŞTE ve unutmamak lazım bol peynirli PİDE çeşitleri. Belki de siz kahvaltıdaki peynir çeşitlerini daha çok seversiniz MIHLAMA ya da KUYMAK unutulmaması gereken lezzetlerimiz. Kısaca peynir en çok sevdiğimiz lezzetlerimizden birisi.  
Birçok farklı ismi olmuş bugüne kadar;
Ağrımışık, Sogut (Karluk), Kurut, Kesük, Çökelek, Bışlak, Udhıtma Udhıttı, Benir, Penir, Beynir, Panir.  
Peynir, kelimesi modern Türkçeye Farsça sütten yapılmış manasına gelen PANĪR kelimesinden geçmiş. İngilizceye ise Latince “Caseus”dan gelmiştir. Kelimenin kökeninin Hint-Avrupa dillerinde yer alan mayalanmak-ekşimek manasına gelen KWAT- kökünden geçtiği düşünülmekte.  İspanyolcada "QUESO", Portekizcede "QUEİJO", Almancada "KÄSE", Felemenkçede "KAAS", ve İngilizcede "CHEESE" İtalyancada "FORMAGGİO", Fransızcada "FROMAGE", Katalancada "FORMATGE". İlk kez Memluk Türkçesinde BENİR, PENİR, BEYNİR şekillerinde görülür. Yazılı olarak en eski Öz Türkçe karşılığı ise KÂŞGARLI MAHMUD tarafından yazılan DÎVÂNU LÜGATİ'T-TÜRK' te geçmektedir; UDMA ve UDHITMA, UDHITMAK Uygur Türkçesinde uyutmak anlamındadır ve UDHITMA UDHITTI, sütü uyutmak, uyumuş süt, peynir anlamında kullanılmıştır.  Farklı Türk lehçelerinde farklı kelimeler kullanılmıştır: Ağrımışık, Sogut (Karluk), Kurut, Kesük, Çökelek, Bışlak.

İLK PEYNİR KOYUN PEYNİRİ
Peynir üretimine dair elde
mevcut en eski arkeolojik
bulgular MÖ 5000 yıllarına ait. Çıkış noktaları Orta Asya, Orta Doğu ya da Avrupa olarak tahmin ediliyor. İlk üretiminin MÖ 8. binyıl koyunun evcilleştirildiği tarih ile 9. binyıl araları olarak görülebilir. Yani ilk peynir koyun peyniri olmalı. Peynir yapıcılığı ile ilgili ilk yazılı kaynak MÖ 2000'li yıllara, Mısır'daki mezar yazıtlarında görülür.  Avrupa'daki peynir üretiminde iklimden dolayı daha az tuz kullanılmaktadır. Daha az tuzlu ortam peynirde daha çeşitli faydalı mikrop ve enzim yetişebilmesini sağladığından bu peynirler farklı ve ilginç tatlar içeriyor ve bugün dünyada daha çok kabul görüyorlar.
Neden bizim ülkemizde daha az tuzlu peynir yapılması yolunda bir arayış yok acaba?

TÜRKİYE 22. SIRADA
Hep peynir konusunda çok şanslı bir ülke olduğumuzu söyler dururuz, aslında öyledir de. Bilinen iki yüz küsur peynir çeşidimiz var. Ama acaba dünya peynir klasmanında neredeyiz?
Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Polonya, Rusya Federasyonu, Mısır, Çekya, Arjantin, Birleşik Krallık, Kanada, Danimarka, Yeni Zelanda, Avustralya, Çin Halk Cumhuriyeti, İran, İspanya, Yunanistan, Avusturya ve İsviçre’den sonra geliyoruz, yani Türkiye, 22. sırada yer alıyor.
Olmamız gereken yer burası mıdır?
Yazılı olarak en eski Öz Türkçe karşılığı ise KÂŞGARLI MAHMUD tarafından yazılan DÎVÂNU LÜGATİ'T-TÜRK' te geçen, peynirin yazılı olarak kayıtlı tarihi bizde yaklaşık BİN BEŞYÜZ yıl.  Ama sonuçta lafla peynir gemisi yürümüyor. Günlük hayatta sıklıkla kullanılan bizim kültürümüzden bu atasözü yalnız konuşarak, yaparım diyerek bir yere varılmaz ve hiçbir iş gerçekleştirilemez anlamı taşıyor.
Benim Türkiye’de en sevdiğim peynirler ve alabileceğiniz adresleri:
¥ MALAKAN PEYNİRİ KOÇULU-KARS,
¥ KARGI TULUM PEYNİRİ TABAKOĞLU-KASTAMONU,  
¥ OBRUK PEYNİRİ LOKMAHANE ÇARŞI-KONYA,
¥ ŞAVAK TULUM PEYNİRİ AYAZ PINAR-ERZİNCAN,  
¥ TAM YAĞLI EZİNE PEYNİRİ ALM İSTANBUL.
Bu peynirleri uzun yıllardır tüketiyorum. Hem ben hem misafirlerim şu ana kadar hep mutlu olduk.

RESMİN BÜYÜK HALİ İÇİN GÖRSELE TIKLAYIN

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619523 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/619523.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT