BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Üzüm çekirdeğinden pekmez çıkarmak

Anadolu kültüründe ve gastronomi tarihinde asma ve üzümün yeri önemlidir. Üretilen üzümlerin bir kısmı ŞIRA,
PEKMEZ, BULAMA, PESTİL, LOKUM VE KÖFTER şeklinde değerlendirilirken etli, etsiz, bulgur ya da pirinçle doldurulan asma yaprakları da hemen her damağın baş tacı olan lezzetlerden.

Asma milyonlarca yıl önceye kadar inen köklü bir geçmişe sahip. Tarih öncesi ilk insan hayatının başladığı kabul edilen dönemden kalma çekirdekler, insanoğlunun bitkiyi erken tanıdığını gösteriyor. Asmanın ana vatanı ile ilgili farklı görüşler olsa da HAZAR DENİZİ’NİN GÜNEYİ, KAFKASYA VE KUZEYDOĞU ANADOLU yöreleri asmanın ana vatanı olarak kabul edilir.

Buna bağlı olarak bağcılık kültürünün de aynı dönemde Anadolu’da başladığı düşünülüyor. Bağcılık tarihi Anadolu tarihi uygarlıkları ve tat belleğiyle iç içedir.  Anadolu’daki tarihi denince ilk olarak Hitit uygarlığı akla gelse de Hititler bağcılığı bu topraklarda daha önce yaşamış bir halktan öğrenmişlerdir ASURLULAR.

TARİHTE İZİ VAR
Ülkemizde değişik yörelerde çıkarılan tarihî eserlerde üzümle ilgili şekil ve kabartmaların yer aldığı görülür. Üzüm ve asma yaprağı figürü ARKAİK, KLASİK ve HELENİSTİK dönemlerden kalma birçok sikkede kullanılmıştır. Anadolu’nun en eski camisi konumundaki Diyarbakır ULUCAMİ’nin süslemelerinde kullanılan ASMA YAPRAKLARI ve ÜZÜM SALKIMLARI dikkat çekicidir. SELÇUKLU ve OSMANLI dönemlerinde cami ve sarayların duvar çinilerinde asmanın ve üzümün kullanıldığı görülür. Yani asma ve üzüm, Anadolu kültüründe ve gastronomi tarihinde kendine yer bulmuştur. Tarih boyunca Anadolu’da elde edilen üzümler çoğunlukla kuru ve yaş olarak tüketilirken bir kısmı da ŞIRA, PEKMEZ, BULAMA, PESTİL, LOKUM VE KÖFTER şeklinde değerlendirilmiştir.

Ama ille de SARMALAR.
Etli, etsiz, bulgur ya da pirinçle dolduran KORUK, NAR EKŞİSİ, SUMAK, TURUNÇ EKŞİSİ, LİMON ve onlarca farklı BAHARAT ile lezzetlendirilen, hemen her damağın baş tacı olan lezzetler.

Hayatımızın her aşamasında farklı değerlerle çıkan üzüm masallarımızda da değişik fonksiyonlar yüklenir. “ÜZÜMCÜ” adlı masalda, üzümün fonksiyonu koruyuculuktur. Köyleri dolaşıp üzüm satarak geçimini sağlayan bir adam, yolda rastladığı köylüye verdiği her bir salkıma karşılık ondan bir öğüt alır. Böylece yapacağı hatalardan sakınmış olur. Bilgi karşılığında üzümün verilmesi, dikkat edilmesi gereken bir özelliktir. Burada üzümün sağlık kaynağı ve şifa dağıtıcı özelliğinin, bilgisiyle değer kazanan insana eş değerde tutulduğu görülür (Şenocak, 2008).

Ayrıca geçmişten günümüze gelerek nasihat verme özelliği taşıyan atasözü ve deyimlerde de karşımıza çıkmaktadır. “ÜZÜM ÇEKİRDEĞİNDEN PEKMEZ ÇIKARMAK” deyimiyle yetenekli, işini bilen kişiler anlatılmak istenir. Tam bu sözü söylemişken size üzüm çekirdeğinden pekmez çıkaran bir ustalıkla rüyalarınızı süsleyen sarmalar ve dolmaları sanata dönüştürecek yeni bir oluşumdan bahsediyorum: SARMA ATÖLYESİ.  Geleneksel usullere bağlı kalarak yapılan tam 21 farklı SARMA ve DOLMA çeşidi ile damaklarınız şenlenecek, misafirlerinizi şaşkına çevireceksiniz. İsterseniz pişmiş isterseniz pişirmek üzere çiğ, üstelik pişirme konusunda bütün detayları içeren bilgi kartları ile satın alabiliyorsunuz.

Şaşıracaksınız, hem de çok şaşıracaksınız. Bu lezzetler sizleri yıllar öncesine götürecek. Anneannelerinizin yöntemleri ile damaklarınızda geçmişin tatlarını yakalayacaksınız.     www.sarmaatolyesi.com.tr bu adresi not edin ve ARALIK ayını bekleyin. Sanırım 2022’nin ilk hediyesini, ilk müjdesini ben veriyorum.

RESMİN BÜYÜK HALİ İÇİN GÖRSELE TIKLAYIN

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621472 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/621472.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT