BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

YATIRIMCILAR, 20 ARALIK'I UNUTAMIYOR... DOLAR, ALTIN VE BORSA YİNE ÇAKILIR MI? Enflasyona Endeksli Tahvil DEMOKLES'İN KILICI!

Ömer Faruk Bingöl
Facebook

Piyasalar, son dönemde sıklıkla konuşulan ve yetkili makamlarca da üzerinde çalışıldığı açıklanan "Enflasyona Endeksli Bono-Tahvil" meselesine odaklanmış durumda... Enflasyon yüzde 70... Dolarda, borsada, altında, mevduatta bekleyenler için çok iyi getiri. "Sat ne varsa, gir bu tahvile" şeklindeki yatırımcı reaksiyonu; doları da, altını da, borsayı da etkiler!

 

Bu hayatta kişiler, kurumlar ve devletler herhangi bir konuda telaş hatta panik halinde olduğu izlenimi verebilecek herhangi bir eylem ya da eylemler silsilesi içinde bulunursa, bu konunun bütün muhataplarının da durumdan vaziyet çıkarma reaksiyonu göstermesi o kadar kaçınılmaz olur. 

Konumuz, doları dizginlemek... Sadece son altı aydaki bazı eylemler;

- Kur Korumalı Mevduat ile tasarruf sahibinin dövizine talip olundu.

- Vatandaşlık karşılığı konut alacak yabancının dövizi TCMB'de toplanıyor. 

- İhracatçının dövizinin yüzde 25'i, TL karşılığı satın alınıyor. Daha sonra bunun ağırlığı yüzde 40'a çıkarılıyor. 

- Döviz kazandırıcı hizmetler (turizm gibi) ve işlemlerden elde edilen dövizin "istenildiği kısmı kadar bankalara satılması" hâlinde, banka, bu dövizin en az yüzde 40'ını Merkez Bankasına verecek.

- Konut kredisi kullanırken dövizini bozacak olanlara, yüzde 0,89 gibi piyasanın oldukça altında bir faiz oranı ile kredi imkânı sunuluyor. (Üstelik bu kişiler ikinci el konut da alabilir.)

- Döviz işlemlerinin saat 10.00-16.00 arasında, banka müşteri temsilcileri kanalıyla yapılmasını tavsiye etmek... 

Ekonomi yönetimi, tabii ki kur istikrarı için dövizin alıp da başını gitmesini seyretmeyecek. Gayet doğaldır ki tedbir alacak, bunları hayata geçirecek. Yukarıdaki eylemlerin tamamı da dövize yönelmeyi engelleyerek döviz rezervlerini artırmaya yönelik. Ve bunların hepsi aynı anda değil, belli periyotlarla, arka arkaya alınan tedbirler. Ancak bunlar yapılırken, dolar da yükselmeye devam ediyor. Tedbirler kapsamındaki bu eylemler silsilesi de (tasarruf sahipleri, yatırımcılar, iş dünyası gibi) konunun bütün muhatapları tarafından "Acaba?.." şeklinde bir reaksiyona dönüşüyor. 

Bu arada gerçekleşmelere bakıldığında; 

- Döviz mevduatları 24 Aralık (2021) haftasında yaklaşık 239 milyar dolar civarında seyrediyordu. 13 Mayıs (2022) ile sona eren haftada 214,3 milyar dolara kadar gerilemiş. Bunun büyük çoğunluğu Kur Korumalı Mevduat hesaplarında, yine dövize endeksli durumda... 

- Bu kadar tedbirle toplanan milyarlarca dolarlık cephaneye rağmen 7 Ocak haftasında 109,45 milyar dolar olarak kayıtlara geçen TCMB'nin brüt döviz rezervleri de, 13 Mayıs haftasında 101,9 milyar dolara gerilemiş. Net rezervlerde ya da "swap" hariç bakıldığında ise daha kritik tablo var.

Dolar cephesinde ise yaşananlar belli. FED; faiz artışı ve bilanço azaltımı sürecinde. Dolar, bütün dünyada hem daha az hem de daha pahalı olacak. Bize ait olmayan bir para birimi... Ancak ne var ki dünyanın rezerv parasıdır, her yerde, her fiyatlamada geçer. Kapıkule'den, Sarp'tan, Ceylanpınar'dan, nereden çıkarsanız çıkın; ülkesi, bize göre dünyanın öbür ucunda olan dolar geçer. Hemen birkaç km ötedeki TL değil!.. Bu sebeple dolar da önemlidir, TL'nin değerini korumak da... Dolardaki yükselişin sebebini ortadan kaldıramayız. Çünkü ABD'nin para birimidir. Onlar yönetiyor ve yönünü belirliyor. Fakat diğer bütün ülkeler (ve Türkiye), bu süreci "yönetebilme" kabiliyeti ölçüsünde dolardaki yükselişlerden en az zararı görecek.

Şimdi... Son dönemde sıklıkla konuşulan ve yetkili makamlarca üzerinde çalışıldığı açıklanan "Enflasyona Endeksli Bono-Tahvil" meselesine gelelim... Bu da tıpkı 20 Aralık gibi bir akşam ansızın mı açıklanabilir? Dolara bakmak lazım... Hangi seviyeye gitmesi rahatsızlık verir? İşte o seviyeye geldiğinde, bu "Enflasyona Endeksli Bono-Tahvil" devreye girer. Enflasyon, yüzde 70... Dolarda, borsada, altında, mevduatta bekleyen için çok iyi bir getiri. Sat ne varsa, gir "Enflasyona Endeksli Bono-Tahvil"e... Sonuç; dolar, altın, borsa aşağı... 20 Aralık sonrası gibi... Nasıl olur düşüşün boyutu, o günkü dengelere bakmak lazım... Bizim borsa, yurt dışı piyasalardan olumsuz etkilendiği kadar, bu beklenti sebebiyle de 'yatay'da zaman geçiriyor. Peki nedir bu bono-tahvil? Bir defaya mahsus 'hazine' getirisi!.. Bankalardan da mevduat kaçarsa bu ürüne, o zaman onlar da faizi yukarı çekecek, "Enflasyona Endeksli Bono-Tahvil" ile yarışabilmek için... Sonuçta "biz neden düşürmüştük faizi" diye sorar durumda bulabiliriz kendimizi... Bu sebeple bu ürün, çok dikkatli kurgulanmak zorunda.

Bir uyarı daha yapayım... Şayet dolar düşer, baz etkisi devreye girer, barış da sağlanırsa... Tasarruf sahipleri, en başta aldandıkları yüzde 70 getiriyi vade sonunda göremeyebilirler. Bir bakmışsınız enflasyon yüzde 30-40'lara kadar düşmüş vade sonunda... Evdeki hesap çarşıya yine uymamış olur yani... 

Geçenlerde bir tanıdığımın dediği geliyor aklıma... "Bütün paramı harcadım, üstüne bir de borçlandım... Kafam çok rahat!.."

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627393 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/omer-faruk-bingol/627393.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT