BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kosova'yla dertlenmek

Kosova Türkleri'nin İstanbul Türkçesi ile konuştuklarını bilhassa yazdık. Balkan Türklüğünün tamamı da bu ağızla konuşmakta. Buna rağmen dönüşte Kosova intibalarımızı anlattığımız çevrelerde onların Türkçe bilip bilmedikleri bize soruldu. Ne büyük kopukluk... Kosova, Türkleri kırgın ve gelceğe bakışları düşündürücü. Hakim unsurken azınlığa düşmeyi hazmedemiyorlar. Nasıl hazmetsinler? Sayıları azalmış, Türkçe azınlık dili olmuş. Sokakta konuşulması bile yadırganma yolunda. Halbuki yakın zamanlara kadar işyeri tabelaları Türkçe'ymiş. Sırbistan yönetimin 1989'da yürürlükten kaldırdığı 1974 tarihli Anayasa'da Kosova'da resmi dilin Arnavutça, Türkçe ve Sırpça olduğunu yazmakta. Bugün BM'nin '74 Anayasasının verdiği özerkliğin peşinde olup da o anayasanın ülkeyi teşkil eden taraflara temin ettiği müktesep hakları kabul etmemesinin hiçbir makul tarafı olamaz. Üstelik Sırplar da azınlıkken sadece Türkçe anayasadan çıkartılmakta. Birleşmiş Milletler İdaresi'nin hazırlattığı geçici anayasada Türkçe yok. Türk hariciyesi ve yerli Türkler böyle bir haksızlığa şiddetle karşı çıkmaktalar. Onlarsa bir bahaneye sığınıyorlar... Türkler 74'deki nüfusta değiller... Türk liderlerine de söyledik. Komutan, muharebeyi kaybeden subaya neden mağlup olduklarını sormuş. "10 sebep vardı demiş" mağlup subay ve eklemiş birincisi "barut yoktu." Komutan "kâfi, demiş, diğerlerini saymaya hacet kalmadı!" En büyük mesele nüfustur. Balkan Türklüğü 1877'den beri Türkiye'ye akıyor. 124 yıllık bu bitip tükenmez muhacerat sonucu orada bir avuç kale nöbetçisi kalmış. Gerçi onlar, sayıca az, fakat azim, şuur ve milli hislerle dolu olmak bakımından Türkiye Türklerinin gıpta edecekleri seviyedeler ama ne olursa olsun kararlar sayı üstüne. Bu bakımdan Kosova'da da Makedonya'da da, diğerlerinde de nüfusu arttırmanın çarelerine bakmak lazım. Bu onlardan ve oralardan önce Türkiye için bir zaruret. Neler yapılabilir? En evvel, göçler durdurulmalı. Haklar yerinde korunmalı. Daha evvel göçmüş olup da dönme arzusu taşıyanlar için teşvik edici tedbirler alınmalı. Çekirdek aile fikrinden vaz geçilmeli. Çalışmak için bölgeye Türk işçisi yönlendirilmeli. Türk müteşebbis ve yatırımcısı Balkanlara girmeli Çifte vatandaşlık üzerinde durulmalı. Kosova Türklerinin belki bütün Balkan Türklerinin en büyük kaybı kendi aralarında bölünme. Bir çok partilere bölünüyorlar. Bölünmüş oylar, seçimlerde kayıplar verdirmekte. O zaman da tesirleri zayıflıyor. Kosova televizyonunda Türklere ayrılan zaman günde sadece 5 dakika. Radyoda ise 15 dakika. Bir taraftan bu süreleri çoğaltmaya uğraşırken diğer taraftan yazılı basınla eksikleri telafi yoluna gitmekteler. Kosova'da "Yeni Dönem" isminde haftalık bir gazete ve "Türkçem" diye aylık bir çocuk dergisi çıkmakta. Dünümüz, günümüz ve yarınımızla Balkanlardayız. Buna mecburuz. Onun için. Kosova fatihi Murad-ı Hüdavendigâr'ın göreni ağlatacak sefaletteki türbesi de Vehhabi kıyımına uğrayan Dört Lüleli Camiî de yılların ihmaliyle dolu yiğit kardeşlerimizi de görmemiz gerekiyor. Ankara kavgaları yalnızca Türkiye'ye ziyan vermiyor.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
109372 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/109372.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT