BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

YAKUT GAGALI TÜRK KARTALI!..

Kızılelma’mızın iki aşk hedefi "2023-Büyük Türkiye" ile "2071 Cihan Devleti Türkiye" fikrine, dair yirmi-otuz yıldır yazıp konuşmaktayız. Bu iki kademeli yürüyüşün birincisi için vakit çok daraldığından son bir yıldır gizlenemez endişelerimiz vardı. Önümüzde iki sene kalmıştı. Geçmiş takvimlere göre kıyas kabul etmez şekilde ilerdeydik ama, 2023 Büyük Türkiye’si, bu değil; bundan öte bir büyük şahlanış, gagalarında yakut renkli Kızılelma’yı taşıyan haşmetli kartalımızın 2023 ufuklarına konmasıydı.
Devleti yönetenlerde de niyet buydu; lâkin, hedefle koşu arasında kapanması gereken mesafe vardı. İşte bu sırada "Covid-19" denen salgın hastalık patlak verdi. Bu "şer", her milleti, her devleti sarstı. Ezberler bozuldu. Kibirler kırıldı. Bundan böyle artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Salgından önceki dünyanın adı "eski dünya"dır. Salgından sonraki dünya ise "yeni dünya"…
Hatırlanacağı gibi kapitalist Batı, arada bir "yeni dünya düzeni" diye ekonomik menfaatlerin gaddarca kendine çalıştığı bir zalim sistemden bahseder ve yalancı baharlar açar, sahici kurşunlar dehşet saçardı. Osmanlı atalarımız ise "nizâm-ı âlem" dediği hayat tarzı ne kadar âdil, şefkatli ve paylaşımcı ise bunlarınki tam aksine bencil ve sömürgeciydi.
Vaki salgınla kapitalist düzeninin boyaları dökülmüş, hedefleri yıkılmış ve çürümüşlükleri ortaya çıkmıştır. Sağlık malzemesi taşıyan her uçağımız onlar için cankurtaran simidi oldu. Eski dünyanın o tafralı devler ligiyle eşiğinden adım attığımız yeni dünyanın yeni devler ligini şöylece sıralamak mümkündür:
Eski dünyanın büyük devletleri:
ABD, Rusya, Çin, Japonya, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Hindistan, Brezilya, vs… Bu listeyi, sadece iktisadi güçlere göre yapmıyoruz. Avrupa devletlerini, "AB" diye tek kalem altına toplayıp listeyi kısaltmak ve bazı devletleri daha ilave ederek uzatmak mümkün. Türkiye listenin bir yerlerinde var fakat olması gereken yerde değil.
Eski dünyadan yeni dünyaya geçerken, şer, hayra dönüşürken bu listenin sıralanmasıyla o sıralamadaki devletlerin mahiyetlerinde farklılıklar beklenmelidir. Dünyayı titreten SSCB’nin 1989’da birden devrilen çürümüş koca bir ağaç gibi yıkılması unutulamaz. Covid-19 salgın hastalığında da nice devletin, içten çürümüş olduğunu bütün dünya hayretle gördü. Bunlar, ABD, İngiltere, İtalya, İspanya, Rusya ve Fransa’dır. Saydıklarımızla birlikte belki daha başka bazı devletlerin burçlarından taşların dökülmemesi mümkün değildir. Esasında onlar, salgından çok evvel yıkım virüsüne tutulmuşlar.
Mevcut dünya düzeninin, devletlerinin, devlerinin… değişmesiyle yeni bir dünya ligi ortaya çıkacaktır. Orada biz, yükselen bir yerde olmalıyız. Yani gagasında yakut renkli Kızılelma’yı taşıyan kartalımız 2023 ufkuna süzülerek inmelidir. 2023’ü ıskalarsak 2071 hayal olur. Bu yeni dünyada şöyle bir yapı mümkün olabilir: ABD, Çin, Rusya, Türkiye, Japonya, İngiltere, Almanya, Hindistan, Brezilya…
Bu meyanda teşkilatların da dağılarak yerlerine yenilerinin kurulması kaçınılmazdır. AB devam edemez. Belki Türkiye’nin içinde olacağı 5 devletli sağlam bir AB kurulabilir. NATO küçülür yahut biter. Libya’da âsi general Halife Hafter örneğinde olduğu gibi himayeci devletler, kendi başlarının derdine düştükleri ve daha da düşecekleri için BAE, Suudi Arabistan, Mısır, Suriye, İsrail gibi devletler mevcut durumlarını sürdüremeyeceklerdir. Bu, şu demektir; sadece devlet sıralamaları değil, coğrafya da sil baştan çizilecek haritalarla yeni şekil alacak, Suriye, eğer kalırsa, Türkiye ile anlaşacak, Türkiye, Misak-ı Millî hudutlarını istirdat edecektir. Bütün bunlar Salgın Savaşı sonrasında ve aynı zamanda Türkiye’nin çok zor bir zamanında imzalamak zorunda bırakıldığı Lozan Andlaşması’nın da asır dönümünde olacaktır. 18. asra kadar Cihan Devleti, Osmanlı Türkiye’siydi. 19. asırla 20. asrın ilk çeyreği İngiltere’nin elindeydi. Hem I. ve hem de II. Dünya Harpleri, liderlik kapışmalarıdır. 20. asır ise ABD ve SSCB arasında bölüşüldü. Diğerleri bunların etrafına kümelendi. SSCB’nin ömrü 45 yıl sürdü. Yeni dünya döneminde en büyük darbeyi, ABD-İngiltere-İsrail üçlüsü alabilir. ABD, Rusya, İngiltere ve diğer Avrupa devletleri 21. asrın ortalarına kadar bir hayli küçülürler. Kemâl-zevâl gerçeği, çan eğrisi onlar için de geçerli.
Böylece gagasında yakut renkli Kızılelma’yı taşıyan Türk Kartalı, 26 Ağustos 2071’de Cihan Devleti Türkiye’nin altın kubbesindeki yerine dört asırdır hasretinde olduğumuz Kızılelma’yı yerleştirir. O gün Türkiye Devleti’nin başında "Alparslan" isminde bir Türk yiğidi devlet başkanı oturuyor olamaz mı? Allah, isterse her şey olur, olmazlar, hayat bulur. 21. asrın Türk asrı olması, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne büyük uyanış da böylece olur. O gün şu yazımıza vâkıf bu ülke sevdalısı evlâdlar da bize bir Fatiha okur.
Necip Fazıl’ın o mısraını hatırlama vaktidir:
"Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur."
Türk, İslâm’ın aslanı, Türk tarihi, bir mühürdür. O dualı mühür, kazındığı sanılan her yere yeniden vurulacaktır. Nizâm-ı âlemi inşa eden Müslüman Türk, son söz demek olan mührünü basmadıkça dünya huzura hasret dönmeye devam eder...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
613555 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/613555.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT